31 Temmuz 2016

1,2,3 soleils...

çok uzun bir zamanıdır bahsetmek istediğim bir konuyu yine sizinle paylaşmak istiyorum.


rai müziğinin üç büyük ustasını tanıtacağım bugün size.
çok sevdiğim üç müzisyen ve çok sevdiğim albümlerinden bahsedeceğim.
faudel,khaled ve rachid taha'dan bahsediyorum.
albümleri ise 1,2,3 soleils.

vikipedi
1, 2, 3 Soleils (1, 2, 3 Güneşler), yaygın Raï müziğin üç ustaları olarak tanındılar. Cezayirli sanatçı Rachid TahaKhaled ve Faudel, tarafından yapılan konser albümü. Palais Omnisports de Paris-Bercy Paris konseri, eşsiz bir müzik olayı 1998 yılında gerçekleşti ve şarkıları en ünlü üç sanatçı artı birkaç Cezayir klasikleri oluşuyordu. Tamamı 23 şarkıdan oluşan albüm, 1999 yılında Barclay tarafından yayımlanan Steve Hillage tarafından üretildi ve düzenlenen iki disklere bölündü.
Ark 21 albümün kısaltılmış bir bir Compact Disc sürümü olarak piyasaya sürüldü.

albümdeki sanatçılar sırasıyla şöyle:
faudel ki benim sesine en hayran olduğum isim.ayrıca onunla aynı yaşta olduğumu da itiraf edeyim :)aynı yaşta olduğum ünlüleri daha bir çok seviyorum.mesela canımcım haykomcepkinim ve jansen ackles'la da aynı yaştaşız efenim :)


faudel:
vikipedi
 6 Haziran 1978FransaMantes-la-Jolie) Cezayir kökenli Fransız şarkıcı. Genç yaşlarda, Tellement N'brick şarkısıyla meşhur olmuş, hayranları tarafından le petit prince du rai (rai'nin küçük prensi) unvanını almıştır.

Albümleri

rachid taha:
bu üç kişiden türkiye'de en çok tanınanıdır kendisi efendim.

vikipedi:
Rachid Taha, 1958 yılında Cezayir'in Oran şehrinde doğmuş şarkıcı. 10 yaşında ailesi ile birlikte Fransa'ya taşınmıştır. Müziği rockteknorai gibi birçok değişik tarzın etkilerini taşır.
Müzik kariyeri 1981 yılında kurduğu Carte de Séjour ile başlar. Göçmenlerin entegrasyonunu ve onlara tolerans gösterilmesini savunan grubun adının anlamı "oturma izni"dir. 1986 yılında dönemin kültür bakanı Jack Lang, Douce France (Tatlı Fransa) adlı ünlü ironik bir şarkıyı Fransa Ulusal Meclisi üyelerine dağıtmış, bu olay grubun sesini miliyetçi cepheye karşı daha yüksek duyurabilmesini sağlamıştır [1].
Grubun 1989 yılında dağılmasıyla birlikte Rachid Taha'nın solo kariyeri başlamıştır. 1991 yılında Barbès adlı ilk solo albümünü çıkarmıştır. 1993 yılında İngiltere diskolarında popülerleşen Rachid Taha albümündeki Voila Voila adlı şarkısı Rachid Taha'nın politik çizgisini bırakmadığını gösterir. Şarkının bir bölümünde sözler şöyledir:
Kelimeler her yerde aynı: sen, yabancı, bütün sorunların kaynağısın![2]
1970'li yıllardan kalma "Ya Rayah" adlı parçayı 1997 yılında single olarak piyasaya sürdü; bu şarkı onu dünya çapında üne kavuşturdu. Türkiye'de de en tanınmış şarkısı budur. Türkiye'de çok tanınmış bir diğer çalışması ise 1999 yılında Khaled ve Faudel ile verdiği konser kaydıdır. Bu konser 1,2,3 Soleils adı altında bir albüm olarak piyasaya sunulmuştur.

