3 Ağustos 2013

korece tercüme yaptım ki ben :)



kore hayranlığı birbirini tanımayan pek çok insanı bir araya getirir ve hiç tanımadığın insanlarla sanki yıllardır tanışıyormuş gibi ya da akrabaymış gibi olursunuz ve öyle hissedersiniz.
büşra yetkinköle''de bana kore sevgisi sayesinde ulaşmış çok tatlı bir genç kızımız.
blogumu takip ediyormuş,blogun facebook sayfasını da beğenmiş.sesiz sedasız okuyormuş beni.
şimdi gelelim esas meseleye;büşra kore televizyonu mbc'nin hazırladığı bir yarışmaya katılacakmış ve yarışma için video hazırlaması gerekiyormuş.videoda da haliyle korece konuşması icap ediyormuş.
blogun facebook sayfasından büşra bana ulaştı,abla yardım eder misin dedi?
ilk önce panikledim çok zor bir metin zannettim,yapamam diye de korkmadım değil hani :)
neyse çok zor değildi istediği.ama tam da tek ders sınavına hazırlandığım döneme denk geldi,ders yapıyordum ve canımda hiç çalışmak istemiyordu doğrusu :)
ananemin tabiriyle sıbıttım dersi,notu,başladım büşra için çeviri yapmaya.
şükür becerebildim.kendime de daha bir güven geldi hani :)
çok önemli bir iş yapmadım ama hem yardım isteyen tatlı bir kızı geri çevirmediğim için,hem tercüme yapabildiğim için çok mutlu oldum.
bu ara da yarışmaya katılacak olan diğer vedeoları da izledim ve en güzeli,en kalitelisi,en sempatik ve sıcak olanı büşra'nın videosuydu.
inş yarışmayı büşra kazanır.
büşra,ablası fighting :)
işte büşranın çok emek vererek kendi çabalarıyla hazırladığı videosu


herkes büşra'ya dua etsin olur mu ? :)

2 Ağustos 2013

dokuz olduk ki biz :))

bugün prensesimin doğum günüydü.gayet mütevazi bir doğum günü yaptık.onun hayalini süsleyen söz verdiğim doğum gününü inş ben görev aldıktan sonra yapacağız.
iyi ki doğdun bebeğim,annen seni çok seviyor...


aşkımız şansa kaldı..

aşkımız şansa kaldı
katie wall


kitap 312 sayfasıyla oldukça kalın fakat bir güne de okunup
 bitecek türden.tabi sıkılmazsanız.yazar aslında gerçek bir oyuncu
 ve bence yazarlık yapmasına gerek yok çok güzel bir kadın 
oyunculuğuna devam etsin :P
ben kitabı beğenmedim,özellikle yazarın,olayları kahramanın dilinden anlatma çabasından hiç hoşlanmadım.çünkü bu işi becerememiş.kendinizi günlük okur gibi hissediyorsunuz.
avusturalya'lı bir oyuncu hollywood'a gelip ünlü olmaya çalışırken,unutamadığı aşkının peşinden gitmeye karar veriyor.tabi bu arada başka erkekler de karşısına çıkmıyor değil.
insana bir şeyler kazandıran,okurken zevk veren bir kitap değil.zaman kaybı.
ama elinize geçer de okumak isterseniz siz bilirsiniz.


oyuncu ve yazar katie wall.
dediğim gibi gerçekten çok güzel bir kadın.oyunculuk yapmaya devam etsin ve kitap yazma işini benim sevgili debbie macomber'ime bıraksın :) 


kitaptan (alıntı)
Doğan her yeni gün temiz bir sayfa açar...

Kendi masalını yazmak için ufak bir yolculuğa çıkmaya cesaret edebilir misin?

Başına pek çok şey gelecektir elbet. Parasız kalabilirsin, tehlikeli arkadaşlar edinebilirsin, insanlar seni kullanmaya çalışabilir...

Sadece bunlar değil; umudunu kaybetmiş insanların yüreğine ışık tutabilirsin, insanlar senin sayende korkularıyla yüzleşebilir.

