17 Nisan 2015

satranc,stefan zweig.


bir gün de okunup  bitecek türden bir kitaptı ve doğrusu ben hiç sevmedim.kitabın baş karakteri dr.b için derin psikolojik tahlilleri yapıldığı söylense de ben hayran falan kalmadım.ders arasında kafa dinlendirmelik okuduğum bir kitap oldu.
özellikle kitaptaki psikolojik tahlillerin iyi olduğu konusunda bazı değerlendirme yazıları okumuştum bu kitap için.ama benim beklentilerimi kesinlikle karşılamadı.bazı kitaplar gerçekten çok acımasız olmak istemem ama kral çıplaktır tabirini hak ediyor.aynı etki bende kürk mantolu madonna için de olmuştu.o kadar iyi yorumlardan sonra sanırım beklentiler çok yükselebiliyor ve kitabı okumakta insanı daha sonrasında hayal kırıklığına uğratabiliyor.ben bu kitabı sevmedim.çokta birşey bulamadım.ama bazen kitap değilde yazar hitap eder insana.o yüzden zweig hayranları için çok şey vad ediyor olabilir.

kitaptan.
Rastlantı sonucu eline geçidiği bir kitapla satrancın inceliklerini öğrenerek bu oyunu bir tutkuya dönüştüren ve giderek bu tutkusu yüzünden beyin hummasına yakalanan Dr. B.'nin öyküsüdür görünüşte Satranç. Ama derinlerde bir veda mektubudur aslında.
Stefan Zweig'ın Brezilya'da sürgündeyken yazdığı ve Şubat 1942'deki intiharından birkaç ay önce tamamladığı Satranç, Avrupa kültürünün nasyonal sosyalist tehlike altında yok oluşuna işaret eder.
Avrupa kültürüne elveda derken yaşama da veda etmeyi seçen Zweig'ın son yapıtı Satranç, gerilimli kurgusu ve kahramanın ruhsal gelgitlerinin işlendiği dokusuyla, kısa ama her bakımdan etkileyici olağanüstü bir uzun öyküdür.
size iyi okumalar..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumlarınız için teşekkür ederim :)