14 Ağustos 2015

manzara...


ramazanın bitimiyle sıcaklar bir bastırdı tam bastırdı.hamdolsun ki istanbul gibi bir şehirde bahçeli bir evde oturuyoruz.ağaçlar,gölge,esinti,serinlik..elhamdülillah vesselam
tam salıncakta sallanıp keyif yaparken bahçeden bir görüntü paylaşmak aklıma geldi.
kpss'nin ardından kontenjanların açıklanmasına günler kala kitap okuyup örgü örüp keyif yaparken inşllh bu keyif sonra da devam eder diye dua ediyorum.
işte son durumlar böyle.


kiap okuma ışığı çantası :)

kitap okuma ışığıma kap gibi bişiy yapım da nerede bu Türk dil kurumu arkadaş bu aparatlara isim bulsun.tiz göreve geline,isim buluna,acele edile :) 


örgü çanta..


bilgisayar çantası diye başlamışım ama baktım bilgisayar çok ağır ağır gelecek örgü çanaya bende dağda bayırda,parkta,bahçede,piknikte bilemedim deniz kenarında kitabımı koyup yanıma alayım diye kendisime örgü kitap çantası yaptım. :)


 ilk önce çantanın iki tarafını motiflerle örüp kenarını iki sıra döndükten sonra birleştiirdim


sonra ön yüzüne telefon cepliği yaptım.


cebin dikilmiş hali.


bez bir çantanıntTahta kulplarını örgü çantaya monte etim ve astarladım.
vee sonuç.bence güzel oldu :)


11 Ağustos 2015

kitap...



size içinde hayalini de kurduğum kitap okuma köşelerinin de bulunduğu bir kaç kitaplık gösterim dedim.


























bize de nasip olur inşllh diyelim :)

battaniye,blancet..

geçen sene kpss'den az önce başladığım ve ancak bu sene kpss'den az sonrasında bittirdiğim battaniyem.prensesime de elaziz'de yapmıştım  battaniye modeli için buraya ık tık 
battaniyelerin örme kısmı biti ama polar alıp astarlama kısmı kaldı.bu bölümle havalar soğuyunca ilgilenmeyi düşünüyorum.zira bu sıcakta çekilmez der ve huzurdan ayrılırım.


keyifli,rengarenk günler..

bir gezme postu..

bir deniz havası alama molası verdik.
hoş bir gündü.
burası istanbul,karaburun sahili.


uzun zamandır denize gitmek isteyen prenses musmutlu bir gün geçirdi.


ben kitap okudum,prenses eğlendi mi eğlendi.





























piknik,deniz havası ve hoş bir gün.darısı yeni gezmelerin başına..

yeniçağ felsefe tarihi,prof.dr.ismail erdoğan

Bu ders notlarını sanırım üç sene evvel elaziz’deykene örgün okuyan il,hiyatçı bir arkadaşım bana vermişti ve şimdi okumak nasip oldu.70 sayfalık bir ders notuydu ama okuması bütün günümü aldı zira not çıkar,yaz çiz derken uzun sürdü ama aynı günde bitti.keşekem daha önce okusaymışım çok keyif aldım.en sevdiğim hocamın  hazırladığı ders notlarıydı.


10 Ağustos 2015

mahşer günü,alan m. dershowitz

Kesinlikle harika bir roman değil.Favoriler arasına girmek için hiç şansı da yok ama içerdği konu bakımından kayda değer.Tam da Evanjelizmi okuduktan sonra bu romanın denk gelmesiyse kesinlikle tevafuk bence.
Olaylar orta doğuda geçiyor.Yakın gelecekte Kudüs’te düzenlenen bir terörist eylemi aşırı İslamcılara yıkmaya çalışırken olayın ardından Armegedoncu Yahudi yanlısı Evanjelikler çıkıyor.Kitap kahramanlarına gelince:Polonyalı Yahudiler,Amerikalılar,Amerikalı Yahudiler,Arap  Yahudiler,radikal İslamcılar,Marksist Leninist Araplar daha kimler yok ki kitapta.Bunun dışında dediğim gibi kayda geçecek bir kitap değil.Okumasanız da olur okumak isterseniz de siz bilirsiniz.
iki güne kalmaz biter türden bir kitap.
Kitaptan can alıcı iki paragraftan alıntı yapıp ve bu posta son vereceğim.
Habash izlenecek net talimatlar almaktan rahatlamış gibiydi.Bir fincan Türk kahvesi-İsrailliler en azından şimdilik öyle diyordu-ve fıstıklı ballı Lübnan baklavası istedi.

