25 Şubat 2018

gömülü dev,kazuo ishiguro..


#kazuoishigura'dan masal tadında bir roman.Eğer yazarın bir kitabını daha okuyacak olursam Murakami'yi tahtından devirecek ki hatta benim için devirdi bile.Murakami kitaplarında genel anlamda bir mesaj vermiyor,olağan dışı olayları olabildiğince olasılıkla enteresan karakterlerle hınca hınç bir mekaniklikle adeta duygusuzca veriyor.
İshigura'da olağan dışı olayları tüm olağanlığıyla verirken karakterlere sempati duymanızı sağladığı gibi tüm kitap boyunca pek çok hayati konuda sizi sorgılamaya teşvik ediyor.#gömülüdev'de de ana tema olarak unutmayı sorguluyor yazar birbirine aşık iki tatlı ihtiyarın onlara eşlik eden romanlardan ve gerçek hayattan alınan pek çok roman karakteriyle birlikte çıktıkları ölüm yolculuğunda.Kinin,nefretin,savaş ve ölümün yanında aşkın,sevginin,dostluk ve sadakatin olduğu bu hayatta unutmak avantaj mıdır yoksa dezavantaj mı?Ya hatalarımız ya da yaptığımız kötülüklerden sonra ya da bize yapılan ve en sonunda tüm bu tecrübelerle olduğumuz insan olduğumuz sırada unutmak ne kadar iyidir?O zaman insan tekrar tekrar aynı hataya düşmez ve tam bir aptal gibi sırf unuttuğu için tekrar aynı yerinden kırılmaz mı?Unutulduğu için geçmişte ki onca savaş ve onca ölüm yok mu oldu? Evet bu kitap bu sorulara cevap vermiyor ama oturup düşünmemizi sağlıyor hemde fantastik öğelerle süslenmiş bir şekilde herşeyi unutsalarda birbirlerine olan aşklarını unutmayan ve bir metafor şeklinde oğullarını bulmaya diye yola çıkan iki sevimli ihtiyarın
yolculuklarında.Belkide yazar herşeyi sorgularken aşkın her türlü duygudan yüce olduğunu söylüyordur kim bilir.Hasılı güzel,okunası bir kitaptı..


arka kapak:

Romalılar Britanya'yı terk edeli çok olmuş. Viraneye dönmekte koca ülke. Neyse ki ortalığı kasıp kavuran savaş bitmiş. 

Britonlar'dan Axl ile Beatrice yıllardır görmedikleri oğullarına kavuşmak için tehlikeli topraklarda zorlu bir yolculuğu göze alıyorlar. Başlarına türlü belanın geleceğini de biliyorlar, fakat üstü örtülmüş sırlarını aydınlatacak ateşten haberleri yok henüz. Bir de yollarının kesişeceği kişiler var: Sakson savaşçı, öksüz oğlan ve tıpkı Axl'la Beatrice gibi geçmişinde kaybolmuş, hatıralarının vaat ettiklerine ve alıp götürdüklerine yenik bir şövalye. Hep birlikte sürüklendikleri macera bir kurtuluş mu olacak, yoksa yeni bir felaketin habercisi mi? 

Kazuo Ishiguro'dan unutuş ve anıların gücü üzerine zamanı aşan bir öykü; özenle korunmuş bir aşka, intikama ve savaşa dair bir mesel. 'Gömülü Dev', hüzünlü, gizemli, her satırı iz bırakacak bir roman.

"Dünyanın yaşayan en büyük yazarı Kazuo Ishiguro'dan yeni bir roman. Bir başyapıt." 
- David Walliams-

"Kazuo Ishiguro öyle tuhaf ve harika bir roman yazmış ki!.. Benzersiz, okuru esir alan bir roman"
-David Sexton, Evening Standard-


bazende unutun!size acı veren herkesi....

arzulardan Allah'a,caner taslaman...