"Carte de Séjour"

  • 1983 Carte De Séjour
  • 1984 Bleu De Marseille
  • 1984 Rhorhomanie
  • 1986 Douce France
  • 1986 2½ (Deux Et Demi)
  • 1987 Ramsa
  • 1987 Ramsa (Cinq)

Solo

  • 1991 Barbès
  • 1993 Voilà, Voilà (Single)
  • 1993 Rachid Taha
  • 1995 Olé, Olé
  • 1997 Carte Blanche
  • 1997 Ya Rayah (Single)
  • 1998 Diwân
  • 1999 1,2,3 Soleils (Khaled ve Faudel ile birlikte konser)
  • 2000 Made in Medina
  • 2001 Barra, Barra (Single)
  • 2001 Rachid Taha Live (Medina Tour) (konser)
  • 2004 Tékitoi
  • 2006 Écoute Moi Camarade (Single)
  • 2006 Diwan 2
  • 2007 Rock el Casbah: The Best of Rachid Taha (The Definitive Collection)
  • 2008 Rock N Raï
  • 2009 Bonjour
son olarak gelelim khaled'e

vikipedi:
 Cezayirli raï şarkıcı-söz yazarı ve müzisyen. Genç yaşlarda başladığı kariyerinde sahne adı olarak Cheb Khaled (Genç Khaled)'i kullanmıştır. Arap Dünyası'ndaki popülaritesi sebebiyle "Rai'nin Kralı" olarak tanımlanmaktadır.

Stüdyo albümleri

Canlı albümler

Derlemeler

  • 1991 Le Meilleur de Cheb Khaled
  • 1992 Le Meilleur de Cheb Khaled 2
  • 2005 Forever King
  • 2005 Spirit of Rai
  • 2005 Les Annees Rai
  • 2006 Salou Ala Nabi
  • 2006 Maghreb Soul - Cheb Khaled Story 1986-1990
  • 2006 Anajit Anajit
  • 2007 Best Of Khaled
  • 2009 Khaled: Rebel of Raï - The Early Years
teknik bilgilerden bahsettikten sonra 
şimdi çok sevdiğim bu albümden en güzel şarkıları sizlerle paylaşacağım.

önce full konser kaydı


bir ara ortalığı sallamış olan türkiye de ki en popüler parçaları
abdel kader


şarknını cezayir'li halk kahramı abdülkadir için yazıldığı söylenir.
ama bu şahız kimdir heç bir bilgim yoktur :)
şarkının sözleri çok enteresan hz.isa'dan mı bahsediyor,mesih'ten mi belli deeğil.halk kahramnı adeta tanrılaştırılmış :/ ama şarkının çok fıngırdak olduğu ayrı bir gerçek :)
sözleri
Ey Abdülkadir! Ey Sancaktar, Yüceliğimiz elimizden gitti. 
Derdimize deva ol Ey Sancaktar, yükselt Ey Efendim bizi yücelere, 
Ey Abdülkadir! Ey Sancaktar, Yüceliğimiz elimizden gitti. 
Derdimize deva ol Ey Sancaktar, yükselt Ey Efendim bizi yücelere, 
(Nakarat) 
Ey Efendim Abdurrahman, çabaların dönüyor, güzelleşiyor 
Sen ki eğilmeyen bir adamsın, Yolunda olmak şereftir 
Ey Efendim Abdurrahman, çabaların dönüyor, güzelleşiyor 
Sen ki eğilmeyen bir adamsın, Yolunda olmak şereftir 
Nakarat x 2 
Ey bu şehrin Efendisi, 
Senin toprağında olmakla güvendeyiz 
Ey bu şehrin Efendisi, 
Senin toprağında olmakla güvendeyiz 
Ey Hevari'nin Efendisi, değerli sultan 
En yüce Sultan Abdullah derdime şifa ver 
Nakarat x 3 
Ey (sultan) beladır sensizlik, çaremse azdır 
Beni şaşkına çevirdi, uzun zaman senden uzak kalmak 
Ey (sultan) beladır sensizlik, çaremse azdır 
Beni şaşkına çevirdi, uzun zaman senden uzak kalmak 
Nakarat x 3 
la la la la la.......... 
Ahlar beni yiyip bitiriyor, ferahlat, çare ol halime 
Ey Efendim Abdurrahman, çare ol, çare ol, çare ol
ne dinlediğimizi bilmek lazım değil mi ?

faudel'in solo olarak seslendirdiği 
baida
enn sevdiğim şarkıdır bu albümdeki.
çok uzun zamandır bloga da eşlik eder bu şarkı.


