1 Ağustos 2013

.cirque du soleil:worlds away / güneş sirki

kore ve japon filmlerinin haricinde uzun zamandır izleyip de en beğendiğim film oldu güneş sirki.


filmin konusu kısaca şöyle :
genç kadın şehre gezici bir sirk geldiğini duyunca izlemeye gider.orada ki palyaço onun mutlaka karnaval sirkine girmesini ve aerailist'i izlemesini söyler.kız aerailist'i izlerken adeta büyülenir.gösteri sırasında aerailist'in düşmesiyle ona yardım etmeye çalışırken kız ve aerailist fantastik bir dünyaya geçerler.


2012 yapımı filmin imbd puanı 6,4


filmin senaristi ve yönetmeni daha önce shrek,narnia günlükleri ,aslan kral gibi pek çok başarılı filme de imzasını atmış olan andrew adamson.
filmin prodiksiyonundaki isim ise awatar ve titanic'ten
 tanıdığımız james cameron.


muhteşem kostümler,makyajlar,artistik ve akrobatik sahne performansları ile bezenmiş filmin müzikleri ise unutulmaz efsane grup the beatles'e ait.
uzun  zamandır  bir filmi böyle nefesimi tutarak,heyecanla ve sıkılmadan izlememiştim.
ben filme adeta bayıldım.baştan sona konuşma olmayan bir filmde insanın sıkılması çok muhtemelken bu film size zamanın nasıl geçtiğini fark ettirmeyecek.


 kız ve aerailit'le birlikte fantastik bir dünya da muhteşem müzikler eşliğinde olağan üstü bir gösteriye tanıklık edeceksiniz.bence hiç düşünmeden oturup hemen izleyin derim.





çok güzel kurgulanmış,çok güzel anlatımı olan bu film izleyene çok şey vadediyor.
filmin traileri 


 

filmden müzikler :
paul mccartney blackbird

 

cirque du soleil worlds away-bateu (flying)


 

sıkılmadan hayranlıkla izleyeceğiniz bir film.kaçırmayın derim.
sadece the beatles şarkıları için bile izlenir.
iyi seyirler..

31 Temmuz 2013

ateşi yakmak,jack london

ateşi yakmak
jack london


jack london çok taktir gören bir hikaye yazarı olsa da ben kitaptan sıkıldım,sevmedim.
arzu eden okusun.

kitap hakkın da (alıntı)

"Çinago", "Ateş Yakmak", "Ablak Suratlı Adam", "Meksikalı", "Kaçak", "Midasın Müritleri"
Gelmiş geçmiş en güçlü öykü yazarlarından biri olan Jack London, California Üniversitesinde yazarlık kurslarına devam ederken, yazdığı öykü denemelerini gerçek yaşamda rastlanmayacak derecede vahşi sahnelerle dolu diye eleştiren profesörüne, "Bütün bunları gördüm ve yaşadım," diye cevap vermişti. Jack Londonın sanatı, toplumsal gerçekçilik tarzına örnektir.
Kitapta yer alan AteşYakmak, Jack Londonın gençliğinde altın aramak için gittiği kuzey kutbuna yakın bölgelerde yaşanan bir olayın öyküsüdür ve vahşi doğada tek başına ölümle yüz yüze kalan insanın, hayatta kalma mücadelesini anlatır. Yazarın en ünlü ve en güzel hikayelerinden biri olan Meksikalı, Profinio Diazın askeri diktatörlüğüne karşı patlak veren Meksika devriminden bir sahneyi canlandırır. Kaçak ise yazarın çuval fabrikasında saatte on sent karşılığında çalıştığı zamana ait bir deneyimidir ve insafsızca sömürülen çocuk işçilerin çilesini anlatır. Kitapta, değişik konularda üç öykü daha yer alıyor. 
Jack London, konularının çeşitliliği, anlatım gücü ve öykü dokusu bakımından, seçkin bir evrensel yazar olduğunu kanıtlamıştır.

