Cheshire kedisi,'Hangi yoldan gideceğim?'diye soran Alice'e 'Nereye gitmek istiyorsun?'diye soru ile cevap verir.Alice, ' Bilmiyorum' der ve kedi 'Öyleyse, hangi yoldan gideceğin de fark etmez.'diye cevap verir...
Babamın hediyelerinden olan ilk #ahmetakgunduz kitabımı okudum.Islam'da,İslam tarihinde ve Osmanlı'da insan hakları konusunu hadis,ayet ve tarihi belgelerle anlatıyor.Hem konunun meraklılarına hitap eden ve hem de ilahiyatçılara alan bilgisi açısından çok faydası olacak bir eser.Navizane herkese tavsiye ederim. ☕
Yine başı olan sonu olmayan bir #murakami hikayesi.Nette bu kitap için en iyi romanlarından biri değil denilse de ben diğer kitapları kadar soğuk bir hikayecilik görmedim.Konusu itibariyle sıcacık bir roman diyemesem de itici ve soğuk duş etkisi yapan bir anlatım tarzı yok.Çabucak,bir solukta okunacak t0rden.Birazcık #polisiye efektli.Ilk yazdığı kitaplardan biriymiş aslında amma yeni kitapçılarımızda yerini alan bir eser oldu.#harukimurakami dünyası hep farklı hep egzantirik.Ben seneler önce takip ettiğim tatlı blogger arkadaşlarımdan öğrendim bu yazarı ve çok merak ettim zamanında.Daha sonra teker teker okudum,beğendim, sevdim,hayran kaldım.Tüm Murakamşci blogger arkadaşlarıma selam olsun.🙆 Murakami'yi okumadan geçmeyin ve capon edrbiyatına da mutlaka göz atın.Benim sıramda daha kaç tane capon yazar var amma Murakami'nin yeni çıkan kitaplarına yetişmeye çalışmaktan vakit bulamadık.🤔Tühiü şimdiki ve tühlü geçmiş zaman.😤 😄😄 ☕
Gece yarısından sonra zamanın kendine özgü bir akışı vardır. Ona karşı koyamazsın…
Sık sık aynı rüyayı görüyorum: Yedi yaşındayım ve yine öksüzüm. Yapayalnızım ve güvenebileceğim tek bir yetişkin yok çevremde. Gece olmak üzere. Hep aynı rüya. Rüyamda, hep yedi yaşına dönüyorum.
Bütün bir geceyi dışarıda geçirmek zorunda olan bir genç kız… Onun iki aydır uyanmak istemeyen kız kardeşi… Aşk otellerinden birinde korkunç şekilde dövülen bir eskort kadın… Karanlık yanını büyük bir ustalıkla gizleyen bir erkek… Ve güzel bir kızı başka bir gerçekliğe kaçıran Yüzü Olmayan Adam… Karanlıktan Sonra gece insanlarının romanı… Bütün Murakami romanları kadar gizemli ve ürpertici…
Diyarı,Austen haytamlarına hitap eden bir roman olsada öyle aman aman dedirtecek bir kitap olmadığı gibi okumasanız da bir kaybınız olmayacak türden ama ben merak edip okudum bu ne yaman çelişkidir anne.🤔Austen'den çok tüm hayatın gerçeklerine yenilmiş kadınlar gibi Bay Darsy'e hayran olan roman kahramanımıza teyzesinden enteresan bir miras kalır.Ingiltere'de 21 gün sürecek bir Austen Diyarı gezmesi.Oyuncular,kostümler,Austen zamanının tüm gerçekliğinin kurgusunda enteresan bir macera.Tabir-i caiz ise Bay Darsy Sendromu (ki ben böyle diyorum çünkü Gurur ve Önyargı'yı okuyan ya da izleyen hangi kadın bir Bay Darsy dilememiştir ki...) yaşayan ve hayatında doğru kişiyle tanışamadığı gibi aşktan yana hep hayal kırıklığına uğramış Jane bu sendromundan bu gezi sayesinde kurtulabilecek mi?Doğrusu okurken keşke bana da Alice Harikalar Diyarındalısı miras kalsa dediğimi de itiraf edeyim.🤗#janeausten hayranlarına daha çok seslenecek bir kitap efendim.Şimdi sıra filmini izlemekte. ☕
"Hayranlık uyandırıcı! (Benim gibi) Takıntılı Jane Austen çılgınları için şimdiye kadar okuduğum en muhteşem hediye." -Stephenıe Meyer-
Yalnızım çünkü tüm şahane erkekler kitaplarda yaşıyor! Tam da vazgeçtiğiniz anda o gelip sizi bulur. Bambaşka kıtalarda ve hatta bambaşka yüzyıllarda olsanız da. Aşk böyledir.
