20 Mart 2016

uyku,haruki murakami...





şu murakami ne ele avuca sığmaz bir yazar.
yazarken kimseyi takmadığı amiyane tabirle de iplemediği kesin. :)
ya bu kitap sanki başlamadan bittii :/
ne olduğunu bile anlayamadım resmen dumur oldum.
öykü en heyecanlı yerinde zarttadanak kesiliyor.
ya kadına ne oldu,doktora gitti mi,kocasına her şeyi anlattı mı,
eşkiyaların elinden kurtuldu mu,iyileşti mi?????
kafamda bir dünya deli soru.
hikaye bir kadının uykusuzluk hastalığını anlatıyor ve tam heyecanlanmıştı derken küüütt bitiveriyor.
murakami'nin tüm kitaplarında muallak bir son vardır ve asla kesin bir yargıya varamazsınız ama bu kitap tamamen sonu okuyucuya bırakmış.
bırakmasın kardeşim.bir dünya para verdim o kitaba bi zahmet sonu hakkında da yazar tiyo versindi değil mi ya :)
90 sayfalık başladığıyla biten oldukça akıcı bir kitap ama sonu neydi öyle ya.
bence tüm kitap rüyadan ibaretti.
tıpkı david lınch filmlerinde olduğu gibi.
en tuhaf murakami kitabı olur mu bilemem ki bence en tuhafı kitabı yaban koyunun izinde'ydi,yine de garip bir kitap olmuş.ya tadı damakta kalıyo.neden böyle yapmış ki ?
hiç anlamadım. :/
kuşe kağıda,renkli,resimli oldukça kaliteli sırf ciltli hali yüzünden bile okunmak istenilecek bir kitap ki murakami'ye ait hangi kitabı insan okumak istemez.
hayranlarının muhakkak kütüphanelerine kazandırmaları gereken bir kitap.ayrıca en ince murakami kitabı.alın okuyun ve ben gibi şaş kalın derim :))


okumnazsa olmaz bir murakami.şimdi sıra kadınsız erkeklerde.
1q84'ü istanbul'a dönünce tatilde okumayı düşünüyorum.
geriye sadece sahilde kafka ve zemberek kuşunun güncesi kalıyor.
acele etmeden kitapların sırası gelince keyfini çıkararak okumak istiyorum.



Haruki Murakami'den tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz, her okumada yeni keşifler vaat eden sarsıcı bir anlatı…

Uyuyamıyorum. Tam on yedi gün oldu. On yedi gündüz ve on yedi gece. Çok uzun bir zaman. Artık uykunun nasıl bir şey olduğunu bile tam olarak anımsayamıyorum…

Gözlerimi kapatmayı denedim. Sonra uyumanın nasıl bir his olduğunu hatırlamaya çalıştım. Fakat orada yalnızca uykuya yer olmayan zifiri bir karanlık vardı. Bu, zihnimde ölümü çağrıştırdı. Ölecek miyim acaba, diye geçirdim İçimden. Eğer bu şekilde ölüp gidersem, benim yaşamımın anlamı ne olacak?

Uykuları çalınmış bir kadının öyküsü… 



Haruki Murakami'den tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz, her okumada yeni keşifler vaat eden sarsıcı bir anlatı…
(Tanıtım Bülteninden)

4 yorum:

  1. Bir iki gün önce kadınsız erkekleri okumuştum. O hikayelerinde belli bir sonu yoktu. Ama simdi Uykuyuda çok merak ettim. Kitap tasarımı da çok hoş gözüküyor. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. murakami'nin zaten tarzı bu.belli ve kesin sonla bitirmez hiç bir kitabını.bu ise çok manyak yarım kalmış ya :) en kısa zamanda al oku bence de :)

      Sil
  2. Haruki Murakami daha önce okumadığım bir yazar ama şimdi merak ettim. Siz öyle güzel anlatmışsınız ki ilgimi çekti. Hemde hikayede ki kahraman kadar olmasada uykusuzluğu hayatından çıkaramayan biri olarak :). Anlatımınıza sağlık. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. beğenmenize çook sevindim.zaten yazılar yorum alsın,okunsun ya da eleştirilsin diye yazıyoruz buralarda böyle beğenince de çok mutlu oluyorum gerçekten :)
      murakami keşfedilmeyi bekleyen muhteşşşeeem bir yazar iesinlikle tavsiye ederim.

      Sil

yorumlarınız için teşekkür ederim :)