9 Mayıs 2016

niçe ağladığında,ırvin d. yalom..



niçe ağladığında uzun zamandır okuduklarım arasında en beğendiğim kitaplardan biri oldu.beklettiğime üzüldüm.
psikanalitik bir roman.güzel bir kurgu.seri bir anlatım.
son kısma doğru doktor ve niçe'nin konuşmaları biraz yorsa da beklenmedik bir şekilde gelişen olaylar kitabın heyecanını yine arttırdı.
oldukça güzel bir kitaptı.
nasıl övebilirim diye düşündüm ama sonra vazgeçtim.
okuyun derim yeter :)



arka kapak:
kitap arka kapak yazısından çok daha fazlasını 
vad ediyor ve böyle kitaplara az rastlıyoruz ne yazık ki.

SAHNE Psikanalizin doğumu arifesindeki 19. yüzyıl Viyana'sı. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk.
AKTÖRLER Nietzsche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar. Karısı, toplumsal görevleri ve vatanı yok. İnzivayı seviyor. Tanrı'yı öldürmüş. "Ümit kötülüklerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır" diyor. Daha sonra, "Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz?" diyecek. Ümitsiz.

Breuer: Efsanevi bir teşhis dehası. Ümitsizlerin kapısını çaldığı doktor. Psikanalizin ilk kurucularından. Kırkında, bütün Avrupalı sanatçı ve düşünürlerin doktoru olmayı başarmış. Güzel bir karısı ve beş çocuğu var. Zengin. Saygın. Hayatı boyunca "ama" pozisyonunda yaşamış biri.
Freud: Breuer'in arkadaşı. Henüz genç. Geleceği parlak. Şimdi yoksul.
Salomé: Erkeklerin başını döndüren kadın. Çekici. Özgür. Evliliğe inanmıyor. Bazen aynı anda birçok erkekle beraber oluyor. Sanatçıları ve düşünürleri tercih ediyor. Kırbacı var.

KONU Ümitsizlik.
Bir gün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salomé, Nietzsche'den habersiz Breuer'e gelir. "Avrupa'nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin" der. Breuer, Salomé'yi tekrar görebilmek umuduyla "peki" der. Böylece varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade... ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar...
Kendisiyle ve hayatla yüzleşmekten çekinmeyenlere... 
(Tanıtım Bülteninden)

felsefeye,psikanalize merakınız varsa okunması icap eden kitaplardan biri.
kitabı o kadar beğendim ki yazarın elime geçen ikinci kitabını da hemen aldım.
günübirlik hayatlar.


filme gelince kesinlikle ve kesinlikle kitap okunduktan sonra izlenmesi gerekiyor.
kitap psikanalik bir içeriğe sahip olduğundan dolayı,film çok yüzeysel kalmış ve izlerken pek çok şey aptalca ve tuhaf gelebiliyor insana.ama kitabı okuduktan sonra filmi izlerseniz daha anlamlı olabilir.
filme 7.7 imbd punaı verilse de bence bu puanı hak etmemiş.
izleyin ve kararı siz verin.,

çok çok güzel bir kitap,vasat bir film ve geçirilecek güzel vakitler.
iyi okumalarınız ,iyi seyirleriniz olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumlarınız için teşekkür ederim :)