25 Ekim 2013

kitap siparişi....

netten ilk kitap siparişim elime ulaştı.çok keyifli bir şeymiş :)
http://www.kitapadresi.com/ adresinden istediğiniz her kitabı uygun fiyatlarla bulabilirsiniz.
beş kitap sipariş vermiştim  ama sadece dördü elime ulaştı.çünkü ahmet batman'ın sabah uykum kitabının baskısı tükenmiş.ne çabuk ya.bırakalardı da biz de bir alaydık yani :)
işte kitaplarım 


ilki nesta h. webter'in kayıp semboller'i


"Ve onlar, Süleyman'ın mülkü (nübüveti) hakkında şeytanların anlattıklarına uydular. Süleyman inkâr etmedi, ancak şeytanlar inkâr etti. Onlar, insanlara sihri ve Babil'deki iki meleğe Harut'a ve Marut'a indirileni öğretiyorlardı. Oysa o ikisi: "Biz, yalnızca bir fitneyiz, sakın inkâr etme" demedikçe hiç kimseye öğretmezlerdi. Fakat onlardan erkekle karısının arasını açan şeyi öğreniyorlardı. Oysa onunla Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen kendilerine zarar verecek ve yarar sağlamayacak şeyi öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu satın alanın, ahiretten hiçbir payı olmadığını bildiler; kendi nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötü; bir bilselerdi." -Bakara Suresi, 102-"Yahudi, tamamıyla kontrolü elinde olan farmasonluk teşkilatını, kendi hedeflerine ulaşabilmek için istismar eder. Nasıl mı?
İdareci olan kesimi, burjuvanın ileri gelen şahsiyetlerini, özendirdiği farmasonluk teşkilatına sokar. Sonra "farmasonluğun gizli kuralları" diyerek ve güya farmasonluğun hizmetine imiş gibi davranarak onları kendi istediği yönde sevk ve idare eder. Bu kimseler de farmasonluğun kurallarını uyguluyoruz zanneder. Aslında bu kimseler farmason teşkilatına dahil olmakla, gerçekte Yahudi'nin bir oyuncağı haline geldiklerini bilmezler."
-Adolf Hitler-
Bu mecliste varlığından nadiren bahsedilen bir güç odağı İtalya'da mevcuttur. Güç odağı demekle gizli cemiyetleri kastediyorum. Daha fazla inkâr etmenin bir yararı yoktur, çünkü gözlenmesi mümkün değildir. Avrupa'nın büyük bir bölümü, İtalya ve Fransa'nın tamamı ve Almanya'nın neredeyse bütünü, yeryüzünün demir yollarıyla donatıldığı gibi bu gizli cemiyetler ağıyla donatılmıştır. Maksatları nedir? Bu soruyu cevapsız bırakma ihtiyacını duymuyorlar artık. Hukuk devletlerini istemiyorlar. Yeryüzünün dokusunu değiştirmek istiyorlar. Toprak sahiplerinin mallarını gasbetmek ve dini kuruluşları kaldırmak istiyorlar. Bu cemiyetlerden bazıları daha da ileri gidiyorlar. Devletlerin tamamını ortadan kaldırmak istiyorlar.
(Tanıtım Bülteninden)
ikinicisi :
platon,sokrates'in savunması


Platon (MÖ yaklaşık 428-MÖ yaklaşık 348): Bugünkü üniversitenin atası sayılan Akademia'nın kurucusu ve hocası Sokrates'i konuşturduğu diyaloglarla felsefeyi yazıya en iyi aktarmış ustalardan biridir. Bu kitapta birbirini tamamlayan dört diyalog yer almaktadır. İlk diyalog olan Euthyphron'da yargılanışının öncesi anlatılır ve dinsizlikle suçlanan Sokrates'in inançları hakkında bilgi verilir. Sokrates'in Savunması'nda ise yargı süreci anlatılmaktadır. Kriton'da hüküm sonrası anlatılır, bir yurttaşın saygı duyması gereken ilkeler tartışılır. Platon'un en şiirsel eserlerinden biri olan Phaidon'daysa Sokrates'in son günü anlatılırken ruh hakkındaki düşünceleri yansıtılmaktadır.

üçüncüsü 
kaan murat yanık,kalküta.
kendisi ciddi bir rahatsızlık geçiriyormuş Allah acil şifalar versin.sizlerde dua edin.bence nazar olabilir.çok yetenekli ve dikkat çeken genç ve oldukça da düzgün gelecek vaat eden bir edebiyatçı.



Tunçtan yağmurlar dürttü şehri
Ölü baykuş dirildi
Tapınağın tüm beşikleri ıslandı
Gri elmalarla mumyaladılar prensi
Böğründeki dövmeyi öpüp, okşadılar
Gövdesinden yemişler döken ağacın,
Tepesine uzattılar.
Sarı sarnıçtan su içen her kadını
Kaplanlara attılar.
Ölü baykuş uçtu.
İki at girdi avluya
Kişnemeleri beşikleri kuruttu.
Samanalar yürüdü önden
Bellerinde mandarin kemerleri.
Ellerinde; şankha, tanpura, şehnayi, sitar...
Kanatlarına inci dizilmiş turnayı vurdular,
Şekere, safrana buladılar.
İki çocuk yoka çekildi.
Ağaç yalazlara teslim etti, kendini.
Kalküta'yı yanık sedef kokusu kuşattı.
Ölü baykuş, düştü.
(Tanıtım Bülteninden)

enn nihayetinde ahmet batman,soğuk kahve.
sabah uykum'da olaydı iyiydi :/ bir daha ki sefere inş.