30 Temmuz 2013

.endülüsün ilk filozıfu batalyevsi,doç.dr.ismail erdoğan



endülüs'ün ilk filozofu batalyevsi.
doç.dr.ismail erdoğan


son sınıfın ilk dönemi islam felsefesi dersimiz vardı ve uzaktan eğitim için canlı ders uygulaması da başlatılmıştı.
ismail erdoğan hocam islam felsefesi derslerimize giriyordu ve bir dönem boyunca canlı derslerde karşılıklı ders işledik,hocamdan çok şey öğrendim.benim felsefeye olan ilgim hocamı çok memnun etmişti ve elazığ'a gidince kendi yazmış olduğu kitaplarından bana hediye etti.
bu dönem  de elazığ'a finaller için gittiğimizde hocam beni diğer hocalarla birlikte elazığ çileği yemeğe davet etti.hocamın odasından çıktık kantine doğru gittik,çilekleri yemeye başladık ve ismail hocam diğer hocalara şöyle dedi :bu kızımızın felsefeye çok merakı var ve benim hiç bir canlı dersimi de kaçırmadı.ayrıca sorduğu sorularla beni baya da zorlamıştır da yani :)
diğer hocalarla bir gülüşme oldu,sonra arkamdan okulun diğer felsefe hocaları benim felsefeye olan merakımla ilgili konuşmuş olmalılar ki,onları ziyarete giden diğer arkadaşlarıma bu suphidan'ı biz alıp akademisyen ya-palım diye söylemişler.nasıl mutlu oldum anlatamam.zatem hocam ales'ten yüksek puan al gel dedi :)
nasip inş olur..
şimdilerde kendi okulum da yani fırat üniversitesi ilahiyat fakültesinde,islam felsefesinde yüksek lisans hayalleri kuruyor ve bu sıcak oruçlu günlerde ders çalışıyorum.
ramazanın hürmetine rabbim duamı kabul etsin.sizin ve içinde benimde inş.


kitaba gelince hocamın dili oldukça akıcı ve yalın.islam felsefesinde herkes tarafından pek bilinmeyen bir düşünürü batalyesi'yi tanıtmak amaçlı kitabını kaleme almış.felsefeyle uğraşan herkesin okuması gereken bir kitap.batalyevsi denilince boş boş bakmaması için tabi.ayrıca kitap dip notlarla zenginleştirilmiş.
bunu dışında yine felsefe ve islam felsefesine ilgisi ve bu konuda bilgisi olanların dikkatlerini çekecek bir kitap.ders kitabı mahiyyetinde,batalyevsi'nin görüşlerinden yola çıkıp,etkilediği ve etkilendiği pek çok fikrin ve filozofun düşüncelerine kadar pek çok bilgiyi içinde barındıran ve bir felsefe kitabı olmasına rağmen sıkılmadan okunan bir kitap.
kitapla karşılaşırsanız hatırını kırmayın okuyun..

hocam prensesim için imzaladı :)


bataşyevsi'nin daire nazariyesi 
....dairenin ters yöne çevrilmesi ile yapılan sıralamayı takip ettiğimizde,yani heyula'dan başlayıp,insana kadar olan sıralama ise,varlıkların meydana geliş sıralamasıdır.


arka kapak:
Endülüs'ün yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden biri ve belki de ilk filozofu olan İbn's-Sid el-Batalyevsi,bu özelliği ile Doğu İslam dünyasının ilk filozofu olarak görülen Kindi'ye benzetilebilir.Batalyevsi,Mağrip'te felsefenin başlangıcı açısından bir ilk olmasının yanında,İbn Bacce,İbn Tufeyl ve İbn Rüşd'ün habercisi olarak da görülmektedir.Batalyevsi'nin bir başka önemi ise,sadece Batı İslam dünyasında değil,aynı zamanda Yahudi ve Hristiyan aleminde de felsefenin gelişmesinde yapmış olduğu katkıdan kaynaklanmaktadır.Zira Batalyevsi,İbn Rüsd,İbn Arabi gibi İslam filozoflarının fikirleri üzerinde etkili olmakla kalmamış,özellikle İbn Meymun,İbn Tibbon ve İbn Metot gibi Yahudi filozofların düşüncesinin şekillenmesine de önemli ölçüde katkıda bulunmuştur.
Bu çalışmada,İslam aleminin meçhul kalmış meşhurlarından birisi olan Batalyevsi'nin Türk ilim camiası tarafından tanınması hedeflenmektedir.






kitaptan :
 yahudiler,batalyevsi'nin hayali daire fikrini,yahudiliğin mistik yorumu olan kabala'yı izah etmek için kullanmışlardır.

endülüs'te felsefi diyebileceğimiz ilk kitabı batalyevsi kaleme almıştır.

