7 Temmuz 2013

.limonlu pastanın sıra dışı hüznü,aimee bender

bu kitabı drwilldone'nın yaptığı kitap çekilişinden kazanmıştım.
drwilldone'a tekrar teşekkürler.

bir gün,mutsuzluğu,acıları ve arzuları,en derindeki sırları görme yeteneğin olduğunu keşfetseydin...


annesinin yaptığı limonlu pastayı yemesiyle hayatı tamamen değişen rose'un öyküsü.
onlar sıradan amerika'lı bir ailedir ancak birbirleri hakkında hiç bilmedikleri şeyler vardır.
zaman geçtikçe aile bireylerinin sırlar teker teker ortaya çıkar.


ucundan fantastik olan bu öyküyü ben sevmedim.çünkü yazarın dili biraz can sıkıcıydı.
debbie macomber'in yazı dili gibi akıcı,insanı tamamen saran bir nitelikte değildi.
isminden çok etkilenmiş ve blog çekilişinde bu kitabı seçmiştim ama 
illa okumanız gerekiyor,kaçırmayın tarzında yorumlar yapamayacağım.
 daha öncede dediğim gibi hikaye ne kadar çarpıcı olursa olsun,yazarın dili beni alıp götürmüyorsa ben o kitaptan etkilenemiyorum.
rose'un hikayesi ilgi çekiciydi diyebilirim,büyüme eversin de
 ki bir genç kızın ailesiyle olan ilişkisi,aile bireylerinin kendi aralarında ki ilişkiler,
rose'un başına gelen olağanüstü olay ve ailesinde daha sonra keşfedeceği özel yetenekler 
kitabı ne olacak diye okumanızı sağlıyor.
ama yazarın yazarlık diline bir hayranlık uyandırmıyor.
yine de her zaman dediğim gibi siz okuduğunuzda hayranlık duyabilirsiniz.
yine de başladığım kitabı okuyup bitirmenin verdiği zafer sarhoşluğu içindeyim :)
okuduğum kitaplara bir yenisini eklemek,
yeni bir yazar ve yeni bir hikayeyle tanışmak çok büyük bir zevkti.
kitabı okuyun.çok şey kazanmasanız da hiç bir şey kaybetmezsiniz.
sadece kitaptan yeni bir dost edinmiş olursunuz.


yazar hakkında..
aimme bender çağdaş amerikan edebiyatında ses getiren
 bir roman ve öykü yazarı olan,gerçeküstü kurgu ve kişileriyle tanınan,
yapıtları on altı dile çevrilen ve iki kere pushcart ödülü'nü almış bir yazar.


alıntı :
Bir gün, mutsuzluğu, acıları ve arzuları, en derindeki sırları görme yeteneğin olduğunu keşfetseydin...
Bir gün, sana gülümseyen yüzlerin ardını görüp sana en yakın kişinin yüreğinde kilitlediği kapıları aralasaydın, ne yapardın?..
Büyümenin eşiğindeki Rose için hayat, bir sabah geri dönülmezcesine değişir. Zira annesinin yaptığı limonlu pastadan aldığı bir lokmayla, sadece yemeği değil, onu pişiren kişinin duygularını da tatmakta olduğunu anlar... 
Olağanüstü yeteneği, aynı zamanda derin bir kaygı ve hüznü de beraberinde getirir; çünkü her zaman neşeli, güler yüzlü ve sevecen biri olarak bildiği annesi, kalbinde sarsıcı bir gerçek saklamakta, ailesinden ayrı ikinci bir hayat yaşamaktadır... Çok geçmeden babası ve ağabeyinin de çok özel yetenekleri olduğunu anlar. Her üçü için de bu yetenek, kimi zaman bir mucizeye kimi zaman da yakalarını kurtaramadıkları bir illete dönüşecektir.
Hemen her ailenin üstünü örttüğü gerçekleri, duyarlı ve yetenekli bir genç kızın büyüme öyküsü eşliğinde anlatan acı, tatlı ama her sayfası büyülü bir şehir masalı... 
"Kitap o kadar güzel ki, tadını daha iyi alabilmek için bitirir bitirmez tekrar okumaya başladım."
Jodı Pıcoult

iyi okumalar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumlarınız için teşekkür ederim :)