#arzulardanAllaha yine ikinciye okuduğum #canertaslamankitabı,insan böyle böyle daha iyi okumayı öğreniyor ki sonradan ilk kez okuduğu kitaplara daha çok dikkatini veriyor.Hoca dini argümandan daha çok felsefi argüman kullanarak,insan da bulunan yaşam,korkuların giderilmesi,mutluluk,gaye,şüpheden uzak bilgi ve başkaları tarafından iyi davranılma arzuları üzerinden Batılı filozoflar ışığında naturalist-materyalist felsefeye karşı teist deliller getiriyor.Akıcı,sade,zorlamayan bir dille başladığı gibi biten keyifli bir felsefi risale.


arka kapak:

İnsanların en temel özelliklerinin başında doğal arzuları gelmektedir. Bu çalışmada insanların altı tane doğal ve temel arzusu ele alınıyor. Bunlar; yaşam arzusu, korkuların giderilmesi arzusu, mutluluk arzusu, gaye arzusu, şüpheden uzak bilgi edinme arzusu ve başkaları tarafından iyi davranılma arzusudur. Bütün bu doğal ve temel arzularımızın karşılanması, Allah merkezli bir varlık anlayışını (ontolojiyi) gerektirmektedir.

Burada sunulan 'arzu delili'yle; teizmin yani Allah inancının, ateizmden daha rasyonel olduğu ortaya konuldu. Ayrıca Allah'ın önemli sıfatları bu delille temellendirildi. Bununla birlikte insanların, içlerindeki arzulardan dolayı Allah'ın varlığını uydurduğunu iddia eden natüralist-ateist felsefeci ve psikologların yaklaşımındaki hata gözler önüne serildi. 

Açıklama: Allah'ın varlığının delillerini, kanıtlarını arıyorsanız; Caner Taslaman'ın Arzulardan Allah'a kitabı, Allah'ın varlığı hakkında okunması gereken en güzel kitaplardan biridir. Fıtrat Delillerinden biri olan Arzu Delili, Allah'ın varlığı hakkındaki önemli konulardan biridir. Allah var mı?, Allah yok mu?, Allah'ın varlığının kanıtları-delilleri nelerdir?, Allah'ın varlığı nasıl kanıtlanır? Gibi sorulara bu kitapta cevap bulabilirsiniz. Tarihin en ünlü ateistleri, insanların arzularının tatmininin Allah'ın varlığını gerektirmesini, insanların Allah'ın varlığını uydurma sebebi olarak göstermeye çalışmışlardır. Oysa burada, ateist filozofların boğulduğu yerde yaşam suyunun olduğu gösteriliyor. İnsan arzularını en iyi şekilde Allah'ın bunları bu şekilde yaratmasının açıkladığını ortaya konuluyor.


sevgiyle kalın...

22 Şubat 2018

mim...


yine kendimi mimletmeyi başardığım bir mim yazısındayız :P :D

kitap eylemciğime selamlae :)

mimimn başlığını anlamadım :/ ama sorular şöyle :)

1.dünyayı değiştirecek üç adım?

adım falan bilemem de anneler daha mert,daha insan daha merhametli daha vicdanlı oğlan çocukları yetiştirdikleri ve o çocuklar koca ve baba oldukları zaman bu dünya değişir diye düşünüyorum.yoksa sadece iyi kadınların başarabileceği bir değişim yok bence.

2.dünyanın daha fazlasına ihtiyaç duydukları şey?

empati,vicdan ve merhamet.

3.okuduğunuz son kitap?

küreselleşme sürecinde islam.

4.izlediğin son film?

geçen akşam dvdden matrix izleyebilerdim aybalam :P :D


5.değişmenizi sağlayan hatanız?

evlenmek! 
boşanarak hatamı telafi ettim zannımca :D

6.sözcükleriniz eylemlerinizle eşit midir?

kast ettiğimi söyler,söylediğimi kast ederim.
yağmayacağım tarlaya gürlemem,
sevmediğimi nezaketsizlik oluştursa da belli ederim,rol yapamam,
çok knuşmayı sevmem,
yapmayacağım bir şeyi mümkün değil yaparım demem,
öyle ise söylediklerim yaptıklarımla eşittir muhakkak...

