14 Temmuz 2013

elaziz.son olmasını istemediğim elazığ vedası...


artık bir ilahiyatçıyım..
tek ders sınavı da  bitti,bütün o stresler,ders çalışırken geçirilen uykusuz geceler,uzaktan eğitimin verdiği bütün o zorluklar,vizelere net üzerinden girdiğimizde elektrik kesilecek mi,bilgisayara bir şey olacak mı endişeleri,finaller için elazığ'a gitmeden önce bileti ucuz bulacak mıyız,kalmak için ev ayarlayabilecek miyiz,harç parasını denkleştirebilecek miyiz sıkıntıları hepsi bitti.
mutlu muyum evet ama bol miktarda hüzünle karışık.
uzaktan eğitim şeklinde okuduğumuz için türkiye'nin dört bir tarafından gelip elazığ'da toplanmıştık.şimdi en sevdiğimiz insanların her biri bir şehirde.
uzaktan eğitimle okuyup birbirimizi bu kadar çok sevdik,alıştık,güvendik ve dost olduk eğer örgün okusaydık nasıl olurdu diye hep birlikte merak ediyoruz.
bence bu kadar çok sevip,alışmanın ve dost olmanın en önemli nedeni yaşlarımızın büyük ve bir birine yakın olmasının yanında hepimizin kendine bir hayat kurmuş aile sahibi insanlar olmamızın da çok önemli bir etkisi olduğunu düşünüyorum.
insan kıymeti bilen yaşlardayız.
önce bir kaç resim göstereyim.elazığ'dan son kareler.
üç gün kaldığımız elazığ'a tabi hiç doyamadık.ayrılmadan bir gün önce akgün avm'ye sinemaya gittik,bu resimler akgün'den.






maskeli suvariye gidecektik ama arkadaşların otobüse yetişebilmeleri için çabucak dünyalar savaşı filmine girmeye karar verdik ve filme girince gerçekten çok çabuk karar verdiğimizi fark ettik :)
çünkü film zombi filmi çıktı :) 
film arasında akgün avm'de çektiğim resim.


 filmden sonra bowling oynadık,iftara gittik arkadaşlarımızı yolcu ettik ve elazığ'da hacer ve ben yalnız kaldık :/
ben bu duyguyu çok kez yaşadım,bütün arkadaşlarımı yolcu ettikten sonra en son elazığ'dan istanbul'a döndüğüm için.elazığ boş ve anlamsız kalıyor.o şehri bu kadar güzel kılan arkadaşlar.
 herkesi yolcu ettikten sonra hacer ve ben elazığ'dan bir arkadaşla buhara'ya kahve içmeye gittik.
çok hüzünlü bir günün akşamaı bol bol da göz yaşı döktükten sonra kardeşim kadir bizi  bol bol güldürdü.
sağ olsun,bize bayağı moral verdi.
işte kadir kardeşim ve kahvesi :)


                                                         biz hacer'le türk kahvesi içtik.



 elazığ'da ki son günümüzde yine buhara'ya gidip uçak saatini bekledik.
burası da buhara.



buhra'nın camından elazığ gazi caddesi.


işte elazığ'dan kitap aldım deyip deyip post yazdığım kitapları aldığım batı kırtasiye.
cümleyi anlamak zor mu oluyo ne :)


iki yıl öyle çabuk geçti ki.derslerin stresinden nasıl geçtiğini anlamadık ama şimdi odamda oturmuş bu postu yazarken çok daha rahat anlıyorum.iki yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçip gitti.
bu iki yıl benim hayatım için çok önemliydi.çünkü çok şey yaşadım.
yepyeni insanlarla tanışmanın,okuyup öğrenmenin yanında hayatımda çok şey oldu.
pek çok ciddi karar almak zorunda kaldım,aldığım kararlardan hiç pişman olmadım ama bu son elazığ macerasında keşke daha farklı olsaydı deyip hala üzerinde düşündüğüm bir kaç küçük ama çok önemli ayrıntı var kafamda.öyle işte...
bu iki yılda hayatımıza pek çok insanın girmesine izin verdiğimiz gibi bazısının da gönüllü olarak çıkıp gitmelerine izin verdik.kararlar aldık,üzüntüler,kalp kırıklıkları,yanlış anlaşılmalar ve daha bir çok şey yaşadık.
yani lafın kısası koca bir hayat tecrübesine dönüşen iki yıldı.
şimdi artık yapılması gereken yola devam etmek.

elazığ'dan ayrılırken hava alanından uçağa doğru yürürken  güçlü duygularla birlikte tam da ruhumun derinliklerinden  dua ettim hava alanında ki o kısa yürüyüşte.
ve Rabbime dedim ki;bu son olmasın,elazığ'a bir daha ki gelişim yüksek lisans için olsun ve hayatımın geri kalanı bu şehirde geçsin..
amin..
çok saygı duydugum arkadaşım yusuf hocayla son gün şu sohbeti yapmıştık.hocam dedim,demek ki Allah,elazığ'da yaşayacağım bir kader yazmıştı ki beni okul sebebiyle buraya getirip bu şehri de bu kadar sevdirdi.o da aynı benim gibi düşünüyormuş.tabi en doğrusunu Allah bilir.ama önce kulunu yeni yaşayacağı hayat için hazırlar Rab,sonra da kulun kaderi önüne serilir..
yani sözün özü,elazığ'dan ayrılırken hiçte son kezmiş gibi hissetmedim.yüreğimin en derinliklerinde öyle inanıyorum ki bu ,ben ve bu şehir arsında ki  son ayrılık değildi.
bu sonun başlangıcıydı.
artık tek yapmam gereken bu amaç uğruna çalışmaya devam etmek.
yani bu yaz bana tatil yok ales'e çalış,çalış,çalış :)
sizde bu yazıyı okuduktan sonra benim için dua ederseniz sevinirim.
Rabbim yüreğinizdekileri hayırlı ve kabul eğlesin...

2 yorum:

yorumlarınız için teşekkür ederim :)