18 Aralık 2013

babam sultan abdulhamit,ayşe osmanoğlu


yine bir okudum bitti postunda daha buluştuk :)
11.sınıflarımdan olan 11 a.b.sınıfıyla pek çok kereler 2.abdulhamit'ten bahsetmiş ve onlara en sevdiğim padişah olduğunu elime geçen onunla ilgili her kitabı okuduğumu söylemiştim.çocuklarda kitap fuarından bu kitabı alınca hiç okumadan direkt bana getirmişler :)
bende okudum bitirdim ve çok beğendim.


kitap 2.abdulhamit'in kızı ayşe osmanoğlu'nun hatılarından oluşuyor.doğrusu yer yer göz yaşlarımı tutamadım.
bir devrin kapanıp yeni bir devrin başlangıcına,saraydan hapis hayatına giden bir yolda b,r devre şahitlik ederek ilerliyorsunuz kitapta.
çok uzun bir süre halkına,torunlarına bilinçli olarak yanlış tanıtılmış bir padişahın hayatına şahitlik ediyorsunuz.
dedim ya ben kitabı çok beğendim ve göz yaşları içinde okudum.
tavsiye ederim.çok değil 100 küsur sene öncesini ilk ağızdan dinlemek istiyorsanız okumanız gereken bir kitap.

2.abdülhamit'in kendi yazdığı farsça şiir.


alıntı 
"Otuz üç sene millet ve devletim için, memleketimin selâmeti için çalıştım. Elimden geldiği kadar hizmet ettim. Hâkimim Allah ve beni muhakeme edecek de Resûlullah'tır."
"Günün birinde umumî bir harbin çıkacağına hiç şüphe yoktu. Fakat bizim bu işe atılmamız büyük bir cehalet ve tedbirsizlikti. Selâmetimiz tarafsız kalmaktaydı."
Sultan Abdülhamid

Meşrutiyet'le başlayan, 31 Mart ile devam eden ve tahttan azille son bulan çalkantılı bir devrin padişahı: Sultan II. Abdülhamid. İstanbul'da Yıldız Sarayı'nda başlayan, Selânik'te Alâtini Köşkü'ne uzanan ve yine İstanbul'da Beylerbeyi Sarayı'nda sona eren bir ömrün hikâyesi...
Osmanlı Devleti'nin ve dahası dünyanın talihini değiştiren bu devrin en yakın şahitlerinden biri: Sultan II. Abdülhamid'in kızı Ayşe Osmanoğlu. Sultan olarak sarayda doğan, özenle yetiştirilen, sonra ülkesinden kovulan, gurbette hayata tutunmaya çalışan bir kadının, unutulmasın diye yazdığı ve Türk milletine yadigâr bıraktığı hatıraları...

Elinizdeki bu hatırat, Abdülhamid'i sadece padişah olarak değil; bir oğul, eş ve baba olarak okuyucuyla buluşturuyor. Unutulmuş saray âdetlerinden bayram sofralarına; Abdülhamid'in kişisel yaşamından, döneme dair başka hiçbir yerde bulunamayacak bilgilere yer veren eserde dedikodu ve rivayetler üzerinden aktarılan bir dönem, o zamanları bizatihi yaşamış birinin kalemiyle aydınlatılıyor.
Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemleriyle ilgilenen okurlar, hakikatin peşine düşen tarihçiler ve tarihseveler için bir başucu eseri!
(Tanıtım Bülteninden)


Tanzimat'tan II.Meşrutiyet'e, imparatorluğun en çalkantılı yıllarında tahtta bir padişah; II.Abdülhamid… 
İftiralar, yalanlar ve bir padişahı tahttan indiren olaylar…
Ardından başlayan acı, gözyaşı ve hasretle dolu sürgün yılları…

Osmanlı'nın tarihine babası Abdülhamid'in yanında bizzat tanıklık eden, merak edilen yılları ve padişahı anılarına taşıyan bir sultanın; Şadiye Sultan'ın hatıratından...
"Ben, babamı, hiçbir zaman padişah olduğu için sevmedim. Hayatımın baharında, kalbimin bütün mevcudiyeti ile ve derin bir aşkla babamı sevdim. O sevgidir ki, işte bana bunları yazmak hissini veriyor."
Şadiye Osmanoğlu

ulu hakan 2.abdülhamit han 


Kavimlerin ömründe bir an sayılacak zamanda, rejiminden lisânına, kıyafetinden inançlarına kadar değişen bir ülkede tarih yazmak kolay değildir. Çünkü, telâşlı ve genellikle yönlenmiş kalemler, tarih mozayiğinin çoğu parçasını yanlış yerlere koyarlar.Tahrif edilmiş tarih ise, sadece masal`dır. 1960`daki ilk baskısı hızla tükenen bu hâtırat, tarih yazacakların istifadesine birinci ağızdan sunulmuş belgelerdir. Rivayet veya dedikodu değildir. Cumhuriyet Türkiyesi`nde başvekillik yapmış bir başka birinci ağız olan Fethi Okyar, 1978`de neşredilen hâtıratıyla Ayşe Osmanoğlu`nu tasdikle kalmamış, elinizdeki kitabın tekrar tekrar basılmasını zaruri kılmıştır


Ayşe Sultan (Osmanoğlu) (d. 1887, İstanbul - ö. 10 Ağustos 1960, İstanbul), Osmanlı Sultanı II. Abdülhamit'in kızıdır. 1960'ta Babam Sultan Abdülhamid adıyla yayımladığı hatıralarıyla ün kazanmıştır. Ubıh olan annesi Dördüncü Kadınefendi Müşfika Hanımefendi'dir (1867-1961).
27 Nisan 1909'da II. Abdülhamit'in tahttan indirilmesi üzerine, babası ve ailesiyle birlikte bir süre Selanik'te Allatini Köşkünde hapis hayatı yaşadı. Ahmet Nami Bey ile evliliğinden Ömer Nami, ve Osman Nami, Mehmet Ali Rauf Bey ile ikinci evliliğinden Abdülhamit Rauf adlı oğulları oldu. 1924'te hanedan üyeleriyle birlikte yurt dışına çıkarıldı. 28 yıl Paris'te yaşadıktan sonra 1952'de hanedanın kadın mensupları için çıkarılan afla İstanbul'a döndü. 1960'ta yayımladığı Babam Sultan Abdülhamid adlı anıları, Abdülhamit'in kişiliği ve aile yaşamına ilişkin en önemli kaynaklardan biridir. Bu kitap, 1984'te Selçuk Yayınları tarafından tekrar ve resimli olarak basılmıştır.
keyifli okumalar..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumlarınız için teşekkür ederim :)