7.gurur duyduğunuz bir başarınız?

boşandıktan sonra üniversiteye başladım (yaş 30)
ve ilahiyat bitirdim,
sonra formasyon (altı ay kızımı anneannesine bırakıp elaziz'de öğrenci evinde yer yatağında yataraktan)
ardından iki yıl sancılı bir kpss dönemi,
ve atandım üç yıldır ağrı'da öğretmenlik yapıyorum,
ve tüm bunları yaparken dünyalar güzeli kızımı tek başıma on üç yaşına getirdim evvelAllah
bence başarıdır.....

8.hayattaki öncelikleriniz nelerdir?

biricik evladım kızım daha önce bir şey istemem.

9.kendinizde beğendiğiniz 5 özellik ?

ben özümü pek beğenebilmeyerem aybalam :D
ama kafadan çatlaklığımı beğenebilirim zannımca..:)

10.geçen haftanın en güzel olayı nedir?

ağrı pek güzel olayların yaşanabildiği bir şehir değil
ama geçen haftanın en güzel olayı bitmiş olması olabilir :D
en azından bu haftaya çıktık şükür :)

asabi bakire'yi 
Ve Sap ya da saman'ı  mimledim efenim :) 












küreselleşme sürecinde türkiye'de islam,caner taslaman...


Bu kitabı içeriğinden korkup okumak için bekletiyordum ama boşuna korkmuşum.Çok rahat okudum ama bi okadar da sıkıldım.Osmanlı'dan itibaren ta ki Akp yönetimine kadar küreselleşen dünyada modernleşen Türkiye'den ve İslam'dan bahsediyor hoca.Özal'la başlayan ve Akp'yle zirveye çıkan Neo-Liberalizm,kitap 2014 baskılı olduğu için Cemaatin Türkiye üzerinde ki etkisi,Said Nursi,Muhammed Abduh,İttihat ve Terakki'nin Osmanlı üzerindeki modernleşme etkisi gibi Osmanlı'dan günümüze pek çok farklı alanda modernleşen Türkiye'ye ve İslam algısı ve yaşayışına değiniyor.Ankara Okulu bölümüne kadar hocanın sın derece objektif bir kitap yazdığını düşünsem de,bu bölüm beni hayal kırıklığına uğrattı.Bence sın derece tarafkir ve algı yönlendirmesi içeren bir bölğmdü.O kadar çok yeni dünya düzeni,illuminati ve masonluk kitabı okudum ki çok şüpheci yaklaşıyorum her türlü bilgiye.Kur'an'ı adeta reformist bir şekilde açıklayan bahsedilen ilahiyatçıların ruhlarını şeytana sattıklarını düşünmüyor değilim efenim 😁😁😁😁
peygambersiz din oluşturma arzusu müslümanları da sarmış durumda.
ama din dediğin şey tanrı-peygamber-kitap üçlemesi sonucu oluşan bir şey değil mi?
peygamber istenmiyorsa müslüman olmanın da anlamı yok bence budist olunur,şintoist olunurçhindu da olunur sakınca da yok yani:)))
Osmanlı'dan günümüze modernleşme ve İslam'ı anlattığı için Türkiye'de ki siyasal hayatında tarihçesini içeriyor.


arka kapak:

"CanerTaslaman'ın bu çalışmasının -baştan aşağı okumuş biri olarak- kitap olarak çıkmasını sevinçle karşıladım. Bence bu kitabın en önemli katkısı; İslam'ı sadece bir iman konusu olarak ele almayıp, konuyu geniş bîr interaktif iletişim çerçevesi içinde okuyucuya sunmasıdır. Bu konu, nadiren bu kadar geniş bir çerçeve içinde irdelenmiştir. Kitapta, felsefeden sosyal bilimlerin siyaset, sosyoloji ve iletişim gibi dallarına kadar geniş bir alanda çok başarıyla mekik dokunmaktadır."
- Şerif Mardin, Sabancı Üniversitesi


