14 Ağustos 2013

gece gezgini,katherine marsh

gece gezgini
katherine marsh


doğrusu ben biraz sıkıldım.okuduklarımı çok fazla hayalimde canlandıramadım.ya da kitabı okumaya başladıktan sonra aslında yazarın fantastik çocuk edebiyatı yazarı olduğunu öğrendiğim için oldu bilemiyorum.
yine de kendimi biraz herry potter filmi izler gibi,biraz da hayao miyazaki'nin ruhların kaçışı animesini izler gibi hissettim.aslında güzel bir kitaptı,ön yargım oluşmasaydı :/
bence daha çok on dört ,yirmi dört yaş arası gençleri mutlu edecek bir kitap.
böyle bir sayı verdim çünkü çevremde bu yaş aralığında olan çok fazla herry potter ve miyazaki hayranı genç var.bu kitap onları mutlu edecektir.
14 yaşında ki jack'in hikaeysi.jack bir gün bir trafik kazası geçirir ve ruhları görmeye başlar.daha sonra  fantastik bir maceraya çıkar ve annesini ruhlar aleminde kendisle aynı yaşta olan ruh bir kız olan euri ile birlikte aramaya başlar.
ve hikaye böylelikle gelişir.

katherine marsh


alıntı
Katherine Marsh 1974 doğumlu bir yazar. Çocuk Fantezi edebiyatı yazarı olan Marsh en çok, Türkçeye Gece Gezgini adıyla kazandırılan The Night Tourist isimli kitabıyla tanınıyor. 2008 Edgar Award for En İyi Gençlik Fantezi Edebiyatı ödülünü Gece Gezgini isimli kitapla alan yazarın bu romanı GOA Yayıncılık tarafından yayımlandı.Hem mitoloji, hem de klasik edebiyat karakterlerini okuyucularla buluşturan  Gece Gezgini romanı sadece gençleri değil, büyükleri de etkileyecek bir kitap. Yazar,çocuk/gençlik kitaplarının tabusu olan intiharla da okuyucuyu yüzleştiriyor. Hayaletler" dünyasına ait anlattıkları da zengin bir hayal gücünün ürünü.

"Ta taa! Karşınızda 61inci peron!" dedi Euri, asma kilitli kapıyı gösterirken.
Fakat Jack kapıya bakmıyordu. "Burası nereye gidiyor?" diye aşağıya giden merdivenleri işaret ediyordu.
"Orası mı? İstasyonun diğer katlarına gider." dedi Euri. "Görmek ister misin?"
Merdivenlere yaklaşan Jack aşağıya baktı. "Fakat rehber sadece iki kat olduğunu söylemişti."
"O turist turu. Ben sana gerçek bir tur veriyorum. Dokuz kat var."
Jack birden rüyasında New Yorkun altında dokuz kat olduğunu söyleyen hemşireyi hatırladı.
"Dokuz mu?" diyerek Euriye baktı ama Euri kollarını göğsünde birleştirerek gözlerini doğruca ona dikti.
"Pekâlâ," dedi, "gel seni gezdireyim." Sırıtarak devam etti, "Orada apayrı bir dünya var."
Jack rüyada olup olmadığını kontrol etmek için kendi kolunu çimdikledi. Arkasındaki kırmızı yarım ay şekillerine baktı. Başından geçen kaza aklına geldi.
"Hadi gidelim!" dedi Euri neşeyle merdivenleri inerken. Jack da büyük demir kapıya tutunarak onu takip etti.

kitabı bence evanescence'nin lies şarkısı eşliğinde okuyun daha etkili olacaktır :)


keyifli okumalar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumlarınız için teşekkür ederim :)