….görevleri,Eski Ahit’ten dolayı sevdikleri Yahudileri ve”gerçek”İncil’in  zayıf bir taklidi olarak gördükleri “gülünç” Kuran’dan dolayı acıdıkları Arapları kurtarmaktı.
Bu iki paragraf bence çok şeyi açıklıyor.


arka kapak:
Çarpıcı ve şaşırtıcı bir terör eylemi, Orta Doğu'daki gerginliği sonunda patlama noktasına getirir. Bu sıkıntılı bölgenin iç çatışmaları, daha önce benzeri görülmemiş bir şiddetle patlama tehlikesini hissettirirken, genç bir Yahudi Amerikalı avukat -ünlü bir savunma avukatının kızı- tutuklanan ama suçsuz olma olasılığı yüksek olan bir Filistinli'nin savunma grubuna katılır. Ama dehşet verici bir gelişmeden sonra, genç kadının babası mahkemede Filistinli'yi savunmak zorunda kalır. Yoksa kızını sonsuza dek kaybedecektir.

Mahşer Günü, en büyük mahkeme dramlarının gerilimini, hareketli bir aksiyon ve çekici bir aşk öyküsüyle birleştirirken, dünyanın en renkli, en karmaşık ve tarihi açıdan en önemli kültürel ortamını fon olarak kullanıyor. Unutulmaz karakterler ve soluk kesici görüşlerle dolu olan bu roman, okurlara sadece heyecan değil, aynı zamanda çok sevilen ve uzun zaman üzerinde çatışılan bir bölgenin tarihiyle ilgili panaromik bir bakış açısına ek olarak, dünyanın en uzun geçmişe sahip ve en tehlikeli uluslar arası krizinin kaynaklarına düşündürücü ve bilgiye dayalı kaynaklar -ve olası çözümler- sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

keyifli okumalar..

9 Ağustos 2015

supla


annem bana hediye alır da ben onu göstermez miyim.bu yaz her tarafım supla takımı doldu.demek ki bu sene benim supla senem.
nette ilk çıktığı zaman çok pahallıdan satıldı bu akımlar ama annem bana mahmut paşa'dan yoksa orasının adı mahmut bey miydi ?  neyse ha bey ha paşa.işte annem ordaan almış.hem de 20 tl.
beyaz olduğu ayrıyetten iyi olmuş.çünkü ben ördüklerimi hep rengarenk olanından yapmıştım.
iyi pazarlar diliyorum ve kitabıma kaldığım yerden devam etmeye gidiyorum.


6 Ağustos 2015

haşlanmış harikalar diyarı ve dünyanın sonu.haruki murakami..

kitap hakkında ne desem bilemiyorum.
platon'un ideler dünyasına mı benziyor,görünüşler dünyası ve gerçekler dünyası gibi bir şey mi,yoksa paralel evrenler de mi geçiyor olaylar yoksa şizofrenik bir adamın akıl alamaz gerçeküstü hayal dünyası mı bilemedim.
olaylar bir haşlanmış harikalar dünyasında bir de dünyanın sonunda geçiyor.
iki farklı paralel dünyalar da sırasıyla işleniyor olaylar.
kafataslarından rüya okuyan bir adam,pembeli bir kız,büyük baba,baş karakterlerde dahil isimsiz bir sürü roman karakteriyle enteresan ötesi bir kitaptı.
enteresan konusunun yanında her murakami kitabında olduğu gibi akıcı,su gibi giden murakami diline sahip kitap ama kesinlikle favori kitabım olmaz.
olaylar birinci tekil kişi ağzından anlatılıyor diğer murakami kitaplarında ki gibi.
kitabı okumaya başladığım andan itibaren isminden dolayı mıdır nedir gerçekten kendimi  harikalar diyarına dalmış gibi hissettim.
bazen uzun paragraflar sıkmadı değil.itiraf etmem gerekirse bazen paragraflarda atlama da yaptım.
akıcı bir murakami dili de olsa bazı yerleri okunmadı yaf :/
modern dünyanın modern ve sıradışı bir yazarı olan murakami'nin bu kitabını herkese tavsiye ediyorum diyemeyeceğim.çünkü murakami bence biraz zor bir yazar ve herkese hitap edecek türden biri değil.murakami hayranlarının okumadan geçmemesi gereken bir kitap ama.


arka kapak:
'Çektiğin acıyı ben de anlıyorum. Fakat bu herkesin başından geçiyor. O yüzden senin de katlanman gerek. Sonrasında kurtuluş geliyor. O zaman artık sen, hiçbir şeyi dert etmeyecek, üzülmeyeceksin. Hepsi kaybolup gider.
Geçici heveslerin hiçbir değeri yok. Burası dünyanın sonu. Dünya burada sona erer, ötesi yoktur. O yüzden sen de artık hiçbir yere gidemezsin.'

Gölgesini kaybeden, kafataslarından eski rüyaları okuyan bir adam ve dünyanın sonu gelmeden önce yaşayacak sadece birkaç saati kalmış bir kahraman. Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu XXI.
yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kült yazar Haruki Murakami'den bilimkurguyu masalsı bir dünyanın içinde var eden, Kafkaesk bir psikolojik gerilime göz kırpan bir roman.

keyifli okumalar..
Related Posts with Thumbnails