"Anlamak, sosyal bilimlerin olmazsa olmaz kavramlarından biri, belki de başta gelenidir. Bu çalışmanın bence en değerli yanı da, dışarıdan yöntemsel bir bakış ile içeriden anlama kaygısını birleştirmesi."

- Fatmagül Berktay, İstanbul Üniversitesi

20 Şubat 2018

bir aktör,bir adam,bir insan....

 bugün size keanu reeves'in oyunculuğundan bahsetmek istiyorum.sizi ne kadar da ilgilendiriyor değil mi ? :D ben kendime hiç şaşırmadım.john wick'in ilk bölümünü izleyeceğim sırada net yorumlarına bakmış ve oyunculuğuyla ilgili yine pek çok yorum okumuştum,bunları yazanlarda hep reeves hayranları.ondan sonra tüm filmlerini baştan izleyip özellikle oyunculuğuna bakmaya karar verdim.işte vardığım sonuçlar.

keanu reeves'in oyunculuğu hep şaibelidir,onu sevenler bile a evet çok iyi bir oyuncu değil ama muhteşem bir insan derler.peki çok iyi bir oyuncu olmayan bu adam nasıl hollywood'un en saygın ve sevilen aktörlerinden biri olmuş ? hiç düşündünüz mü?
böyle düşünülmesinde  bazı sebepler olduğunu düşünüyorum.
her şeyden önce keanu reeves'i herkes amerikalı zanneder ve bir hollywood starıda olunca ondan çok amerikanvari bir oyunculuk bekleniyor diye düşünüyorum.reevs'te kesinlikle hollwood tarzı bir oyunculuk yok,onun etnik kökeni oyunculuk tarzını oldukça etkilemiş.bunu bilerek mi yapıyor yoksa kendiliğinden mi böyle gelişmiş tabi ki bilemiyorum ama çin asıllı bir hawai'li olması onun oyunculuğunda uzak doğu etkilerini ortaya çıkmasını sağlamış.uzak doğulu oyuncular için "gözleriyle oyunculuk yapan oyuncular"denir bence reeves'te de bu özellik var.bir de onun kendine ait çok karakteristik jestleri ve vücut dili var bu da onun oyunculuğunu bir şekilde etkiliyor olabilir.şimdi bu ayrıntıya dikkat ederek göl evi filmini bir kez daha izleyin ve alex karakterini canlandıran keanu reeves'in sevdiği kadını ilk kez gördüğü kate'in doğum gününde ki gözlerinde ve yüzünde oluşan duygu yoğunluğunu fark edin.evet,bunu yapın :) oyunculuğunu kendimce kontrol etmeye karar verdikten sonra böyle çok sahne keşfettim ve o sahne de keanu reeves'in alex olarak aşık olduğu kadın sandra block'un kate karakterine aşık aşıka bakması beni gerçekten çok etkilemişti.üstelik romantik komedi de hiç sevmem.daha böyle pek çok örnek sıralayabilirim.


