6 Aralık 2013

amin maalouf,doğunun limanları...

her milletten insanın doğu'nun limanlarında yan yana yaşadığı,dillerin birbirine karıştığı o çok eski zamanların bulanık bir anısı mıdır ?
doğu'nun limanları

öğrencilerime ait kitapları okumaya başladım.çok yakında düzenlenen kitap fuarından sınıfları için birbirinden güzel kitaplar aldılar.bende evde okunmayı bekleyen kitaplara ara verip sınıf kütüphanelerindeki kitapları okumaya başladım :) birnevi uyanıklık :))


amin maalouf'un doğunun limanları kitabıyla işe başladım.daha doğudan uzakta kitabı var.
bu ara da iskender pala'nın şah ve sultan'nını ve nazan bekiroğlu'nun yusuf ile züleyha'sını okudum ama laf aramızda beğenmediğim için kitapları blogda değerlendirmedim.
neyse amin maalouf'un yazarlık dilini çok beğendim ayrıca çevirisini yapan çevirmenin ellerine sağlık.


kitabın konusu gerçek hayattan alıntı olsa da yazar,kitabı çok güzel kurgulamış.
bütün olayları kitabın baş kahramanı kitabdar'ın ağzından dinliyoruz.
biraz kafam karışsa da :) kitabdar'ın uyruğu hakkında biraz ermeni biraz osmalı diyebilirim :) 
sonunda da yahudi kızı clara ile evleniyor zaten :) yada onun gibi bir şey :) belkide kitabı anlamadım :) yani kafamın çok dolu olduğu vakitlerde de okumuş olabilirim :)
yine de kitabı ben çok beğendim ve rahatlıkla tavsiye edebilirim.
bütün bunlara bir de yazarın akdeniz ve asya,orta doğu,osmanlı tarihine hakimiyeti de düşünülünce kitap gayet keyifli gidiyor.
yormayın beni sayın okuyucularım,kitap güzel okuyun işte :))

bazı açıklamalar : (alıntı)

“Doğunun Limanları” bir zamanlar Avrupalıların doğuya giriş yaptıkları, tespih taneleri gibi sıralanan ticaret kentlerine verilen isimdir. “Doğunun Limanları” kelime anlamı olarak “Doğunun Merdivenleri” olup, bazı Akdeniz limanlarına Fransızların taktığı isimdir.

‘Doğunun Limanrı’ isimli roman Osmanlı prensliğine dayanan bir babanın ve yahudi bir kadının oğlu olan Kitabdar adlı hayali kişininhayat hikayesini anlatmaktadır. Kitabın yazarı olan Amin maalouf bu kitabı 60’lı yılların sonuna doğru tanıştığı bir kişinin hayatındanesinlenerek yazıyor. Bu kişi Lübnan’da doğmuş Parise giderek direniş hareketine katılmış tekrar Lübnan’a döndüğünde ise bir kahraman gibi karşılanmıştır. Kitapta da aynı olayların işlendiği görülmektedir.


1949'da Beyrut, Lübnan'da doğdu. Ekonomi ve toplumbilim okuduktan sonra gazeteciliğe başladı. Lübnan'da iç savaşın çıktığı 1975'e kadar Lübnan'da gazetecilik yaptı. Bu tarihte Paris'e göç etti. Yazar halen Paris'te yaşamaktadır. Çeşitli yayın organlarında yöneticilik ve köşe yazarlığı yapmış olan Maalouf, bugün vaktinin çoğunu kitaplarını yazmaya ayırmaktadır.
Yapıtlarında çok iyi bildiği Asya ve Akdeniz çevresi kültürlerinin söylencelerini başarıyla işleyen Maalouf, 1983 yılında yayımlanan ilk kitabıArapların Gözüyle Haçlılar (Les Croisades vues par les Arabes) ile tanındı. Bu kitap, çevrildiği dillerde de büyük bir başarı kazandı. 1986'da yayımlanan ve aynı yıl Fransız - Arap Dostluk Ödülü'nü kazanan ikinci kitabı ve ilk romanı Afrikalı Leo (Léon l'Africain) bugün bir "klasik" olarak kabul edilmektedir.
Maalouf'un 1988'de yayımlanan ikinci romanı Semerkant (Samarcande) da coşkuyla karşılandı ve pek çok dile çevrildi. Maalouf'un sonraki kitapları da yine roman tarzındaydı: 1991'de yayımlanan Işık Bahçeleri (Les Jardins de Lumiére) ve 1992'de yayımlanan Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl (Le premier siècle après Béatrice).
Emin Maluf, 1993'te yayımlanan romanı Tanios Kayası (Le Rocher de Tanios) ile Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü'nü kazandı. 1996'daDoğunun Limanları (Les Echelles du Levant) adlı romanı ve 1998'de ise Ölümcül Kimlikler (Les Identités Meurtrières) adlı deneme kitabı piyasaya çıktı. Maalouf 2000'de Yüzüncü Ad - "Baldassare'nin Yolculuğu" (Le Périple de Baldassare) adlı romanını yayımladı.
Ayrıca 2002'de opera için yazdığı ve Finlandiyalı müzisyen Kaija Saariaho'nun bestelediği Uzaktan Aşk (L'Amour de loin) Maalouf'un ilklibrettosudur2004'de yayımlanan Yolların Başlangıcı (Origines) adlı romanından sonra, 2006 yılında Adriana Mater adlı ikinci librettosunu yayınladı.
Kitaplarında genellikle doğuya ait öğeleri çok iyi işlemektedir. Doğuya ait gelenek ve görenekleri kitaplarında mutlaka tanıtır. Birçok kitabında Osmanlı-Türkiye üzerine yorumlara da rastlanmaktadır. Osmanlı ve Yavuz Sultan Selimin Kahire seferinde 8000 kişiyi katletme derecesinde öldürdüğünü Afrikalı Leo kitabında iddia etmiştir. Kitaplarında doğu halklarının neden geri kalmış olduğu konusunda sürekli analizler ve tespitler yapmaktadır. Doğu halkları ile ilgilenen kişilerin mutlaka okuması gereken kitaplardır bunlar. Kitapları roman tarzında yazılmış da olsa sosyolojik temalar kitaplarında sürekli olarak işlenir.
Kitaplarının Türkçe çevirileri YKY tarafından yayımlanmaktadır.
keyifli okumalar..

2 yorum:

  1. Bu kitabı ben de çok sevmiştim,bir oturuşta bitmişti:)
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de aşk mutfağında bir tutam dostluk bir ölçek mutluluğu okumuş ve nefret etmişştim :)) siz o kitabı da beğenmişsiniz :)
      ama doğunun limanları güzeldi bende çok sevdim :)

      Sil

yorumlarınız için teşekkür ederim :)