Tabii arada yaşanan trajikomik olayları da unutmamak lazım: Sosyetik bir partinin tuvaletinde kilitli kalmak... Öleceğini sandığın için dramatik konuşmalar yaparken sadece gaz sıkışmasından muzdarip olduğunun açıklanması...

bugünün özel postu daha sonra.çünkü prensesimin doğum günü :)

1 Ağustos 2013

.cirque du soleil:worlds away / güneş sirki

kore ve japon filmlerinin haricinde uzun zamandır izleyip de en beğendiğim film oldu güneş sirki.


filmin konusu kısaca şöyle :
genç kadın şehre gezici bir sirk geldiğini duyunca izlemeye gider.orada ki palyaço onun mutlaka karnaval sirkine girmesini ve aerailist'i izlemesini söyler.kız aerailist'i izlerken adeta büyülenir.gösteri sırasında aerailist'in düşmesiyle ona yardım etmeye çalışırken kız ve aerailist fantastik bir dünyaya geçerler.


2012 yapımı filmin imbd puanı 6,4


filmin senaristi ve yönetmeni daha önce shrek,narnia günlükleri ,aslan kral gibi pek çok başarılı filme de imzasını atmış olan andrew adamson.
filmin prodiksiyonundaki isim ise awatar ve titanic'ten
 tanıdığımız james cameron.


muhteşem kostümler,makyajlar,artistik ve akrobatik sahne performansları ile bezenmiş filmin müzikleri ise unutulmaz efsane grup the beatles'e ait.
uzun  zamandır  bir filmi böyle nefesimi tutarak,heyecanla ve sıkılmadan izlememiştim.
ben filme adeta bayıldım.baştan sona konuşma olmayan bir filmde insanın sıkılması çok muhtemelken bu film size zamanın nasıl geçtiğini fark ettirmeyecek.


 kız ve aerailit'le birlikte fantastik bir dünya da muhteşem müzikler eşliğinde olağan üstü bir gösteriye tanıklık edeceksiniz.bence hiç düşünmeden oturup hemen izleyin derim.





çok güzel kurgulanmış,çok güzel anlatımı olan bu film izleyene çok şey vadediyor.
filmin traileri 


 

filmden müzikler :
paul mccartney blackbird

 

cirque du soleil worlds away-bateu (flying)


 

sıkılmadan hayranlıkla izleyeceğiniz bir film.kaçırmayın derim.
sadece the beatles şarkıları için bile izlenir.
iyi seyirler..

31 Temmuz 2013

ateşi yakmak,jack london

ateşi yakmak
jack london


jack london çok taktir gören bir hikaye yazarı olsa da ben kitaptan sıkıldım,sevmedim.
arzu eden okusun.

kitap hakkın da (alıntı)

"Çinago", "Ateş Yakmak", "Ablak Suratlı Adam", "Meksikalı", "Kaçak", "Midasın Müritleri"
Gelmiş geçmiş en güçlü öykü yazarlarından biri olan Jack London, California Üniversitesinde yazarlık kurslarına devam ederken, yazdığı öykü denemelerini gerçek yaşamda rastlanmayacak derecede vahşi sahnelerle dolu diye eleştiren profesörüne, "Bütün bunları gördüm ve yaşadım," diye cevap vermişti. Jack Londonın sanatı, toplumsal gerçekçilik tarzına örnektir.
Kitapta yer alan AteşYakmak, Jack Londonın gençliğinde altın aramak için gittiği kuzey kutbuna yakın bölgelerde yaşanan bir olayın öyküsüdür ve vahşi doğada tek başına ölümle yüz yüze kalan insanın, hayatta kalma mücadelesini anlatır. Yazarın en ünlü ve en güzel hikayelerinden biri olan Meksikalı, Profinio Diazın askeri diktatörlüğüne karşı patlak veren Meksika devriminden bir sahneyi canlandırır. Kaçak ise yazarın çuval fabrikasında saatte on sent karşılığında çalıştığı zamana ait bir deneyimidir ve insafsızca sömürülen çocuk işçilerin çilesini anlatır. Kitapta, değişik konularda üç öykü daha yer alıyor. 
Jack London, konularının çeşitliliği, anlatım gücü ve öykü dokusu bakımından, seçkin bir evrensel yazar olduğunu kanıtlamıştır.