 bir de belki daha önemli bir neden olarak kanada'lı olması ve orada büyümesi de onun yaşam tarzını etkilediği gibi yaşam felsefesini de etkilemiş diye düşünüyorum.zira kanada benim bildiğim kadarıyla amerika gibi kapitalist ve emparyalist bir ülke değil,daha sosyalit felsefeye sahip olan bir ülke.keanu reeves'in de bir hollyywood yıldızından çok farklı olan yaşam şekli,hayata karşı duruşu,tüketime karşı tepkisi,ki tüm bunları hollywood'un en zengin on aktöründen biri olduğu halde,kendini bir meta olarak kullandırmayışı hollwood'u sonuna kadar kapitalist ve emparyalist düşünce doğrultusunda kullananların hoşuna gitmiyordur diye düşünüyorum.böylelikle onun oyunculuğu hakkında spekülasyonların gırla gitmesine sebep oluyor.
bazı okuduğum ingilizce haberlerde ki ne kadar doğru çevirdim size garanti veremem tabi kireeves'e özellikle sosyalist düşünce yönünde kanada devletinin zihin kontolü yapıldığı ve bu nedenlede tüketime yöneltilmiş kapitalist amerikan gençliği için son derece de tehlikeli bir karakter olduğu yönündeydi.

bu konuyla ilgili burada ki yazıya bir göz atabilirsiniz.ingilizce bir haber.


fakirlere yardım ederken pek çok görüntüsüne ulaşabilirsinz netten.










bu da mübarek insanın metro görüntüleri :)


bu videodaki sözler keanu reeves'e ithaf ediliyor ama kesin olarak onun söyleyip söylemediği belli değil .amma velakin muhafazakar düşünceli bir adam olduğuda biliniyor yani o söylememişse bile bu tarz düşünceleri olması hiç şaşırtıcı olmazdı.
işte video 


matrix'ten kazandığı 110 milyon dolraın 80 milyonunun dublörlere motor alıp yardım ederek haramıc biri,bir film çekiminde kamera arkasında bir aile babasının maddi sıkıntıda olduğunu öğrenince ona ciddi yardımlarda bulunmuş,ve pek çok yardım kuruluşuna,lösemi hastalarına yaptığı büyük meblalı yardımlar var ve tüm bunları angelina jolie gibi kameralar önünde kelimenin tam manasıyla amerikan vari bir oyunculuk sergileyerek yapmıyor.ee nasıl biliyrsun dersen de hiç bir şeyin gizli kalamadığı bir dünya da yaşıyoruz derim.
hasılı metroya binen.fakirlere yardım eden,sürekli kot pantol ve catlaerle gezen,kkolunda bir bez çantası ve okuduğu çok sevdiği dostoyevski'siyle bu adam gerçekten tam bir kapitalist sistem karşıtı.
ee bu yüzden de oyunculuğu çok iyi değil tabai ki?
siz ne dersiniz ?



beni asla bırakma,kazuo ishiguro....

Geoge Orwel insanların düşünmesinin,okumasının,her türlü özgür eyleminin yasaklandığı distopik bir dünya tahayyül etmişti 1984'de.Aldus Huxley ise özgür bir dünyada! ,kitap olduğu halde okunmadığı,insanların tüpte üretildiği ama bu durumun sorgulanmadığı hatta insan olmanın bile önemsenmediği daha öngörülü daha korkunç bir distopik evren tahayyül eder Cesur Yeni Dünya'da.Kazuo İshiguro'da Huxley'in izinden yürür ve distopik bir roman olduğunu çaktırmadan aralarda göz kırparcasına sisli bir belirginlikle kaderlerine razı olan insan klonlarının hikayesini anlatarak ilerler Beni Asla Bırakma'da.Kitap boyunca sinirlenirsiniz roman karakterlerine bu ne genişlik kardeşim diye.Sen klonsun kendine gel,itiraz et,bağır,çağır,yık ortalığı..Çok fazla şey diyemiyorum çünkü esas yorımumu yapabilmek için gerçekten spoiler olayına girmem şart.Çok keyif almasamda kitabın vermek istediğinin koca bir metaforla verildiğini düşünüyorum.Genç bir grubun olağandışı bir sıradanlıkla anlatıldığı gençlik hikayelerini okurken hayatlarının sırlarını,klon olduklarını, öğrenen geçlerin klon olduklarını öğrendiğinize mi şaşırasınız yoksa bu gerçeğe tepkisizliklerine mi, bunu bilen normal! insanların bilmezden gelmesine mi diye gider gider gelirsiniz.Ama günümüz insanına ne de çok benziyor karakterler dersiniz.Sınırımızın hemen gerisinde bir savaş ve şehit verdiğimiz evlatlarımız....;çoluk çocuk demeden taciz eden,hayvana bile tecavüz edecek kadar gözü dönmüş pislikler,bebeklere tecavüz eden insan görünümlü mahlukatlar;tüm bunlar yaşanırken sevgililer gününde halısının üstüne gül yapraklarıyla"seni seviyorum kocam"yazan çok romantik islamcı pembik geberik gelinleri;kocişlerine bilmem kaç çeşit yaptıkları yemekleri bilmem ne marka tabaklarında pembiş mutfaklarında hergün yılmadan paylaşan mutluluk pıtırcığı gelin'cikler,sunum perileri,tabak çanak çılgınları,marka manyakları,her günün bir öncekinden daha acı haberler getirdiği günler ve soyları hiç mi hiç tükenmeyen adam sendeciler,ne me lazımcılar...Bu kitabı okurken belki bizde birilerinin klonuyuzda o yüzden mi isnalığımızı kaybettik ya da zaten hiç mi olamadık deyip durdum....