Jane, Newyork'lu bir genç kadın ve doğru erkeği bir türlü bulamıyor. Belki de Aşk ve Gurur'un BBC uyarlamasında Colin Firth'ün canlandırdığı Bay Darcy'ye duyduğu gizli takıntı yüzündendir, kim bilir! Jane, karmakarışık hayatıyla ne yapacağını bilemezken, o da ne? Zengin bir akrabası, mirasından Jane'e de pay bırakıyor! Yok canım, öyle büyük bir şey değil. İngiltere'de, Austen takıntılı kadınlara hizmet eden bir işletmede kısa bir tatil sadece! Ancak Jane'in mükemmel bir 19. yüzyıl centilmeniyle tanışma fantazisi, bir anda hayal bile edemeyeceği kadar gerçek bir şeye dönüşüyor. Kurgusal bir Austen Diyarı'na kapanmak, Jane'in Austen takıntısından kurtulması için yeterli olacak mı? Yoksa kendine ait bir Bay Darcy rüyası onu tamamen mi ele geçirecek? Shannon Hale, bu bağımlılık yaratacak, büyüleyici ve tutkulu hikâyede hepimizin içindeki Jane Austen takıntısını gözler önüne seriyor. Yine de dikkatli olun. Austen takıntısından kurtulayım derken bir Hale takıntısının kurbanı olmayın.
"Austen ve Fielding'e saygı duruşu... Austen Diyarı yıllar süren verimsiz eş bulma çabalarından sonra hâlâ bir umut olduğunu gösteriyor. Üstelik tam da aşktan vazgeçmeye hazırken, o kendisi gelip sizi buluyor." -Houston Chronicle-
Shannon Hale Kaz Çobanı, Ateş Kız ve New York Times çoksatarı Prenses Akademisi romanlarının yazarıdır. Austen Diyarı ile Newberry Onur Ödülü'nü almıştır. Shannon, ailesiyle Utah, Salt Lake City'de yaşıyor. (Tanıtım Bülteninden)
filmine gelince
2013 yapımı film bence dandik ötesiydi.kitapta öyle :P
Srödinger'in kedisi neden şizofren oldu bilemiyorum (çünkünüm bu kitapta da ne olduğunu anlamadım😝)amma neredeyse ben bu kitapla şizoya bağlayacsktım😂Tatil için yanıma almya karar verdiğim ve son anda almaktan vaz geçtiğim tüm o #kuantumkitaplarını almadığıma pişman oldum zira ömce onları sonra bunu okumalıymışım.Kitabı anlatmak cidden zor kuantum fiziği ve klasik fiziğin değişiminden tutunda kuantum ve mistisizim,kuantum ve felsefe,kuantum ve psikiyatrik hastalıklar,zaman yolculuğu,paralel evrenler;Newton,Einstein,kuantum fiziğinin kurucusu Max Planck ve fizik denklemleri;Srödinger'in kedi deneyi ve pek çok anlaşılması zor fiziik konuları ve denklemleri;felsefe; Kant,Descartes ve daha kimler;zaman,bilinç,zaman algısı ve daha bir çok konuyu içeriyor kitap.Fizik içerikli bölümleri anladım dersem yalan söylemiş olurum ama diğer konularda sıkıntı yok😉Ağır ama felsefe,bilim ve fizikle dolu dolu bir içerik.Bayağı zamanımı aldı ama değdi.Elimdeki tüm kuantum kitaplarını okuduktan sonra yeniden okuyacağım.Zira birkaç okuma gerektiren bir kitap. Şizofren olmadan yırttığım için mutluyum.😁Hocanın da emeğine,bilgisine sağlık çok beğendim çok sevdim.👏Şimdi niyet hocanın diğer kitaplarını almakta.😉 Yalnızca hayvanlar durmaksızın vücutlarını besleyecek besini bulmakla uğraşırlar,insanların temel düşüncesi,ruhun gerçek besini olan bilgeliği aramak olmalıdır...#descartes