şarkının çevirisini bulamadım ne yazık ki:/
benim arapçam da cezayir arapçasını anlamak için çok yetersiz.
yine en çok sevdiğim parça bu.

ya rayah
bu şarkıda pek güzeldir.


menfi'de sevdiklerim arasında


özcan deniz'in bir zamanlar takilt ettiği videonun aslı da yine bu üç ahpap çavuş araplardan geliyor :)


solo şarkılarından da paylaşmak istiyorum.

faudel'den.
yine vaktinde mustafa sandal'ın bu şarkının müğiğini alıp kullandığı parça.
la main dans main


yine faudel'den mon pays
canlı bir performns
çok güzel söylemiş ya


arap idol'den canlı ve hareketl bir khaled parçası


rachid taha'dan
rock casbah
bu adamın sahne duruşu çok spastik ya :))


ben içlerinde en çok faudel2e hayranım.eşsiz bir sesi var.tam bir Allah vergisi.
şarkıları kulaklıkla dinlemenizi tavsiye ederim.
umarım sizde beğenirsiniz.
müzikle kalın...

30 Temmuz 2016

içinden "alice" geçen şeyler...


içinden alice geçen şeyler....
white rabitt

 yer yer böyle alice'li paylaşımlar yaptığımı herkesler bilir.
herkesler bilir benim ne kadar alice in wonderland hayranı olduğumu.
bilir herkesler alice in wonderland hayranlığımı.
alice in wonderland hayranlığımı herkesler bilir.bilir herkesler.


 ilk jefferson airplane'den başlayayım:
vikipedi
Jefferson Airplane, 1965 yılında San Francisco, Kaliforniya'da kurulan rock grubudur. Karşıkültür dönemi psikedelik rock'ta öncü olan grup ayrıca San Francisco'daki gruplar arasında uluslararası anaakım başarı yakalamayı başaran ilk müzik grubudur. 1960'lı yılların en ünlü üç Amerikan rock müzik festivali olan Monterey (1967), Woodstock (1969) ve Altamont (1969)[1]'da yer almışlar, ayrıca ilk Isle of Wight Festivali (1968)'nin afişinde grubun ismi en üstte yer almıştır.

çocukluğuma damgasını vuran en güzel şarkılarından biri white rabittt.
içinde alice geçen şarkı :)
eskiden tv ve radyolar da çok güzel parçalar çalınırdı.queen'le falan büyüdük yea.
ne şanslı nesildik ki biz.
şimdi ki çocuklar jastin bibir dinliyo vallah o_O :P



white rabbit 
one pill makes you larger and one pill makes you small 
and the ones that mother gives you don't do anything at all 


go ask alice when she's ten feet tall 
and if you go chasing rabbits and you know you're going to fall. 
go ask alice when she's just small. 
when men on the chessboard get up and tell you where to go. 
and you've just have some kind of mushroom and your mind is moving low. 
go ask alice i think she'll know 
when logic and proportion have fallen sloppy dead. 
and the white knight is talking backwards and the red queen's off with her head 
remember what the dormouse said 
feed your head 
feed your head 



beyaz tavşan
bir hap büyültür seni ve bir hap küçültür 
ve annenin sana verdiği şey hiçbir şey yapmaz 
git alice'e sor o 3,5m uzunluğunda olduğunda 
ve eğer tavşanı yakalamaya gidersen 
ve biliyorsun ki düşmeye gidiyorsun 
anlat onlara, nargile içen tırtılın seni çağırdığını 
çağır alice'i o küçüldüğü esnada 
satranç tahtası üzerinde ki adam 
kalkıp sana nereye gideceğini söylediğinde 
ve eğer sahipsen bir miktar mushroom'a 
ve düşüyor aklın aşağıya 
git alice'e sor bence o bilecek 
mantık ve orantı pis ölüme düştüğünde 
ve beyaz şövalye geriye doğru konuşuyor 
ve kızıl kraliçe kapattığında kafasını 
fındıkfaresinin ne dediğini hatırla 
besle kafanı besle kafanı...


itiraf etmeliyim ki grup hakında bende çok şey bilmiyorum sadece beyaz tavşan şarkısı ve solistin o her an adamı dövecekmiş gibi olan edası hafızama çok güçlü bir şekilde kazınmış durumda.
birde solistin çiçek çocukları hali hafızamdan hiç silinmemiş.

