7 Aralık 2016

bağdat'ta ölüm hallac-ı mansur-Wolfgang Günter Lerch

kitap hiç beklemediğim bir tarzd işlenmişti.yazar sıkıcı bir biyografi yerine zaman yolculuğu konseptli bir hayat hikayesi teması yeğlemiş.bu da kitabı daha ilginç hale getirmiş.seri okunan,akıcı bir dille yazılmıştı.ama hallac-ı mansur'un hazin hayat akibeti için söylenecek tek bir söz yok....
hallac-ı mansur'un hayat hikayesinin ve
öğretisinin zaman yolculuğuyla işlendiği fantastik bir biyografi kitabı....









arka kapak:
İnancın ve Direnişin, "Dar"da Hallac-ı Mansur''un Romanı

Adamın çaresiz bir şekilde oynattığı kolunun ucundaki korkunç yarının çürümeye başladığı açıkça belliydi. Fakat bu kanlı et yığını tüm işkencelere rağmen insanlığından bir şey yitirmemişti. Çarmıhın önünde duran bir cellat, işkence gören adamın vücuduna iki çivi daha çakmakla meşguldü. Çekici indirdiği anda adamın vücudundan fışkıran kan sütunu geniş bir kavis çizerek meydanı kaplayan tozların arasına karışıyordu. Fakat kurban kahkahalar atarak öyle bir gülüyordu ki, yanaklarından aşağı yaşlar süzülüyordu. Bunun sebebi çektiği şiddetli acı olabilir miydi? Rüstem Efendi''nin sesi duyuldu: "Bu adam el-Hallac."

keyifli okumalar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumlarınız için teşekkür ederim :)