11 Temmuz 2014

cydonia,sercan leylek


soluk soluğa okuduğum ender romanlardan biri oldu.
son elazığ ziyaretimden aldığım bu kitaptan pek bir memnun kaldığımı söyleyeyim.
fantastik,sürükleyici bir hikaye olmuş cydonia.
konusunu uzun uzun anlatmayacağım çünkü nasıl anlatsam bilemedim :)
beyrut'ta,norveç'te ve nasa'da ayrı ayrı geçen üç ayrı hikaye çok şaşırtıcı bir biçimde birbirine bağlanıyor.ben nasıl okuyup da bitireceğimi şaşırıdım diyeyim.
yazarın dili çok akıcı ve sürükleyiciydi.okuyucuyu hiç sıkmadan,merakını bir an olsun azaltmadan heyecanla kendini okutuyordu.işte ben böyle yazar dili seviyorum.
ne diyaloglar ne de olayalar insanı hiç sıkmadan,bezdirmeden akıp gidiyordu.
rahatlıkla tavsiye edebileceğim bir kitap.görürseniz kitabı darıltmayın alın ve keyifle okuyun derim ben.


kitaptan:

hepimizin hayatına bir süre eşlik edip sonra zamanı geldiğinde ayrılanlar her zaman oluyordu ömrümüzde.

adı lisa.bir hastahanenin psikolojik yardım bölümünde çalışıyor.işi,bana sorarsan,deli insanlara akıl vermek.kendindeki aklı onlara verip kendisi deli gibi geziyor.



Hayallerinizin Ötesindeki Bir Dünyada Yolculuk...
Beyrut'ta büyük bir sanat galerisinin güvenlik şefi Rafik… Güvenlik kameralarında yakaladığı bir görüntüyle kendisi ve yakın arkadaşları bir anda heyecan dolu bir maceranın ortasına düşüyorlar. Hayalet gerçek mi?
Stian, genç bir kayakçı iken geçirdiği kaza ile tüm bedeni felç olan bir Norveçli… Yıllar sonra beklenmedik bir ses dostu oluyor. Stian dost sandığı bu kişinin, kendisini silah olarak savaş planlarında kullanacağını anlayacak mı?
Sean, NASA'da çalışan, Mars yüzeyinde keşfedilen bir delikle başlayan dev proje Cydonia için seçilmiş iki astronottan biri… Mars'ta neler oluyor? Kara deliğin arkasındaki sırrı kim çözecek? İsrail'in üçüncü dünya savaşı için akıl almaz planlarının Mars ile ilgisi ne?
Beyrutlu Rafik, Norveçli Stian ve Amerikalı Sean'ın yollarının kesiştiği Cydonia'da, soluk soluğa bir macera ve müthiş son…

sercan leylek


İzmir’de doğan yazar, tiyatrocu bir ailenin ortanca çocuğu olarak yetişti. Anne ve babasının mesleği sayesinde geleneksel hikayelere her zaman ilgi duydu. Öğrencilik yıllarında edebiyat öğretmenleri tarafından sevilen yazarın, yazdığı kompozisyonlardaki radikal çıkarımları sebebiyle her zaman notu kırıldı. Hatta bu sebeple, lise öğrenimini tamamladığı Vali Nevzat Ayaz Lisesi’nden -0,01 diploma notu farkıyla- okul ikincisi olarak mezun oldu.
2003 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nü kazanan yazar, hazırlık sınıfının ardından 2 yıl daha eğitimine İzmir’de devam etti. İkinci sınıfta aldığı sosyal seçmeli dersin hocası olan Doç. Dr. Erol KAYA’nın teşviğiyle Erasmus programına katılmaya karar verdi ve mülakatları geçip eğitimine İtalya’da devam etti. Salerno Üniversitesi’nde Bilgisayar Bilimleri üzerine 1 yıl eğitim görüp, lisans eğitimini tamamlamak üzere yurda döndü.
Üniversite masraflarını karşılayabilmek için birçok farklı işte çalıştı: Garsonluk, tercümanlık, spor animatörlüğü, müşteri temsilciliği, programcılık, Uluslararası İzmir Fuarı’nda asistanlık… Kısa süreli çalıştığı işler birçok farklı insanı ve hayat tarzını gözlemlemesine yardımcı oldu.
Uzak bir ülkede çalışmayı kafasına koyan yazar, üniversite son sınıfta AIESEC’e üye oldu. 2009 Mart ayında patlak veren ekonomik kriz sebebiyle Japonya, Avustralya gibi uzak diyarlara gitmek yerine Norveç’le yetinmek zorunda kaldı. 2009 Ağustos ayında stajer olarak işe alındı ve hala Oslo Thomson Reuters ofisinde enerji borsaları analisti olarak çalışıyor.


keyifle ve merakla okunacak bir kitap..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumlarınız için teşekkür ederim :)