şu sıra bloguma da eşlik eden şarkı
1967



Collide 2000




orjinali en iyisi bence....



gelelim matrix'e
beyaz tavşan ve tavşan deliğinden bahsetmişken neo ve morpheus'tan bahsetmeden katiyyen olmaz 
matrix hayranlığımdan blogda daha önce hiç bahsetmemiş olabilirm.
niy böyle yaptıysam ki :/
ama arkadaşlarım ve ailem ne çılgın bir matrix hayranı olduğumu bilirler.
gerçi çok uzun zamandır filmlerinden bahsetmeyi hep istemiştim ama naip olmadı.
bu yaz ki ödevim de bu olsun :)



Morpheus:Ne yazık ki Matrix’in ne olduğunu kimse söyleyemez, bunu kendin görmek zorundasın. Bu senin son şansın.Bundan sonra artık geri dönüş olmayacak. Mavi hapı alırsan hikaye sona erer. Yatağında uyanırsın ve inanmak istediğin her neyse ona inanırsın. Kırmızı hapı alırsan harikalar diyarında kalırsın. Ben de tavşan deliğinin gittiği yerleri gösteririm… Unutma, sana vaat ettiğim tek şey gerçek, daha fazlası değil…


alice kafası güzeldir :)
postun devamı gelecektir hiç şüpheniz olmasın..
içinde alice geçen şeylerle kalın....

yüzüklerin efendisi ve felsefe..

okumayı çok istediğim başka bir kitap yüzüklerin efendisi ve felsefe.
ama bu kitabın basımı durmuş.nette bulmak adeta imkansız.
inşllh en kısa zamanda tedarik ederim aminnn :)


J.R.R. Tolkien''in Yüzüklerin Efendisi adlı kitabı, yarım yüzyıldan bu yana bir fenomen oldu. Kitabın gişe rekorları kıran film versiyonu, The New York Post''a Aptallar İçin Yüzüklerin Efendisi başlığıyla değerlendirildi. Bu ani popülariteden rahatsız olan Tolkien hayranları için, on yedi bilgili felsefeciden oluşan bir ekip bir araya geldi ve kitabın akla getirdiği derin felsefi sorunları çözmemize yardımcı olacak Akıllı İnsanlar İçin Yüzüklerin Efendisi''ni yazdı. 

- Güç, iyilik için kullanılabilir mi, yoksa hep yozlaşmak zorunda mıdır? 
- Ahlaklı yaşam, zayıf bireylerin seçtiği bir yaşam mıdır? 
- Günümüzde insanlarla kurulan ilişkilerin yerini, nesnelerle kurulan ilişkiler mi almıştır? 
- Yaşamda mutluluğa neden gerek duyarız? Mutlu olmak için gereken şey nedir? 
- Aşk, sahip olma edimiyle mi kendini gösterir? 
- Yaşamımızı sürdürmek için Güç Yüzüğüne ihtiyacımız var mı? 
- Gallum''un dostu olmamasının nedeni kendisini sevmemesi midir? 
- Orta Dünya ile Budizm ve Taoizm arasında ilişki kurulabilir mi? 

Yüzüklerin Efendisi, bu türden birçok araştırıcı soru soruyor ve elinizdeki kitap, bu sorulara yanıtlar bulmaya çalışıyor.


hadi bakalım inşllh. :)
kafam da deli dualar :)

alice kuantum diyarında bir fizik alagorisi,robert gilmore 1...

okumayı çok istediğim kitaplardan hobbit ve felsefe yazısı için tıklayınız kitabından sonra çok istediğim başka  bir kitap olan alice ve felsefe tuhaf daha tuhaf  yazısı için tıklayınız kitaplarının yanında konuyla alakalı olarak istediğim iki kitap daha vardı.
biri yüzüklerin efendisi ve felsefe diğeri ise alice kuantum diyarında.
her iki kitabı da nette henüz bulamadım.en kısa zamanda alacaklar listemin başında bu iki kitap var.