Tanrı'nın her şeyi bilmesi,O'nun olmuşu olduğu gibi,olacağı nasıl olacaksa öyle ve imkansızların (muhalat)da imkansızlığını bilir,şeklinde tanımlanır.

fikirleri,bir bütün olarak değerlendirildiğinde,batalyevsi'nin meşşai filozoflara benzemekle birlikte,tam bir meşşai olduğunu söyleyemeyiz.daha çok,uzlaşmacı bir tavır içinde görülen batalyevsi'nin,felsefi sistemleri birbirine zıt olan platon ve aristotales'i uyum içinde göstermesi,bu iki filozofun görüşlerini uzlaştırmaya çalışan farabi'yi hatırlatmaktadır.

zevkle okunacak bir felsefe kitabı ama kimselere emanet vermem :))
iyi okumalar :)

.anahtarlarıyla islam felsefesi

anahtarlarıyla islam felsefesi
dr.necip taylan


İslam felsefesini değerlendirirken onu, İslamî nâsslardan uzak düşünmek mümkün değildir. Çünkü o, bir yanı ile bütün felsefeyi, diğer yanı ile İslam dinine bağlı bütün aklî ve manevi verileri içine alır.

yine ders niteliğinde olan bir kitam ve yine zevkle okuduğum bir kitap.
felsefe tarihinden başlayıp,islam felsefesine kadar uzanan bir içeriğe sahip.
hocanın dili gayet akıcı ve anlaşılır.
yine seviyorsanız,ilginiz ve bilginiz varsa okuyun zevk alacaksınız diyorum.
bugünlük bu kadar yeter.
elimde ki yarım felsefe kitabımı bitirip sonra onun postunu yazarım ama bugün sizi felsefeye boğdum,onun postu yarına kalsın :)

.din felsefesi.

din felsefesi
prof.dr.mehmet s.aydın


Özellikle "Analitik Gelenek"ten gelen filozoflara göre, "felsefenin ruhu tartışmadır." Başka bir ifadeyle felsefe, akla gelen bütün alternatifleri dikkate alarak tahlil ve tenkidi ön planda tutan bir sorgulama faaliyetidir. Bu kitapta sözkonusu yaklaşım benimsenmiştir. Dolayısıyle, kitabın amacı okuyucusunu belli bir itikada ulaştırmak değil, dini anlamasına ve temel dini iddiaların nasıl temellendirildiğini görmesine yardımcı olmaktır.
"Din Felsefesi", aslında, bir ders kitabı olarak hazırlandı. Fakat din ve felsefe konularıyla ilgilenen aydınların kitaba gösterdiği ilgi, öğrencinin ilgisinden daha az olmadı. Bir felsefe kitabının onuncu baskıya ulaşmasının "sırrı", işte bu entelektüel ilgi olsa gerektir.


itiraf ediyorum geçen yaz bu kitabı okuduğumda hiç bir şey anlamamıştım :)
ama bu dönem okulda din felsefesi dersi gördüğümüzde bu işin içinden çıkılmaz derste hiç zorlanmadım.
din felsefesi hocam hüsamettin yıldırm'ında dediği gibi sen aslında okuduklarını öğrendin,beyin onları özümsedi sadece bilgileri kullanabilmen için zaman ihtiyacın vardı.işte hocam bana böyle demişti :)
prof.dr.mehmet aydın hoca türkiye'nin ilk din felsefesi prof'u.
bu kitapta türkiye'de yazılan ilk din felsefesi kitabı.
daha önce de dediğim gibi felsefeye ilginiz varsa alın okuyun.
ama yine uyarayım bu kitap tamamen ders kitabı.
hocanın dili de biraz ağır.
yinede felsefe severleri hayal kırıklığına uğratmayacak bir kitap.


tatlı düşler yeşeren umutlar..