Schrödinger'in bahtsız kedisinin kaderini kim yazdı? Doğayı gözler miyiz yoksa doğa da bizim gözlediğimizi bilir mi? Zihin maddeye uzaktan etki edebilir mi? Dua ve iyi dileklerin başkasının sağlığı üzerinde etkisi olabilir mi? Nefret ve beddua mı etkilidir, dua mı? Niyetle zihnen kaşıkları bükmek mümkün müdür? Birisi sizin zihninizi kontrol ediyor olabilir mi? Kendiliğinden yangın çıkan evlerde suçlu kimdir? Âşıklar ruhen olduğu gibi zihnen de bağlı mıdırlar? Bilinçsiz atomlar nasıl beyni oluşturup içine bilinç yüklüyorlar? Bilincin atom altı ve evrensel ölçekte karşılığı var mıdır? Kuantum fiziği et beyinde bilinci oluşturuyor olabilir mi? Kuantum fiziği düşünce dünyamızı nasıl değiştirdi? Paralel evrenler gerçek midir yoksa sadece kurgu mudur? Paralel evrendeki kopyanız şu an bu kitap hakkında ne düşünüyor? Paralel evrende bir sevgiliniz olabilir mi? Hayal görme ve şizofreni paralel evren bulaşması mıdır? Hayal dünyası ile gerçek dünya sınırı nerede başlar? Şizofreninin temelinde kuantum fiziği anlamı var mıdır? Karar veremediğimiz durumlarda paralel evren mi bize etki eder? Yaşadığımız evren neden dört boyutludur? Fizik ve mistisizm nerede kesişir? Tasavvufçularla fizikçiler aynı sonuca ulaşmış olabilir mi? Kuantum ile klasik fiziğin ayrım noktası nerededir? Kuantum mekaniğindeki ölçme sorunu nedir? Kuantum fiziği kuralları katı maddede mi işler sadece? Pavlov'un köpeği ile Schrödinger'in kedisinin hayati farkı nedir? Kullandığımız dil doğayı anlatmada yeterli midir? Evreni anlattığımız kelimelerle, atom altı dünyayı anlatabilir miyiz? Seçtiğinizi seçmekte özgür müsünüz? Zaman boyutu gerçek midir yoksa sadece zihnimizde midir? Eşzamanlılık diye bir şey var mıdır, yoksa zihinsel bir yanılsama mıdır? (Tanıtım Bülteninden)
Dört hikayeden oluşuyor #idefix'in çevirisi.Iki tanesi cinayet(ki katillerden birini öğrendiğinizde ta şu şekli alıyorsunuz 😲....😂),diğer ikisi de biri zindanda diğeri de denizde ölüm kalım şavaşı veren iki kişinin hikayesi.Poe'nun hikayeciliği karanlık ve kasvetli ama kişilerin psikolojilerini çok iyi tahlil eder nitelikte.Tüm hikayeleri de 1.tekil kişi tarafından anlatıyor olması da taktire şayan. #ekitap getirerek çok akıllılık etmişim.😶Hiç sevmezdim ekitap okumayı ama çok zevkli oldu🤔Yattığım yerden ışıklar kapalı,tablette okuma modu açık ohh missti yani😊 ☕
"Çağımızın en güçlü yazarı..."
"Sarhoş, yoksul, ezik, dışlanmış Edgar Allan Poe, dingin ve erdemli bir Goethe'den ya da Walter Scott'tan çok daha fazla hoşuma gidiyor. O ve onun gibi özel yapıdaki adamlar için şöyle diyeceğim: 'Bizler adına acı çektiler.' - Charles Baudelaire-
Morgue Sokağı Cinayeti'ndeki öyküler, İngilizce asıllarından ve Memet Fuat'ın yazara bağlılığı en önemli ilke kabul eden anlayışıyla çevrilmiştir.