30 Temmuz 2013

.endülüsün ilk filozıfu batalyevsi,doç.dr.ismail erdoğan



endülüs'ün ilk filozofu batalyevsi.
doç.dr.ismail erdoğan


son sınıfın ilk dönemi islam felsefesi dersimiz vardı ve uzaktan eğitim için canlı ders uygulaması da başlatılmıştı.
ismail erdoğan hocam islam felsefesi derslerimize giriyordu ve bir dönem boyunca canlı derslerde karşılıklı ders işledik,hocamdan çok şey öğrendim.benim felsefeye olan ilgim hocamı çok memnun etmişti ve elazığ'a gidince kendi yazmış olduğu kitaplarından bana hediye etti.
bu dönem  de elazığ'a finaller için gittiğimizde hocam beni diğer hocalarla birlikte elazığ çileği yemeğe davet etti.hocamın odasından çıktık kantine doğru gittik,çilekleri yemeye başladık ve ismail hocam diğer hocalara şöyle dedi :bu kızımızın felsefeye çok merakı var ve benim hiç bir canlı dersimi de kaçırmadı.ayrıca sorduğu sorularla beni baya da zorlamıştır da yani :)
diğer hocalarla bir gülüşme oldu,sonra arkamdan okulun diğer felsefe hocaları benim felsefeye olan merakımla ilgili konuşmuş olmalılar ki,onları ziyarete giden diğer arkadaşlarıma bu suphidan'ı biz alıp akademisyen ya-palım diye söylemişler.nasıl mutlu oldum anlatamam.zatem hocam ales'ten yüksek puan al gel dedi :)
nasip inş olur..
şimdilerde kendi okulum da yani fırat üniversitesi ilahiyat fakültesinde,islam felsefesinde yüksek lisans hayalleri kuruyor ve bu sıcak oruçlu günlerde ders çalışıyorum.
ramazanın hürmetine rabbim duamı kabul etsin.sizin ve içinde benimde inş.


kitaba gelince hocamın dili oldukça akıcı ve yalın.islam felsefesinde herkes tarafından pek bilinmeyen bir düşünürü batalyesi'yi tanıtmak amaçlı kitabını kaleme almış.felsefeyle uğraşan herkesin okuması gereken bir kitap.batalyevsi denilince boş boş bakmaması için tabi.ayrıca kitap dip notlarla zenginleştirilmiş.
bunu dışında yine felsefe ve islam felsefesine ilgisi ve bu konuda bilgisi olanların dikkatlerini çekecek bir kitap.ders kitabı mahiyyetinde,batalyevsi'nin görüşlerinden yola çıkıp,etkilediği ve etkilendiği pek çok fikrin ve filozofun düşüncelerine kadar pek çok bilgiyi içinde barındıran ve bir felsefe kitabı olmasına rağmen sıkılmadan okunan bir kitap.
kitapla karşılaşırsanız hatırını kırmayın okuyun..

hocam prensesim için imzaladı :)


bataşyevsi'nin daire nazariyesi 
....dairenin ters yöne çevrilmesi ile yapılan sıralamayı takip ettiğimizde,yani heyula'dan başlayıp,insana kadar olan sıralama ise,varlıkların meydana geliş sıralamasıdır.


arka kapak:
Endülüs'ün yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden biri ve belki de ilk filozofu olan İbn's-Sid el-Batalyevsi,bu özelliği ile Doğu İslam dünyasının ilk filozofu olarak görülen Kindi'ye benzetilebilir.Batalyevsi,Mağrip'te felsefenin başlangıcı açısından bir ilk olmasının yanında,İbn Bacce,İbn Tufeyl ve İbn Rüşd'ün habercisi olarak da görülmektedir.Batalyevsi'nin bir başka önemi ise,sadece Batı İslam dünyasında değil,aynı zamanda Yahudi ve Hristiyan aleminde de felsefenin gelişmesinde yapmış olduğu katkıdan kaynaklanmaktadır.Zira Batalyevsi,İbn Rüsd,İbn Arabi gibi İslam filozoflarının fikirleri üzerinde etkili olmakla kalmamış,özellikle İbn Meymun,İbn Tibbon ve İbn Metot gibi Yahudi filozofların düşüncesinin şekillenmesine de önemli ölçüde katkıda bulunmuştur.
Bu çalışmada,İslam aleminin meçhul kalmış meşhurlarından birisi olan Batalyevsi'nin Türk ilim camiası tarafından tanınması hedeflenmektedir.






kitaptan :
 yahudiler,batalyevsi'nin hayali daire fikrini,yahudiliğin mistik yorumu olan kabala'yı izah etmek için kullanmışlardır.

endülüs'te felsefi diyebileceğimiz ilk kitabı batalyevsi kaleme almıştır.