yine okumadığınız da çok şeyler kaybetmeyeceğiniz bir kitaptan bahsedeceğim ama küçük bir farkla bu kez ben kitabı sevdim ve sıkılmadan okudum.
ama illa okunmazsa olmaz denilecek bir kitap değil.
bazı hikayelerde kendinizi bulmak zordur ama ne enterasandır ki ben kitabın kahramanı tess'in başına gelenlerde aynısının tıpkısı olmasa da en azından karşılaştığı insanlar kısmında kendimden bir şeyler buldum.
kitap tess hakkında.düğünden önce terk edilen tess,yepyeni bir hayata başlamak için küçük biringiliz kasabasına yerleşir ve hayatında yeni umutlar başlar.


elazığ'dan son gidişimde aldığım bu kitabı ben hakikaten beğenerek okudum.elinize emanet geçerse okuyun ama gidip para vermeyin derim :)
aslında yazarın piyasa da sana bir sır vereceğim adında bir kitabı daha var.eğer elime geçerse okurum çünkü yazarın dilini sevdim,sadece anlatılan olaylar insanın hayatına ışık tutmuyor ve pek bir şey kazandırmıyor.bakalım bu aralar daha ne kadar kitabı okuyup beğenmeyeceğim :)
kitaptan :
erkeklerin topunun Tanrı cezasını versin..
erkekler aşağılık yaratıklardı...
valla iyileri tenzih eder ve bence de derim :)

kitabın yazarı sue mooreroft

alıntı
Nişanlısı tarafından düğünden bir gün önce terk edilen bir kadının inzivaya çekildiği kasabada yaşadığı dostluklar, cesaretini ve gücünü keşfetmesi, âşık olması… Bazen her şeyi unutup baştan başlamak gerekir.
“Canlandırıcı, yüreğinizi ısıtacak ve eğlenceli, elinizden bırakamayacağınız bir kitap. Tatlı Düşler, Yeşeren Umutlar yeni başlangıçların büyüleyici hikâyesi.”Single Titles
“Tatlı Düşler, Yeşeren Umutlar kendinize verebileceğiniz en güzel hediye.”The Truth About Books


aşk mutfağında ve tatlı düşler yeşeren umutlar kitapları sonsuz kitap'tan çıkmış kitaplar ve ben bu yayın evini çok sevdim.kitaplarının kapak tasarımlarına ve kitaplarına verdikleri önemden dolayı.bu iki kitaba hayran kalmasam da bu yayın evinin kitaplarına rast geldim mi artık okurum.
tam terazi burcuyum ya ne dediğim belli değil :)
ne sevdiğim belli,ne sevmediğim :)

27 Temmuz 2013

.49 days.

etrafımızdaki insanlar gerçekte bizi ne kadar seviyorlar ?
ya da acaba gerçekten seviyorlar mı ?
dizi boyunca kendinize bu soruyu sorabilirsiniz...



2011 yılının belki de en iyi fantastik kore dramalarından biriydi 49 days.
fantastik dizi furyasının yeni başladığı ve 
secret garden'danla birlikte en iyi iki fantastik diziydi.
kore dizisi hayranı olup da hala izlemeyen var mı bilmiyorum
 ama kore dizisi hayranı olun ya da olmayın izlenmesi gereken fantastik dizilerin başında geliyor bence.
iyi oyuncular,sağlam bir senaryo,kore dizilerinin muhteşem kurgusu,fantastik ögelerin çok dozunda uygulandığı ve en önemlisi ne kadar iyi bir dizi seyrederseniz seyredin iyi bir sona sahip olamayan tüm o kore dizilerinin sahip olmadığı çok iyi bir son.
konusu kısaca şöyle :
ji hyun sevimli,hayat dolu,temiz kalpli  her şeyin pozitif yanını gören
 bir kızdır.nişanlıdır ve evlilik hazırlıkları yaparken bir kaza 
geçirip komaya girer.komadayken ruh bekçisiyle karşılaşır
 ve kendisini gerçekten seven üç ayrı kişiden 
saf üç gözyaşı damlası toplaması için ona mucizevi 49 gün bahşedilir.
ayrıca bu 49 günü tamamlayabilmesi için bir de bedene ihtiyacı vardır.
o sıra da da bedenini kullanabilmesi için karşısına song yi kyung çıkar.
ardından ruh bekçisi,kaza geçiren ji hyun,bedeni kullanılan yi kyung,ji hyun'un nişanlısı kang min ho ve en yakın arkadaşları olan han kang ve sin in jung'un da olaya dahil olduğu pek çok gizli gerçeğin sır gibi saklandığı,sürpriz gelişmelerle dolu bir macera başlar.
işte o sıra da ji hyun hayattayken görmediği,
farkında bile olmadığı pek çok gerçeği ruh halindeyken görür.
pek çok sürpriz gelişmenin yaşandığı iyi bir sonla tamamlanmış bu çok iyi kore dizisini kaçırmayın derim.
zevkle izleyeceksiniz.
dizide ki karakterlere yakından bakalım.
ji hyun ve yi kyung
tek beden,iki ruh..