"Garip, dengesiz ve saplantılarla dolu yapısının kendini cinayete ya da deliliğe sürüklemesini önlemek için, Poe'nun elinin altında bir başka zehir vardı. Herkesin aynı rahatlıkla kullanamayacağı bir zehir: Güzel ve özenli yazısıyla, arada bir derin üzüntüsünden sıyrılmasını sağlayan, ürkünç, kasvetli ama avutucu imgeleri kâğıda döktüğü mürekkepten söz ediyorum." - Marie Bonaparte-
Şükür bitti.Ne zor okunan bir kitaptı.Dizisinden dolayı kitaba ön yargılıydım çünkü dizi malum😉Ilk sezondan havlu atıp izlemeyi bırakmıştım tabi bide tek onurlu adam Ned Stark'ın idamı da bunda etkiliydi.Kitapta bence çok fazla Yüzüklerin Efendisi hayranlığı vardı.Özellikle yer isimlerinde bir tarih ve coğrafya oluşturma çabasında bu seziliyordu.Enderha ailesi olmasa fantazyası hiç hissedilmeyecekti daha çok kitap tarihi roman kıvamındaydı.Meraklısına hitap ediyor yoksa sıbıtıp atarsınız kitabı😂Devamını nasıl okuyacağım bilemiyorum bunu okuyana kadar canım çıktı yahu.Neyse temmuzun ilk kitabı bitti devamı jızlı gelir inşllh... Nereden geldiğini,kim olduğunu sakın unutma,çünkü etrafındaki kimse unutmaz bunu.Kendi gerçeğini güce çevir.Böylece hakkındaki gerçek asla zayıf noktan olmaz.Gerçeğin senin zırhın olsun ki,kimse seni o gerçeği kullanarak incitemesin.#TahtOyunlar,Tyrion Lannister... ...ve zekanın keskin kalabilmesi için kitaplar gerekli.Tıpkı bir kılıcın keskin kalabilmesi için biley taşına gerek olduğu gibi....TahtOyunları,Tyrion Lannister
☕
Yazların on yıllar, kışların bir insan ömrü sürebildiği diyarda, dehşetli ve soğuk zamanlar yaklaşmaktadır. Kışyarı'nın kuzeyindeki buzul topraklarda, Yedi Krallık'ı koruyan Sur'un ötesinde tehditkâr doğaüstü güçler toplanmaktadır. Savaşın tam ortasında, doğdukları topraklar kadar sert, boyun eğmez Starklar vardır. Acımasız soğuğun hüküm sürdüğü kuzeyden, uzak güneydeki sıcak zevk yurduna uzanan, leydiler, lordlar, savaşçılar, büyücüler ve katillerle dolu öykü, korkunç kehanetlerin işaret ettiği bir devirde başlamaktadır. Komplo, trajedi, ihanet, zafer ve dehşet dolu olayların ortasında Starklar'ın, dostlarının ve düşmanlarının kaderi bıçak sırtındadır. Hedef, en ölümcül savaş olan taht oyununda muzaffer olmaktır.
George R. R. Martin türünün sınırlarını zorladığı Taht Oyunları ile bir şaheser ortaya koyuyor. Dünyanın dört bir yanındaki fantastik edebiyat okurlarını kesinlikle memnun edecek epik serinin ilk cildi gizem, entrika, aşk ve macera dolu sayfalarıyla büyülüyor.
