9 Nisan 2017

mıddlesex,jefrey eugendies...


Nihayet bitti.Nette abartıldığı kadar harkulade olduğunu düşünmesem de yazarın hikayeciliği güzel.Zaman da atlanılarak olaylar anlatılmış.Bu da kitaba hoş ve farklı bir hikaye tadı bırakmış.Bir yandan Yunan bir ailenin hikayesi anlatılirken bir yandan da Kurtuluş Savaşından başlayan tarih anlatıcılığı modern zananlara ulaşıyor.Ama kitabın bariz taraf tuttuğu,çok objektif olmadığı ve Türklere karşı antipati besledigi ve bilinçleri de bu şekilde etkilemeye çalıştığı aşikar.600 küsur sayfa da çok gereksiz ve okuyucuyu zorluyor.Bunun dışında dediğim gibi hikaye tekniği çok güzel ve akıcı bir anlatımı var.Okunası bir kitap olsada benim için nette söylendiği gibi okunacak bin kitap arasında kesinlikle yer almaz.Ne muhtesem ne çok kötü bence bir romanda olmasi gerekenler var.
Kurtuluş Savaşı Bursa'sindan Amerika'ya bozuk genlerin yolculuğu...


arka kapak:

2003 PULITZER EDEBİYAT ÖDÜLÜ

"21. YÜZYILIN EN İYİ 12 ROMANI" seçkisinde (BBC'nin 2015 yılında dünyanın önde gelen kitap eleştirmenleri arasında yaptığı anketin sonucu)

"ÖLMEDEN ÖNCE OKUMANIZ GEREKEN 1001 KİTAP”tan biri



Ben iki kez doğdum: İlkinde 1960 yılının Ocak ayında, Detroit için inanılmaz derecede dumansız bir günde kız olarak ve daha sonra tekrar 1974 yılının Ağustos ayında Petoskey'de bir acil kliniğinde, ama bu defa ergenlik çağında bir delikanlı olarak. 

Bu cümleyle başlıyor, içinde bulunduğumuz yüzyılın en büyük romanların biri olarak gösterilen Middlesex. Kuşaklar boyunca ondan ona geçip sonunda küçük bir kızın, Calliope Stephanides'in bedeninde çiçeklenen bozuk bir genin hikayesi bu. Genin yolculuğunun sonlandığı yerde, Calliope'nin kendi yolculuğu başlıyor, karşısında ise o yaman soru: Bizi biz yapan şey nedir; genlerimiz mi, seçimlerimiz mi? Ve böylece dinlemeye başlıyoruz Stephanides ailesinin Osmanlı Bursası'ndan Henry Ford'un Detroit'ine uzanan, çağın tüm gelgitlerinden nasibini almış seksen yıllık büyüleyici öyküsünü. Koza Han, İzmir yangını, hayalleri taşıyan dökük gemiler, fabrika dumanları altında kıpırdanan Detroit, içki yasağı, ayaklanmalar, onca hayal kırıklığına rağmen tükenmeyen olasılıklar… Sonunda birleşip Calliope Stephanides'i oluşturacak tüm parçalar. 

Eugenides dokuz yılda yazdığı Middlesex'te üç kuşak ve iki kıtaya yayılmış bir aile hikâyesini tabulara ve dogmalara alaycı bir dille karşı çıkarak, inanılmaz bir akıcılıkla anlatıyor. Bugüne kadar 35 dilde yayımlanan ve üç milyonun üstünde okura ulaşan Middlesex, bir modern zamanlar destanı. Ve tüm destanlar gibi, kahramanlarının hikayesinden çok daha fazlasını söylüyor bize. (Tanıtım Bülteninden)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumlarınız için teşekkür ederim :)