shin ji hyun (nam gyu ri ) 

  kaza geçiren ve 49 gün içinde kendisini gerçekten seven üç kişiden saf üç göz yaşı toplaması gereken ji hyun.













song yi soo,namı diğer ruh bekçisi ( jung ll woo )


sevimli,hazır cevap,çılgın ve beş yıllık görev süresinin tamamlanmasına çok az süresi kalmış olan ruh bekçimiz.
song yi kyung ( lee yo won )

 sevdiği adamın ölümünün ardından beş sene boyunca inziva hayatı yaşamış olan ve ji hyun tarafından bedeni kullanılan yi kyung.

26 Temmuz 2013

dan brown,da vinci'nin şifresi..

da vinci'nin şifresi bir solukta okuduğum kitaplardan biriydi.
emanet almıştım ve hemen okuyup geri vermem gerekiyordu.
zaten kitaba başlamamla bitirmem bir oldu :)
kitabı çok beğenmiştim.
ardından filmleri geldi,baş rolünde de tom hanks 
ohh sefam olasun :) 
kitapta ki bilgiler magdalalaı meryem'e kadar islam akidesi ve bilgileriyle uyum içinde.
magdalalalı meryem'in işin içine girmesiyle tabi ki işin rengi bira değişiyor.
bilmediğimiz,duymadığımz,bizden gizlenen bir dolu bilgi barındırıyor kitap.
ve yazar tüm bu bilgileri sürükleyici,heyecan dolu bir polisiye gerilim eşliğinde veriyor.
uzun sözün kısası heyecan ve zevkle okuyacağınız bir kitap.


kitapta geçen bazı ayrıntıların görsellerini de göstermeye karar verdim.
ne anlama geldiklerini kitabı okuyunca öğrenirsiniz artık :)


kitapta yine masonlardan,farmasonlara,illuminatiye ve daha pek çok
gizli örgüt ve tarikata yer verilmiş.


kitap hakkında : (alıntı)
Da Vinci Şifresi satışa çıktığı ilk haftanın sonunda büyük bir başarı kazandı. New York Times'ın en çok satanlar listesine "1 Numara"dan girdi. Aynı zamanda Wall Street Journal, Publishers Weekly ve San Francisco Chronicleın en çok satanlar listesinde ilk sıradaki yerini uzun süre korudu. Colombia Pictures kitabın film haklarını satın aldı. 

Harvard Üniversitesi Simge-Bilim Profesörü Robert Langdon, Pariste iş gezisindeyken, gece yarısı, Louvreun yaşlı müdürünün ölü bulunduğu haberini alır. Langdon ve yetenekli Fransız kriptoloji uzmanı Sophie Neveu, cesedin etrafındaki izleri takip ederek bu garip esrar perdesini araladıkça, ipuçlarının onları Da Vincinin tablosuna götürdüğünü keşfederler. Büyük usta bu sırrı herkesin görebileceği bir yere, ünlü eseri Mona Lisa tablosunun içine gizlemiştir.
Langdon bu garip bağlantıyı açığa çıkarınca tehlike artar. Cinayete kurban giden müze müdürü de, Sir Isaac Newton, Botticelli, Victor Hugo, Da Vinci ve aralarında diğer ünlülerin de bulunduğu gizli bir kuruluş olan Sion Manastırı Derneğinin bir üyesidir. 
Langdon, aydınlatmaya çalıştıkları bu tehlikeli sırrın yüz yıllardır tarihin derinliklerinde gizlendiğinden şüphelenir. Böylece Paris ve Londra sokaklarında amansız bir kovalamaca başlar. Langdon ve Neveu, kendilerini, atacakları her adımı önceden bilen esrarengiz olduğu kadar da çok zeki olan bir adamla karşı karşıya bulurlar. Eğer bu karmaşık bilmeceyi çözemezlerse Priorynin büyük yankılar uyandıracak bu çok eski gerçeği ebediyen kaybolacaktır.
keyifli okumalar...