"Kendisinden her zaman en iyi işleri beklediğim George R. R. Martin beni asla şaşırtmıyor." Robert Jordan
"Muhteşem bir öykü, muhteşem bir tarihi fantastik yapıt! Göz kamaştırıcı. " Anne McCaffrey
"Muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi epik fantastik eser. " Marion Zimmer Bradle
"Döneminin başat fantastik kitabı Okumamak mümkün değil. " The Denver Post
"George R. R. Martin en iyi bilim kurgu yazarlarımızdan. Taht Oyunları da onun en iyi kitaplarından biri. " Raymond E. Feist
Soluksuz okudum yahu.Harika bir gerilim romanıydı.Ben bu tarz gerilim seviyorum işte.Aşırı kan,vahşet,şiddet içeren kitaplar rahatsız edici oluyor zira.(Böyle kitapları ne kadar kişiokuyor bilemiyorum ama zaten hoşgörüsüzlüğün hat safhada yaşandığı bir dönemdeyiz,şişşt denilse millet birbirine şiddet uyguluyor çok daha kötüsü komşu tartışmaları bile ölümle sonuçlanabiliyor...:/ Aşırı kan ve şiddet içeren kitapların ve filmlerin insan psikolojisini kötü yönde etkilediğini düşünüyorum.Şiddette meylettiriyor bence.Çok okumayan bir ülke olduğumuzdan yakınıldoğına göre bu tarz kitaplar değilde film ya da diziler mi etkiliyor🤔Tam bir sosyolojik ve psikolojik araştırma konusu...)Kitabın gerilimi tam kıvamındaydı ve vıcık vıcık şiddet ve kan yoktu.Bu saate kadar kalkamadım başından.Yazarın çok sevildiği kadar varmış.Ilk işim diğer kitaplarını edinmek olacak.Heyecandan adrenalinim arttı resmen.😶Gerilim ve polisiye severlere şiddet içermeyen aşırı bir yoğunlukta tavsiye olunur efem.😶 ☕ ☕
Fobi kapıları kilitle! Korku soğuk hava gibi içeri sızmak istiyor…
Dondurucu bir kış gecesi kocasının arabası evin önünde durur. Sarah kocasını karşılamaya iner ama mutfaktaki adamın o olmadığını anlar. Yabancı eve arabalarıyla gelmiş, içeri kocasının anahtarıyla girmiş ve onun gibi giyinmiştir. Sarah'nın ise yüzünde yara izleri olan ve kendisine karısıymış gibi davranan bu adama inanmış gibi yapmaktan başka çaresi yoktur, çünkü altı yaşındaki oğlu Harvey yukarıda uyumaktadır. Kendisi ve oğlu kestiremediği bir tehlikenin ortasındadır. Kocası kayıptır. Sarah'nın kâbusu ve mücadelesi işte o gece başlayacaktır…
"Ürkütücü! Dorn okuduktan sonra insan ışığın değerini daha iyi anlıyor." -Bunte-
"Dorn okuyucuyu büyülüyor ve korku dolu bu hikâyeyi gerçekte yaşıyormuş gibi hissettirmeyi ustaca başarıyor. Dâhiyane." -Paul Cleave-
"Wulf Dorn bu işi iyi biliyor. Abartılı bir dil kullanmıyor ve ucuz numaralara kalkışmıyor." -Süddeutsche Zeitung-
"Çok zekice yazılmış, bir nefeste okunan bir roman." -Andreas Eschbach-
"Almanya'nın en iyi psikolojik gerilim romancılarından biri." -Brigitte-
"Wulf Dorn'un yazım sanatı hayatımızdaki deliliğin labirentlerinde gezinerek okuyucularına ipuçları bırakıyor ve gerilim türünü adeta baştan yaratıyor." -La Stampa-
"Heyecandan ve meraktan sizi uykusuz bırakacak nefes kesici bir gerilim." -Ruhr Nachrichten- (Tanıtım Bülteninden)
#doryangrayinportresiiçin nereden başlayacağımı bilemedim.Ilk ömnce 2009 yapımı filminin kitapla hiç alakası olmadığını söyleyeyim.Kitapta Doryan için bahsedilen düşük hayat görselleştirilmiş bu da filme fazlasıyla erotik bir hava katmış.Ayrıca kitaptaki Doryan sarışın mavı gözlü,filmde ise aslında oyunculuğunu beğendiğim İngiliz aktör Ben Barnes oynamış,filmin en iyi yanı da o zaten bence Doryan rolüne oldukça yakışmış.