arka kapak:

Yatılı okul Hailsham'ın öğrencileri, bahçe duvarının arkasındaki karanlık ormandan çok korkarlar. Hafta sonları veya tatillerde evlerine gitmez., Hailsham'dan önceki yaşamlarını hatırlamazlar. Dış dünyayla bağlantıları yoktur. Öğretmenler değil, gözetmenler tarafından eğitilirler. Spor ve sanata büyük önem veren gözetmenler, Hailsham öğrencilerine sürekli özel olduklarını hatırlatır ve bedenlerine çok iyi bakmaları gerektiğini tekrarlar. 
Kazuo Ishiguro, yayımlandığı yıl Time tarafından İngilizce yazılmış en iyi 100 roman listesine alınan Beni Asla Bırakma'da, yıkıma götüreceğini bile bile kendi kaderini kabullenenlere odaklanmış görünüyor.

birde filmi var efendim

2010 yapımı filmin imdb puanı:7.2

başrolde keira knightley var.

filmi uzun zaman önce izlemiştim ama şimdi hatırlamıyorum :/








trailer



sağlıkla kalın :)

19 Şubat 2018

Uyuya kalanlara....


''Ne bilginler geldi, neler buldular! Mumlar gibi dünyaya ışık saldılar. Hangisi yarıp geçti bu karanlığı? Birer masal söyleyip uyuya kaldılar...''
Amin Maalouf, Semerkant

18 Şubat 2018

bir kitap,bir dizi,bir film...

talihsiz serüvenler serisi
 lemony snicket'in kaleme aldığı seri kitap.ben henüz okumadım ama okumak istiyorum.uyarlama dizi ve filmi çok güzel.

 2004 yapımı filmin baş rolünde jim carey var muhteşem kont olaf performansıyla.
imdb puanı:6,8 ve bence daha yüksek bir puan hakediyor kesinlikle.
üç yetim kardeşten ortanca kız kardeş rolünde ki emily browing muhteşem güzel bir kız.

konusu kısaca anne ve babalarını yangında kaybeden üç kardeş hayattaki tek akrabaları sahtekar kob-nt olaf'In vasisiliğine kalırlar ve gotik,hareketli bir macera onları kovalr durur.
filmin gotik tasarımı muhteşem.kalp kalp akalp efendim :)


trailer 


dizi

2017 yapımı dizinin imdb puanı:7,9
kont olaf rolünde neil patric harris var ama performans olarak jim carey'e yaklaşamamış bile.
dizi de çok ama çok sevdiğim joanna cusak'ta var.(yanlış mı yazdım acaba ? :) )
,konu ise film ile aynı.




trailer


iyi seyirle

izlediğim diziler.