Tanrı'nın her şeyi bilmesi,O'nun olmuşu olduğu gibi,olacağı nasıl olacaksa öyle ve imkansızların (muhalat)da imkansızlığını bilir,şeklinde tanımlanır.

fikirleri,bir bütün olarak değerlendirildiğinde,batalyevsi'nin meşşai filozoflara benzemekle birlikte,tam bir meşşai olduğunu söyleyemeyiz.daha çok,uzlaşmacı bir tavır içinde görülen batalyevsi'nin,felsefi sistemleri birbirine zıt olan platon ve aristotales'i uyum içinde göstermesi,bu iki filozofun görüşlerini uzlaştırmaya çalışan farabi'yi hatırlatmaktadır.

zevkle okunacak bir felsefe kitabı ama kimselere emanet vermem :))
iyi okumalar :)

.anahtarlarıyla islam felsefesi

anahtarlarıyla islam felsefesi
dr.necip taylan


İslam felsefesini değerlendirirken onu, İslamî nâsslardan uzak düşünmek mümkün değildir. Çünkü o, bir yanı ile bütün felsefeyi, diğer yanı ile İslam dinine bağlı bütün aklî ve manevi verileri içine alır.

yine ders niteliğinde olan bir kitam ve yine zevkle okuduğum bir kitap.
felsefe tarihinden başlayıp,islam felsefesine kadar uzanan bir içeriğe sahip.
hocanın dili gayet akıcı ve anlaşılır.
yine seviyorsanız,ilginiz ve bilginiz varsa okuyun zevk alacaksınız diyorum.
bugünlük bu kadar yeter.
elimde ki yarım felsefe kitabımı bitirip sonra onun postunu yazarım ama bugün sizi felsefeye boğdum,onun postu yarına kalsın :)

.din felsefesi.

din felsefesi
prof.dr.mehmet s.aydın


Özellikle "Analitik Gelenek"ten gelen filozoflara göre, "felsefenin ruhu tartışmadır." Başka bir ifadeyle felsefe, akla gelen bütün alternatifleri dikkate alarak tahlil ve tenkidi ön planda tutan bir sorgulama faaliyetidir. Bu kitapta sözkonusu yaklaşım benimsenmiştir. Dolayısıyle, kitabın amacı okuyucusunu belli bir itikada ulaştırmak değil, dini anlamasına ve temel dini iddiaların nasıl temellendirildiğini görmesine yardımcı olmaktır.
"Din Felsefesi", aslında, bir ders kitabı olarak hazırlandı. Fakat din ve felsefe konularıyla ilgilenen aydınların kitaba gösterdiği ilgi, öğrencinin ilgisinden daha az olmadı. Bir felsefe kitabının onuncu baskıya ulaşmasının "sırrı", işte bu entelektüel ilgi olsa gerektir.


itiraf ediyorum geçen yaz bu kitabı okuduğumda hiç bir şey anlamamıştım :)
ama bu dönem okulda din felsefesi dersi gördüğümüzde bu işin içinden çıkılmaz derste hiç zorlanmadım.
din felsefesi hocam hüsamettin yıldırm'ında dediği gibi sen aslında okuduklarını öğrendin,beyin onları özümsedi sadece bilgileri kullanabilmen için zaman ihtiyacın vardı.işte hocam bana böyle demişti :)
prof.dr.mehmet aydın hoca türkiye'nin ilk din felsefesi prof'u.
bu kitapta türkiye'de yazılan ilk din felsefesi kitabı.
daha önce de dediğim gibi felsefeye ilginiz varsa alın okuyun.
ama yine uyarayım bu kitap tamamen ders kitabı.
hocanın dili de biraz ağır.
yinede felsefe severleri hayal kırıklığına uğratmayacak bir kitap.


tatlı düşler yeşeren umutlar..



yine okumadığınız da çok şeyler kaybetmeyeceğiniz bir kitaptan bahsedeceğim ama küçük bir farkla bu kez ben kitabı sevdim ve sıkılmadan okudum.
ama illa okunmazsa olmaz denilecek bir kitap değil.
bazı hikayelerde kendinizi bulmak zordur ama ne enterasandır ki ben kitabın kahramanı tess'in başına gelenlerde aynısının tıpkısı olmasa da en azından karşılaştığı insanlar kısmında kendimden bir şeyler buldum.
kitap tess hakkında.düğünden önce terk edilen tess,yepyeni bir hayata başlamak için küçük biringiliz kasabasına yerleşir ve hayatında yeni umutlar başlar.


