28 Haziran 2013

elaziz.şimdi harput'a bir göz atalım.

minübüsten indik,kahvaltı etmeden önce sağı solu dolaşmaya başladık.
herkes keçilerle resim çektirdi
.mesut hocadan yükselen ses:canlı olsalar neyse :)


 harput'taki bütün tarihi camiler ve binalar selçuklu döneminden kalma.
o yüzden mimarileri alışılmış geleneksel osmanlı mimarisinden çok uzak
bu camileri görüp de hayran kalmamak imkansız.
 maalaefes camilerin adlarını hep unuttum :/
 balak gazi tesislerine kadar çıktık,on on beş resim çektirdik :)
sonra da hünkar konağı'nın yolunu tuttuk.
işte bizim grubun bir kısmı.
 geleneksel hediyelik eşya satan dükkanlar.


hacer'in objektifinden kültür evi.
ama biz gittiğimizde kapalıydı.daha önceden kültür evinde çektiğim resimler 
maalesef heba olduğu için size içini gösteremiyorum.
arap baba türbesi.
efsanesine göre kim elazığ'a ilk geldiğinde türbeyi ziyaret ederse elazığ'dan bir daha ayrılamazmış.
benimde  elazığ'a ilk geldiğimde gittiğim
 ilk yer arap baba türbesiydi
bu yüzden mi elazığ'ı bu kadar sevdim ve ayrılmak istemiyorum ? 
mevlüt hoca duymasın.hocam ne yaptın bu söylediğin neye giriyor 
sen biliyor musun diye şimdi uyarıyı çaktıydı :))
mansur baba türbesi
 ulu cami.namı diğer eğri minareli cami.
son olarak ulu caminin içini de göstereyim ve hünkar konağı hikayesine geçeyim.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumlarınız için teşekkür ederim :)