çıldırmış olabileram aybalam :)

supernatural 13.sezon


dark angel 
kim bilir kaçıncıya :p 


star trek 1967 orjinal seri



star trek 1987


jonathan strange
kitbabınada başladım ama ne zaman bitecek bilemem :/


talihsiz serüvenler serisi
kont olaf'ı heç özüm heç beğenmememiş olabiler aybalam :)
jim carey çok daha iyiydi.


sherlock
akşam bitti :))


westworld


Black Mirror




Sense 8


hepsi kendim gibi zıpçıktı diziler.bir tanesi de aklı balında bir dizi değil :))
hadi ben kaçar onca bölüm sıra bekler :))

16 Şubat 2018

kuantum teorisi felsefe ve tanrı,caner taslaman..


#kuantumteorisifelsefevetanri'da ikinciye okuduğum #canertaslamankitabı oldu.Ilk okuduğumda çok zorlanmış ve büyük bir kısmını anlamamıştım ama bir buçuk yıl ve onca felsefe ve kuantum fiziği ve felsefesi kitaplarından sonra kitabı ikinciye o kadar kolay ve keyifle oludum ki kendi felsefi gelişmemi görmek beni çok mutlu etti.
Kitap,Kuantum teorisiyle ıdeğişen evren anlayışımız ve buna bağlı olarak etkilenen din felsefesini anlatıyor.
Kuantum teorisinin evren anlayışımızı etkilemesiyle birlikte din felsefesinin en temel problemlerinden;
kötülük problemi,özgür irade,mucizeler,
tanrısal etkinlik gibi konular irdeleniyor.
Leibniz'den Sipinoza'ya Kuantum teorisiyle Tanrı ve evren anlayışının değişmesinin bu gibi felsefecilerin felsefelerinin de yeniden düzenlenmesi ya da değişmesi gerektiği belirtiliyor.Blog ya da okuduğum kitapları takip edenler kuantumla ilgili kitapları okumayı ne kadar çok sevdiğimi bilirler bu kitabı da çok ama çok sevdim.Katıksız felsefe okumayı sevenler kaçırmasın derim nacizhane.📚📚📚
Artık Alice Kuantum Diyarında'ya başlayabilerem aybalam.😁😍





arka kapak:

Kuantum teorisi evren anlayışımızda hangi köklü değişiklikleri yapmıştır? Kuantum teorisine dayanılarak 'doğanın teolojisi' nasıl yapılabilir? Bu teorinin ortaya konulmasının sonucunda Kanî'm, Spinoza'nın, Leibniz'in felsefelerinde hangi düzeltmelerin yapılması gerekmektedir? Jeolojik fikirler arasındaki tercihte bilimin rolü nedir? Metafizik tercihler, kuantum teorisi nin yorum lanışında ne tür farklar oluşturmaktadır? Tamamlayıcılık İlkesi ve Belirsizlik İlkesi hangi farklı şekillerde anlaşılabilir? Bu teoriyle ortaya çıkan indeterminizm ontolojik mi, epistemolojik midir? Evrende 'ontolojik şans' var mıdır? Bohr'la Einstein arasındaki tartışmanın galibi kimdir? Schrödinger'in kedisiyle ne anlatılmak istenmiştir? Doğa yasalarının ontolojik statüsüne ne gibi farklı yaklaşımlar vardır? Tanrısal etkinlik, kuantum belirsizliklerinin belirlenmesi olarak değerlendirilebilir mi? Kuantum teorisi mucizeler, özgür irade ve kötülük sorunu hakkında binlerce yıldır yapılan tartışmalara yeni açılımlar getirebilir mi? Bunlar ve benzeri daha pek çok soruya bu kitapta cevap veriliyor. Kuantum teorisinin felsefi ve teolojik açıdan ele alınmasını önemli bulanlara bu kitabı mutlaka tavsiye ediyoruz.

felsefeyle kalın...
Related Posts with Thumbnails