5 Haziran 2017

üç silahşörler,alxandre dumas...



Üç Silahşörler açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattı.Ben daha akıcı ve eğlenceli bir hikaye bekliyordum.Ama yazarın uslubu çok hoştu.Hikaye anlatılırken araya girip kendide okurla konuşuyordu.Bu tarzla ilk kez Stendal'in Kırmızı ve Siyah'ın da kaşlılaşmıştım ve çok etkilenip hayran kalmıştım.Hatta olaylar hakkında kendi görüşlerini açıklayıp bence şöyle olsaydı daha doğru olurdu diye fikirlerini söylemesi ve aradan çekildikten sonra hikayenin bambaşka taraflara gitmesi çok heyecan uyandırıcıydı.Bu kitapta da bu uslüp çok güzeldi ama laf çok uzatılmıştı ve çoğu yerde sıkıldım.Sanırım daha önce seyredilen aksiyonu yüksek uyarlama filmlerin etkisi yüzünden olabilir.🤔
Olaylara gelince kardinal kralı devirmek ister,kralın muhafızlarına tesadüfler sonucu Dartanyan'nın da katılmasıyla arkadaşlık,sadakat,görev üzerine kurulu denilebilecek bir macera başlar 
Açıkçası kitabın bittiğine sevindim.😉



arka kapak:
Fransa Kralı'nı devirmeye kalkışan Kardinal Richelieu.... Ve onu durdurmaya çalışan üç kahraman savaşçı....
Krallık Muhafız Birliği silahşörlerinden Athos, Porthos ve Aramis’e gözükara d’Artagnan’ın da katılmasıyla, Kardinal’in adamları için zor günler başlar. Silahşörler, Kral ve Kraliçe uğruna hiç çekinmeden hayatlarını ortaya koyarlar Çünkü onlar gerçek birer şövalyedir. 
Üç Silahşörler’in unutulmaz sözü işte bu şartlarda doğar: "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için!"
Fransız edebiyatının en popüler kahramanlarını yaratan Alexandre Dumas, hikâyesine ani sıçramalar, bir anda parlayan kılıç şakırtıları ve merak unsuru 
katarak okuyucuyu heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor.

keyifli kalın...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumlarınız için teşekkür ederim :)