.dan brown,kayıp sembol...


her kitabı bıkmadan tekrar tekrar okunacak bir yazar.bu kitabında da adrenalin seviyesi hep yukarıda merak ve heyecanla okunuyor.

kitabın yurt dışı kapak tasarımı bence çok başarılı.


blogu düzenleyeyim derken maalesef pek çok postumu da yanlışlıkla
 silmişim.bu okudum bitti postu da onlardan birisi.
kayıp sembol soluksuz,sıkılmadan okuduğum kitaplardan
 biriydi.öncesinde da vinci'nin şifresini okumuş ve hayran kalmıştım tabi.
dan brown'ı seviyorsanız ve gizemlere merakınız varsa kaçırılmayacak bir kitap.
kurgusu,yazarın dili her şeyiyle çok güzel.
bence zevkle okunacak kitaplardan.
masonlar,farmasonlar,illuminati daha bilmem pek çok 
gizemli olay ve bilgilere tanıklık edeceksiniz.
çok zekice kaleme alınmış bir kitap ve insana acaba 
yazar mı yazdı yoksa birileri tarafından mı yazdırıldı sorusunu sorduruyor doğrusu.
ee işin içinde illimunati olunca insan hep şüpheyle yaklaşıyor doğrusu.
laf aramızda bir ara bu illuminatiyle bozmuştum :)
sonra baktım işin içinden çıkılacak gibi değil,tek göz 
her yerdeyse,gözden büyük Allah var dedim,bıraktım araştırmayı :)


kitap hakkında : (alıntı)

Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlardan sonra Kayıp Sembolde insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde... Harvard Simge bilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binasında konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak, Washingtona varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kongre Binasna bırakılmış olan bir sembolün -yakın arkadaşı Peter Solomonın kesik eli- varlığını haber veren bir telefon, Langdonı hiç de yabancısı olmadığı bir dünyaya davet etmektedir. Antik çağlarda kullanılan bu sembolik çağrı, daveti alan kişiyi ezoterik bilgeliğin hüküm sürdüğü, çok eskilerde kalmış kayıp bir dünyaya sürükleyecektir. Sonu belli olmayan bu mistik daveti arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon, bir anda masonik sırların, saklı kalmış tarihin ve o güne dek görmediği yerlerin gizli dünyasında inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Artık cevaplanması gereken sorular vardır: İnsanlığın Altın Çağı, açılmaması gereken bir kapının aralığından sırlarıyla birlikte yok mu olacak, yoksa hikmetin ışığında tüm soruların cevapları mı bulunacaktır?...