işte ilk sıra da ki kitap alice kuanum diyarında 


 alıntı
Alice Kuantum Diyarı’nda Bir Kuantum Fiziği AlegorisirnrnYazar : Robert GilmorernYayınevi : Güncel YayıncılıkrnrnAlice’in Harikalar Diyarı’ndaki serüvenleri herkesçe bilinir. Alice bu kitapta başka bir yolculuğa çıkıyor. Alice yine küçülecek, üstelik nükleer bir parçacık kadar olacak, fakat bu defa bir tavşan deliğinden düşmeyecek. Alice’nin gideceği yer Kuantum Diyarı.rnrnPeki Kuantum Diyarı nedir? Bir atomdan bile küçük olan, entelektüel bir eğlence parkı düşünün. Bu eğlence parkındaki her düzenek, her oyun ve ilgi çekici nesne, kuantum mekaniğinin değişik bir özelliğini açıklıyor. Doğaya ve nesneye ilişkin konularda çoğumuzun aklını karıştıran olay ve süreçlerin kuramsal çerçevesi, doğru ve anlaşılır açıklamalarla bu eğlence parkında bulunuyor.rnrnDüş dünyasını ve bilimi ustalıkla birleştiren, Briston Üniversitesi fizik bölümünden Robert Gilmore, Alice’in yolculuklarının alegorisini kullanarak kuantum dünyasının önemli noktalarını kolay anlaşılır bir zemine oturtuyor. İçinde bulunduğumuz dünyanın anlaşılması zor, fakat bir o kadar da gerekli bir kavramı olan kuantum fiziğini anlamak isteyenler için sevimli bir başucu kitabı.



