4 Temmuz 2013

elaziz.ve elazığ'a veda..

ve 23 günlük elazığ maceramız sona erdi, geldik hikayenin sonuna.
finaller,dersler,gezmeler,daha bir çok şey derken elazığ'da zaman 
göz açıp kapayıncaya kadar geçip gitti.tek dersimiz kaldığı için
 temmuz ayında tekrar elazığ'a gidecek olmanın rahatlığıyla evlerimizin yolunu tutmuştuk.
bu arada en yakın arkadaşlarımla birlikte tek dersimin kalmasına 
sevindim,onları ve elazığ'ı yeniden görecek olmak çok güzel.
 temmuz ayının10-12 tarihlerinde yeniden elazığ'da olacağız 
nasipse ama ondan sonrası Allah kerim,bir daha
 görmek ne zamana nasip olur bilinmez....
yalnız size hiç bahsetmediğim bir olay var.yüksek lisans yapmak
 için elazığ'ı düşünüyorum ve hocalarım da beni destekliyor.
yani işin aslı şu islam felsefesinden yüksek lisans yapmak istediğimi duyduklarında çok sevindiler :)
pek tercih edilmeyen bir bölümmüş.
benim felsefeyi ne kadar çok sevdiğimi biliyorsunuz artık.
özellikle de SAMİR ;)
:)

şimdi yol maceramıza geçeyim.elazığ-istanbul arası 21 saat ve
 biz otobüsle dönmek zorunda kaldık.
uçakla gidip gelirken iyiydi tabi :)
yaz dönemi fiyatlar uçuk oluyor.
yola çıktık bir de ne görelim buz devri başlamış :)
tanrım tipimden asalet akıyov :)) 
namı diğer SİD

buz devri bitti ve başka seyredilecek iyi film bulamadık.çoğul 
konuşuyorum çünkü hacer'le birlikte döndük.
21 saat yalunuz çekilmezdi zaten :/
ama en çok uyuduğum yolculuklardan biri oldu.ben genelde yolculuklarda hiç uyumam.
neyse açtık pcleri başladık yeniden film izlemeye.
hacer benjamin button'un tuhaf hikayesini izledi.


bende the hobbit beklenmeyen yolculuk'u izledim.ne filmdi be.aralıkta ikinci bölüm geliyor,heyecanla bekliyorum.


bir ara hem otobüs tvleri hemde pcler açıktı.artık ne kadar sıkıldıysak :)
işte teknolojik yolculuğumuz.


darende'de mola verdik.açlıktan ölüyorduk,yayla çorbası çok iyi geldi.


elazığ'dan yola çıktık malatya'ya doğru yola koyulduk.son 
çektiğim resimler de bunlar.daha sonra şarjım da bitti,gece
 de oldu ve çekilecek resim de kalmadı..
malatya'da aynı elazığ gibi görünen bir şehir.sarı ve kurak..


 elazığ- malataya yolu...






buraların isimlerini hiç bilmiyorum.ama bu resimler artık malatya'dan.
ilk elazığ'a gidişim de ne uçakta ne otobüste 
yer bulamamıştım da trenle dönmek zorunda kalmıştım.
yanlış hatırlamıyorsam tam 31 saat sürmüştü.memlektetin görmediğim çayır çimeni,dağı bayırı,ağacı,börtü böceği kalmamıştı :)))
trenle malatya'dan geçerken alabildiğine kayısı ağaçları diziliyordu tren rayları boyunca.
ama otobüsle elazığ'dan malatya'ya geçerken kayısı ağaçları falan görmüyorsunuz.zaten iki şehrin arası en fazla bir saat



sanırım buralar malatya merkezdi.


malatya girişinde çekilen resimler.



şaire sormuşlar ankara'nın en çok nesini seviyorsun diye o da istanbul'a dönüşünü demiş.
bana da deseler elazığ'ın en çok nesini sevmiyorsun diye, ben de istanbul'â dönüşünü derim...
aslında uzun yol yolculuklarını çok severim.hele de otobüsle
 çok zevkli olur ama elazığ dönüşlerini hiç sevmiyorum.
uçakla döndüğünüz de ne olduğunu anlayamadan birden bire kendinizi
istanbul'da buluyorsunuz ama otobüs dönüşleri öyle değil.
insanın içini hüzün kaplıyor....
işte bu sene ki aslında son olması gereken elazığ macerası böyle tamamlandı.
yine kucağımda bir dolu hatıra ile evime döndüm.
hiç bir anımı,hiç bir arkadaşımı ve hocamı unutmayacağım...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumlarınız için teşekkür ederim :)