elazığ'dan son gidişimde aldığım bu kitabı ben hakikaten beğenerek okudum.elinize emanet geçerse okuyun ama gidip para vermeyin derim :)
aslında yazarın piyasa da sana bir sır vereceğim adında bir kitabı daha var.eğer elime geçerse okurum çünkü yazarın dilini sevdim,sadece anlatılan olaylar insanın hayatına ışık tutmuyor ve pek bir şey kazandırmıyor.bakalım bu aralar daha ne kadar kitabı okuyup beğenmeyeceğim :)
kitaptan :
erkeklerin topunun Tanrı cezasını versin..
erkekler aşağılık yaratıklardı...
valla iyileri tenzih eder ve bence de derim :)

kitabın yazarı sue mooreroft

alıntı
Nişanlısı tarafından düğünden bir gün önce terk edilen bir kadının inzivaya çekildiği kasabada yaşadığı dostluklar, cesaretini ve gücünü keşfetmesi, âşık olması… Bazen her şeyi unutup baştan başlamak gerekir.
“Canlandırıcı, yüreğinizi ısıtacak ve eğlenceli, elinizden bırakamayacağınız bir kitap. Tatlı Düşler, Yeşeren Umutlar yeni başlangıçların büyüleyici hikâyesi.”Single Titles
“Tatlı Düşler, Yeşeren Umutlar kendinize verebileceğiniz en güzel hediye.”The Truth About Books


aşk mutfağında ve tatlı düşler yeşeren umutlar kitapları sonsuz kitap'tan çıkmış kitaplar ve ben bu yayın evini çok sevdim.kitaplarının kapak tasarımlarına ve kitaplarına verdikleri önemden dolayı.bu iki kitaba hayran kalmasam da bu yayın evinin kitaplarına rast geldim mi artık okurum.
tam terazi burcuyum ya ne dediğim belli değil :)
ne sevdiğim belli,ne sevmediğim :)

27 Temmuz 2013

.49 days.

etrafımızdaki insanlar gerçekte bizi ne kadar seviyorlar ?
ya da acaba gerçekten seviyorlar mı ?
dizi boyunca kendinize bu soruyu sorabilirsiniz...



2011 yılının belki de en iyi fantastik kore dramalarından biriydi 49 days.
fantastik dizi furyasının yeni başladığı ve 
secret garden'danla birlikte en iyi iki fantastik diziydi.
kore dizisi hayranı olup da hala izlemeyen var mı bilmiyorum
 ama kore dizisi hayranı olun ya da olmayın izlenmesi gereken fantastik dizilerin başında geliyor bence.
iyi oyuncular,sağlam bir senaryo,kore dizilerinin muhteşem kurgusu,fantastik ögelerin çok dozunda uygulandığı ve en önemlisi ne kadar iyi bir dizi seyrederseniz seyredin iyi bir sona sahip olamayan tüm o kore dizilerinin sahip olmadığı çok iyi bir son.
konusu kısaca şöyle :
ji hyun sevimli,hayat dolu,temiz kalpli  her şeyin pozitif yanını gören
 bir kızdır.nişanlıdır ve evlilik hazırlıkları yaparken bir kaza 
geçirip komaya girer.komadayken ruh bekçisiyle karşılaşır
 ve kendisini gerçekten seven üç ayrı kişiden 
saf üç gözyaşı damlası toplaması için ona mucizevi 49 gün bahşedilir.
ayrıca bu 49 günü tamamlayabilmesi için bir de bedene ihtiyacı vardır.
o sıra da da bedenini kullanabilmesi için karşısına song yi kyung çıkar.
ardından ruh bekçisi,kaza geçiren ji hyun,bedeni kullanılan yi kyung,ji hyun'un nişanlısı kang min ho ve en yakın arkadaşları olan han kang ve sin in jung'un da olaya dahil olduğu pek çok gizli gerçeğin sır gibi saklandığı,sürpriz gelişmelerle dolu bir macera başlar.
işte o sıra da ji hyun hayattayken görmediği,
farkında bile olmadığı pek çok gerçeği ruh halindeyken görür.
pek çok sürpriz gelişmenin yaşandığı iyi bir sonla tamamlanmış bu çok iyi kore dizisini kaçırmayın derim.
zevkle izleyeceksiniz.
dizide ki karakterlere yakından bakalım.
ji hyun ve yi kyung
tek beden,iki ruh..


shin ji hyun (nam gyu ri ) 

  kaza geçiren ve 49 gün içinde kendisini gerçekten seven üç kişiden saf üç göz yaşı toplaması gereken ji hyun.













song yi soo,namı diğer ruh bekçisi ( jung ll woo )


sevimli,hazır cevap,çılgın ve beş yıllık görev süresinin tamamlanmasına çok az süresi kalmış olan ruh bekçimiz.
song yi kyung ( lee yo won )

 sevdiği adamın ölümünün ardından beş sene boyunca inziva hayatı yaşamış olan ve ji hyun tarafından bedeni kullanılan yi kyung.
Related Posts with Thumbnails