alıntı,

Alice Kuantum Diyarında Bir Kuantum Fiziği Alegorisi

ÖnsÖz
Yirminci yüzyılın ilk yansında evren anlayışımız tümüyle altüst oldu. Eski klasik fizik kuramlarının yerini, dünyaya bakış açımızı değiştiren kuantum mekaniği aldı. Kuantum mekaniği, yalnızca eski Newtoncu mekaniğin onaya attığı düşüncelerle değil, sağduyumuzla da pek çok açıdan uyuşmazlık içindedir. Yine de, bu kuramların en şaşırtıcı yanı, fiziksel sistemlerin gözlenen davranışını önceden haber vermedeki olağanüstü başarısıdır. Kuantum mekaniğinin bize saçma geldiği anlar olabilir. Fakat doğanın istediği yol budur. Biz de buna uymak zorundayız.
Bu kitap, kuantum fiziğinin bir alegorisidir. Sözlük anlamıyla alegori, bir konuyu bir başka konunun şekline büründürerek betimleyen bir anlatıdır. Kuantum mekaniğinde nesnelerin davranış biçimi olağan düşünüş tarzımıza aykırı düşebilir. Bu yüzden alışılmış durumlarla benzerlikler kurarız. Benzerlikler aslına tıpatıp uymasa bile, kuantum mekaniğinin açıklamalarını kabul etmemizi kolaylaştırır. Bu tür benzetmeler gerçekliği hiçbir zaman tamı tamına yakalayamazlar, çünkü kuantum süreçleri olağan deneyimlerimizden gerçekten de çok farklıdır.
Alegori, genişletilmiş bir benzerlik ya da benzerlikler serisidir. Bu anlamda, bu kitap Alice Harikalar Diyarında’dan çok, Pilgrim’s Progress ya da Gullivef’in Seyahatlerinin izinden gitmektedir. Ancak yaşadığımız dünyayı incelediğimizde, “Alice” en uygun model gibi görünüyor.
Alice’in yolculuk ettiği Kuantum diyarı, daha çok, kimi zaman Alice’in izleyici olduğu, kimi zaman da değişken elektrik yükü olan bir parçacık gibi hareket ettiği bir izlek parkına benzer. Bu Kuantum Diyarı, kuantum dünyasının yaşadığımı/ dünyanın temel özelliklerini gösterir.
Aşağıda tanımlanan “gerçek dünya” notlarının gerçekliğine karşın, öykünün büyük bölümü kurmacadır; karakterler de hayal ürünü. Anlatı boyunca karşınıza saçma ya da sağduyuyla uyuşmazlık içinde olan pek çok ifade çıkacak. Bunlar genellikle gerçektir
Bir söylenceye göre, Neils Bohr daha yeni yeni emeklemeye başladığı yıllarda kuantum mekaniğinin babası sayılırdı “Kuantum mekaniği üzerine düşünürken kendini kaybetmeyen kişi, kuantum mekaniğini hiç anlamamıştır,” demiştir.
İşin Aslı…
Kuantum mekaniğinin çizdiği dünya tasvirinin ilginç ve çarpıcı olduğu su götürmez, ama bunun doğru olduğuna inanmamız bekleniyor mu gerçekten? İnanmak zorunda olduğumuzu şaşırtıcı biçimde anlıyoruz. Bu savın ne denli önemli olduğunu göstermek için, kitap boyunca kuantum fiziğinin gerçek dünyadaki önemini vurgulayan kısa notlar bulacaksınız. Notlar şuna benzemekte:
Bu notlar Alice’in her bölümde karşılaştığı kuantum konularının dünyamızla ilişkilendirilmesini özetler. Bunlar, Alicein serüvenlerinden oluşan öyküyü okurken, göz ardı edebileceğiniz ölçüde arka planda kalmalılar, ama bu serüvenlerin gerçek önemini kavramak islediğinizde notlar eliniz altında olacakım
Ayrıca bölüm sonlarında daha uzun notlar bulacaksınız. Metindeki kimi kilit noktaları açıklığa kavuşturan bu notlar şu şekilde gösterilmişlerdir:
Bölüm sonundaki 1. nota bakını/
Kuantum kuramının dünyayı tanımlayış şekli ilk bakışta satma gibi görünebilir; İkinci, üçüncü hana yirmi beşinci bakışta da büyük olasılıkla böyle görünmeye devam eder. Ancak, tek şansımız bu. Newton ile hayranlarının eski klasik mekaniği, atomları ve başka küçük sistemleri açıklamakla yetersiz kalır. Kuantum mekaniğinin gözlemle arası pek iyidir. Hesaplamalar genellikle zor ve bıktırıcı olsa da, yapıldıkları yerde gerçekten görülenlerle tam bir uyum içindedir.
Kuantum mekaniğinin uygulamada göze çarpan sonuçlarını çok güçlü bir biçimde onaya koymak olanaksız. Bir ölçme işleminin sonucu gelişigüzel ve önceden belirlenemez olmasına karşın, kuantum kuramının öngörüleri birçok ölçme işleminden ekle edilen ortalama sonuçlara tam olarak uyar. Geniş ölçekli bir gözlem pek çok atom içereceğinden, atomik ölçek üzerine pek çok gözlem yapılabilir. Kuantum mekaniğini bir noktada yine başarılı buluyoruz: Kuantum mekaniği klasik mekaniğin büyük nesneler hakkında vardığı sonuçlara da kendiliğinden uyum göstermekledir. Oysa tersi doğru değil.