(Tam şuanda 1945 yapımı filmini izliyorum.Blog yazısında filmler ve kitabın yorumunu birlikte bulabilirsiniz.)Gelelim kitaba ben kitabı çok sevdim.Keşke daha önce okusaymışım böyle beğeneceğimi de tahmin etmemiştim.Kitap için çok söz söylemek lazım ilki Mutlu Prens'ten çok çok daha harika.Doryan güzelliğine hayran kalınınan ve tabir-i caiz ise insanın aklına şeytanı düşürüp töve tövbe dedirten bir gençtir.😶Kitabın diğer iki önemli kahramanı Lord Harry (ki Doryan'ın aklına giren ve ruhunu şeytana satmasını sağlayan şeytani kişilik) ve resam Basil (Doryan'nın portresini resmeder) Doryan'ı yoldan çıkarırlar.Bir yoruma göre Lord Harry'nin yazar Wilde'nin düşüncelerini temsil ettiği iddeası ortaya atılmış olsa da yazar bunu yalanlamış ve Bassil'in düşünceleri benim düşüncem Lord Harry'ninkiler ise insanların benim hakkımda düşünceleri ifadesini kullanmış.Kurgusu üzerine yoğunlaşılmış bir roman değil,bir sahnede bir kaç sayfa kalabiliyorsunuz,asıl amaç karakterler üzerinden yazarın düşüncekerini (kadınlar,evlilik,hayat,din...vb) ifşa etmesi.Ama bu düşünceleri okumak insanı hiç sıkmıyor her ne kadar o düşüncelere neredeyse hiç katılmasanız bile.Zira insan psikolojisi kendi gibi düşünüp hissetmeyenden pek haz etmez...Dönemin İngiliz yaşantısı,sosyetenin düşük hayatı hep gözler önüne serilmiş.Bana Anna Karenina'yıda hatırlattı.Blogda daha ayrıntılı işleyeceğim konuyu.Yani haz ve zevke kapılmış hayatı mahfolan bir gencin portresi çiziliyor kitapta.Okumadıysanız acele edin.Bence okuyupta beğenmemek imkansız.
Oscar Fingal O'Flahertie Wills Wilde (16 Ekim 1854, Dublin - 30 Kasım 1900, Paris), İrlandalı oyun yazarı, romancı, kısa öykücü ve şair. Oscar Wilde İrlanda´nın tanınmış göz cerrahlarından olan Sir William Wilde ve başarılı bir yazar, genç İrlandalı devrimcilere örnek bir şair olan Jane Francesca Wilde´ın ikinci çocuğu olarak Dublin´de doğdu. Babası 1864'te tıp bilimine hizmetleri nedeniyle şövalye unvanı almıştı.
Haziran 1855´te aile lüks bir bölgeye taşındı. Wilde'ın kardeşi Isola burada doğdu. Jane Wilde burada cumartesi akşamları Sheridan le Fanu, Samuel Lever, George Petrie, Isaac Butt ve Samuel Ferguson gibi isimleri davet ettiği partiler düzenlerdi. Wilde 9 yaşına kadar evde eğitim gördükten sonra Portora Kraliyet Okulu'na kaydoldu. Yazları aileyle geçiren Wilde kardeşler George Moore'la oyunlar oynardı.
Portora'dan mezun olduktan sonra Dublin'deki Trinity Kolejinde 1871´den 1874´e kadar eğitim gördü. Sıradışı bir öğrenciydi, Trinity öğrencileri için en büyük ödül olan Berkeley altın madalyasını, ve aynı zamanda Oxford Üniversitesi Magdalen Koleji'nden bir burs kazandı. Burada 1874'den 1878'e kadar eğitimine devam etti ve en önemli ilkelerinden biri hayatı sanata yaklaştırmak olan estetik akımının bir parçası oldu. Magdalen'deyken 1878 Newdigate Ödülü'nü Ravenna şiiriyle kazandı. Bu şiiri Encaenia'da okuyup kaybetmiş, fakat ödülü daha sonra Tarihsel Eleştirinin Yükselişi makalesiyle almıştı.
İğneli uslubu ile geç Victoria dönemi Britanya´sının en başarılı ve ünlü yazarları arasına girdi. Bir dava sonucu fiili livata ve ahlaksızlıktan suçlu bulununca büyük bir düşüş yaşadı ve doğduğu ortamla tam bir zıtlık içinde Paris´de fakir bir otel odasında öldü. (Tanıtım Bülteninden)
filmine gelince
1945 yapımı film kitaba oldukça sadık kalınarak çekilmiş.izlemeye değer.
trailer
209 yapımı uyarlamasının baş rolünde sevdiğim bir oyuncu olan
ben barnes rol alıyor.ama filmin kitabıyla bir ilgisi yok.kitaptan çok daha ayrı işlenmiş konular ve cinsellik daha ön plana çıkmış.korku unsuruyyla birlikte biraz da geriliim filmi olmuş.çok beğenmesem de idare ederdi.