Sıcacık bir kahveden yükselen güzel kokular eşliğinde keyifli bir okuma vaat ediyor Soğuk Kahve.
İronik ve mizahi olduğu kadar keskin bir dil. Belki de çoğumuzun gündelik hayatında olan konuları anlatırken sizi ters köşeden bir bakış açısına yatırıp golü ustalıkla atıyor. Hınzır bir zekânın ürünü olan cümleleri sizi gülerken duygulandıracak, çoğu zamansa hayretler içinde bırakacak. 
-Kahraman Tazeoğlu-
Batman kendi deyimiyle numune bir adam. En azından yazdıkları öyle. Kolay kolay kimseden duyamayacağınız, cesaret isteyen şeyleri açıkyüreklilikle söylüyor okura. Özellikle kadın erkek ilişkilerinin üzerindeki pembe tozu üfleyip altında yatan siyahları ve beyazları soğukkanlılıkla gösteriyor. Ne her erkek bir Romeo, ne de her kadın bir Juliet.
-Ertürk Akşun-
Topuklu ayakkabı mı yoksa ben mi?
Bir kadını zorlayan bir soru olabilir.
''Çikolata mı ben mi?'' sorusu kadar olmasa da zorlar.
Sizler topuklu ayakkabısı ayaklarını vuran kadınlarsınız.
Topuklarınızın altında kâğıt mendiller var.
Bazılarınızın gözyaşlarını silen mendiller işte, yabancı değiller.
O mendiller hep canınızın yandığı yerlerde...
Çok adisiniz pembe rujlar, çekici kılıyorsunuz dudakları.
(Tanıtım Bülteninden)

işte kitap adresinin kitaplarla birlikta gönderdiği cd ve kitap ayraçları.üstüste koyduğum için anlaşılmamış ama sanırım 11,12 tane falan göndermişler.


bu kitaplar da kedili mutfak blogunun çekilişinden bir kaç gün önce kazandığım kitaplar.
sefilleri lise yıllarımda okumuştum,o yüzden bu kitabı prensesime saklayacağım :)


Hayatın içinde yoksulluk ve çaresizlikle savrulanların, toplumun en alt kesimlerinde yaşayanların romanı...Victor Hugo'nun 1862 tarihli başyapıtı Sefiller, ailesine ekmek
götürebilmek için hırsızlık yapan ve bu yüzden kürek mahkûmiyetine çarptırılan bir adamın hikâyesi. Aldığı ağır cezanın bedelini ömrü boyunca ödeyen Jean Valjean'ı merkezine alan roman, yoksulluğu, toplumsal adaleti ve dayanışmayı anlatıyor. Tarihsel bir tuvalin ardına gömülen Sefiller, bir kaçak hayatı süren Jean Valjean'ın yaşamı çevresinde 19. yüzyıl Fransası'nın toplumsal ve politik kargaşasını gözler önüne sererek mücadelenin, hayatta kalmanın romanı olarak çıkıyor karşımıza.
"Sefiller bir merhamet kitabıdır, kendisine fazlasıyla sevdalı ve ölümsüz kardeşlik yasasını pek az dert eden bir topluma sersemletici bir hizaya gelme çağrısıdır... Yoksulların savunusudur."
-Charles Baudelaire-
(Tanıtım Bülteninden)

kadın kokusu,giovanni arpino
bu kitaptan hiç haberim yoktu ama filmini izlemiştim :)


Al Pacino'ya Oscar ödülünü kazandıran efsane filmin kitabı!Elindeki bombanın patlaması sonucu kör olan ve ordudan emekliye ayrılan Fausto; dik duruşu, zekâsı ve sivri dili ile etrafındaki herkesi hem kendine hayran bırakıyor hem de
onların arkalarına bile bakmadan kaçmalarına sebep oluyordu. Ta ki... Ona rastlayana kadar. Mantığın vücuda gelmiş hâli olan genç ile duyguların bekçisi Fausto uzun soluklu yolculukları boyunca, ikisinden biri pes edinceye kadar, savaşın ve dostluğun en saf hâlini yaşayacaklar.
Kadın Kokusu, iki büyük sinema yapıtına konu olmuş ve iki usta sinema oyuncusuna ilham vermiştir. İlk filmde (1974) büyük aktör Vittorio Gassman, ikincisinde (1992) ise usta oyuncu Al
Pacino başrolde yer almıştır. Sağlığını Kadın Kokusu için tehlikeye atan Al Pacino, bu filmle "En İyi Erkek Oyuncu" dalında Oscar ödülüne layık görulmüştür.
(Tanıtım Bülteninden)

 son olarak türk edebiyatından sergüzeşt.
bu kitapta lise yıllarımda okuduklarımdan,o da prensesime saklanacak :)


Bu dizi Toker Yayınları'nın bir kültür hizmetidir. Öğretmenlerin, öğrencilerine güvenle tavsiye edebilecekleri kitaplardan oluşmaktadır. Kitapların özelliği, Türk şair ve ediplerinin hayatlarını, edebî kişiliklerini, eserlerin ve eserlerinden seçme örnekleri, açıklamaları ile birlikte en sade bir dille anlatmasıdır. Bu eser Milli Eğitim Bakanlığı'nın Lise Öğrencilerine önderdiği 100 Temel Eser arasındadır.

(Arka Kapak)
herkese bol okumalı günler :)

2 yorum:

yorumlarınız için teşekkür ederim :)