Kuantum kuramı, atomlarla ilgili gözlemlere açıklık kazandırmak için geliştirilmiştir. Doğuşundan bu yana kuantum kuramı atom çekirdeklerine, çekirdekten türeyen, birbirleriyle güçlü bir etkileşim içindeki parçacıklara ve bunları meydana getiren quarkların davranışlarına başarıyla uygulanmaktadır. Kuramın uygulanışı, yüz milyarlara varan bir faktöre kadar genişletilmiştir. Bu faktör aracılığıyla eldeki sistemlerin hem boyutları küçülmüş hem de enerjisi artmıştır. İnsan zihnine düştüğünden bu yana, doğrulan bularak bir kuram oluşturmak epey uzun bir zaman almıştır. Ama günümüzde kuantum mekaniği, bu alışılmamış sistemlerin kolaylıkla üstesinden gelebilme özelliği gösteriyor.
Şimdiye dek yapılan araştırmalar göz önünde tutulduğunda, kuantum mekaniğinin evrensel bir uygulanabilirliğe sahip olduğu ortaya çıkar. Geniş ölçekli bir çalışmada, kuantum mekaniğinin öngörüleri gelişigüzellik özelliğini yitirerek, büyük nesnelere rahatlıkla uygulanabilen klasik mekaniğin öngörülerine uyum gösterir. Fakat küçük ölçekli bir çalışmada kuantum kuramının öngörüleri deneyler aracılığıyla doğrulanır. Bu öngörüler dünyanın mantıksız bir biçimde resmini çiziyormuş gibi görünse de, deneysel kanıtlarla desteklenir.
Dördüncü bölümde anlatıldığı gibi, kuantum mekaniği, bir yandan üzerinde gerçekten gözlem yapılıp yapılamayacağı tartışılırken, yapılan bütün deneylere uygunluk gösteren garip bir konumdadır. Galiba dünya düşlediğimizden, hatta düşleyebileceğimizden çok daha garip.
Şimdi Kuantum Diyarı’na çıktığı yolculukta Alice’e eşlik edelim.
Robert Gilmore
1.BÖLÜM
l
Kuantum Diyarı’na Girerken
Alice sıkılmıştı. Bütün arkadaşları ya tatilde ya da akraba ziyaretindeydi, üstüne üstlük yağmur yağıyordu, bu yüzden eve kapanmış televizyon izliyordu. Bütün öğle vaktini Esperanto’yu tanıtan bir dizinin beşinci bölümünü, bahçıvanlıkla ilgili bir programı ve ücretli bir siyasal yayını İzleyerek geçirmişti. Alice’in canı gerçekten de çok sıkılıyordu.
iskemlesinin yanında, yerde duran kitaba ilişti gözü. Okuyup bitirdikten sonra yere attığı Alice Harikalar Diyarında adlı kitaptı bu. ”Televizyonda neden daha çok çizgi film ve ilgi çekici programlar yayınlamadıklarını bir türlü anlayamıyorum,” dedi kendi kendine merakla. “Keşke şu kitaptaki Alice gibi olabilseydim. Canı sıkılıyorken kendini birdenbire ilginç yaratıklar ve tuhaf olaylarla dolu bir ülkede buluyor. Bir yolunu bulup küçülebilsem, sonra da televizyon ekranından içeri süzülebilsem, belki bir yığın büyüleyici şeyle karşılaşabilirim.”
Umutsuzluk içinde ekrana baktı. Başbakanın görüntüsü ekranı kaplamıştı. Alice’e bir şeyler söylüyordu: Elâlem ne derse desin, bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şimdi her şey üç yıl önce olduğundan çok daha iyiymiş! Alice, televizyona bakarken, dans eden parlak noktacıklardan oluşan bir sis perdesinin, başbakanın yüzünü yavaşça örttüğünü gördü hayretle. Noktacıklar ekranın içine doğru dalıyor, adeta ona işaret ediyorlardı. “Nedense.” dedi Alice, “içimden bir ses, beni çağırdıklarım söylüyor!” Ayağa fırlayarak televizyona yöneldi, ama gelişigüzel yere fırlattığı kitaba takılarak boylu boyunca yere kapaklandı.
Tam düşerken şaşkınlık içinde ekranın dev gibi olduğunu gördü ve kendini, bir girdap oluşturarak görüntünün içine hücum eden noktacıklarla birlikte giderken buldu. “Her yanımı kuşatan bu noktacıklar yüzünden hiçbir şey göremiyorum,” diye düşündü Alice. “Bu aynı kar fırtınasında kaybolmaya benziyor; kendi ayağımı bile göremiyorum. Keşke azıcık görebilsem. Keşke bir yere varabilsem:’
Alice tam da o anda ayağının katı bir şeye çarptığını hissetti ve sen, düz bir zemine basarken buldu kendini. Çevresinde savrulan tüm noktacıklar giderek gözden kaybolurken her yanını bir anda belli belirsiz sayısız nesne sarmaladı.
Kendisine en yakın olanına daha yakından baktı ve hemen hemen beline kadar gelen küçük bir nesneyi inceledi. Olan biteni kestirmek neredeyse olanaksızdı. Çünkü nesne hızla bir o yana bir bu yana zıplayıp duruyordu. Öylesine hızlıydı ki, onu tam olarak görebilmek çok zordu. Nesne sopaya benzer bir şey taşıyordu. Belki de ucu havaya kaldırılmış, kapalı bir şemsiye olabilirdi bu. Merhaba,” diyerek kibarca kendini tanım Alice. “Adını Alice. Sizin kim olduğunuzu öğrenebilir miyim?”…
tiz alalım inşllh.aminn :)