Dan Brown22 Haziran 1964 doğumlu ABD'li yazar.
Amherst Koleji ve Philips Exeter Akademisi’nden mezun olduktan sonra bir süre eğitim gördüğü bu okullarda İngilizce öğretmenliği yaptı. Şifre çözme ve gizli hükümet örgütlerine duyduğu ilgi, 1996'da ilk romanı Dijital Kale'nin ortaya çıkmasını sağladı.
Roman, yayımlanmasından hemen sonra Dan Brown bir anda elektronik kitap listelerinde bir numaraya yükseldi. Amerika Ulusal Güvenlik Teşkilatı'nı (NSA) konu alan roman sivil halkın mahremiyeti ile ulusal güvenlik arasındaki ince çizgiyi irdeliyordu.
Başkanlık Ödülü'nü kazanmış bir matematik profesörü ile ilahiyat müzisyeni bir annenin oğlu olan Dan Brown, bilim ve din gibi paradoksal felsefelerin egemen olduğu bir ortamda büyüdü. Bu birbirini tamamlayıcı görüşlerden aldığı esinle ünlü romanı Melekler ve Şeytanlar'ı 2000 yılında yazdı. Bu yapıt da bir İsviçre fizik laboratuarı ile Vatikan kenti arasında geçen, bilim ve din odaklı bir gerilim romanıdır.
Yazar 2001'de yazdığı tekno-gerilim türündeki ikinci romanın İhanet Noktası'nda da politikada ahlak, güvenlik ve gizli teknoloji konularını işledi.
Dan Brown, büyükbabasının da mason olduğunu pek çok programda açıklamıştır. Evlerinde garip önlükler ve beyaz eldivenler bulduğunu söylemiştir.Kayıp Sembol adlı romanını da bu yüzden yazdığı düşünülmektedir. Kitabın konusu da masonluktur.
Ayrıca, 2003 yılında çıkardığı ve tüm dünyada satış rekorları kıran Da Vinci Şifresi kitabının da yazarıdır. Da Vinci Şifresi ve Melekler ve Şeytanlar kitaplarının filmi de çekilmiştir.
Sanat tarihçisi ve ressam olan eşi de araştırmalarına yardım etmekte ve eserlerine fon sağlamaktadır
hiç tereddüt etmeden kitabı alın ya da tedarik edin ve hemen okumaya başlayın derim ben.
iyi okumalar..

23 Temmuz 2013

,aşk mutfağında...

aşk mutfağında elazığ'dan aldığım son kitaplardandı ve bir romandı.
ve bence bu roman için 448 sayfa çok fazla.


roman bir kaç çiftin aşklarını ve birbirleriyle olan arkadaşlıklarını anlatıyor.
ben çiftlerden en çok ıan ve elizabeth'le ilgilendin.
nedense en çok bu çift dikkat çekiyordu.


kitap daha çok amerikan dizilerine benziyordu.kendimi daha
 çok friends ya da gossip girl izler gibi hissettim.
bence okunmasa da olur,çok bir şey kaçırmış sayılmazsınız.
kitapta iyi olan tek şey bence kapak tasarımıydı.

kitabın yazarı jill amy rosenbaltt


alıntı :
Hayatları farklı istikametlerde seyreden ve birbirine dostluk bağıyla bağlı olan üç kadının öyküsü, yüzünüzde bir tebessüm ve hayatınızda bir iz bırakacak. Arkadaşlık, aile ve kariyer üçgeninde hayat, aşkla anlamını buluyor. Aşk avuçlarımızdan kayıp gittiğindeyse boş kalan ellerimizden dostlarımız tutuyor. Yine de aşk, bazen her şeye rağmen bizi mutlu etmek için ısrarcı olabiliyor ve her hikâyenin sonu, dostluğun dokunuşuyla mutlu sona eriyor. “Dokunaklı olduğu kadar eğlenceli ve gerçek hayattan motifler sunan bu samimi roman, yüreğinizi sarıp sarmalayacak.”

her ne kadar kitap kapağında kitap için,alengirli laflar
 edilse de ben pek beğenmedim.başladığım işi bitirmek için okudum.
daha sıcak,daha içten,daha kendinizi bulabileceğiniz bir aşk hikayesi olabilirmiş ama olmamış.
amaaaan neyse :) benim gibi para verip almayın,değmez :)
ama şanslıyım ki elazığ'da ki batı kitap evi pek çok kitabı sadece iki tl'den satışa sunuyor.
üstüne kar bile yaptım :) zira kitabın netteki fiyatı on beş tl.
kitaptan  güzel olan bir alıntı yapıp,kitabı  yerden yere vurduğum bu postu sonlandıracağım :)

her şeyi ! dedi elizabeth.sana ait ne varsa....sadece geride kalan 
kırık parçaları değil.kalbinin sadece bana ait olmasını 
ve onu kırmayacağıma dair bana güvenmeni.benim de sana
 güvenebileceğimi bilmem gerek.bana güvenen bir eş istiyorum.

kendinize okumak için daha güzel ve faydalı bir kitap bulabilirsiniz :)
benim gibi kapağına tav olmayın :)
bol okumalı,aşklı meşkli,dostlu,arkadaşlı günler :)
Related Posts with Thumbnails