10 Mart 2013

toshihiko izutsu..japonya'dan bir islam düşünürü..




İslâm düşüncesi ve Kur'an semantiği üzerine yaptığı çalışmalarla İslâm âleminde tanınan düşünce tarihçisi ve dilbilimci İzutsu, 4 Mayıs 1914 yılında Tokyo'da doğdu. 

Babası bir Zen Budist üstadıydı, daha çocukluk yıllarından itibaren oğlunu bu geleneğe göre yetiştirmek istiyordu. İzutsu lise çağına gelince, bir taraftan okula gidiyor, diğer taraftan babası evde ona Zen Budizm’in temel ilkelerini ve disiplinini öğretiyordu. 

İzutsu aynı yıllarda, Bolşevik ihtilalinden kaçıp Japonya’ya gelen Müslümanların kurduğu İslam Merkezi’ne gitmeye başladı. Burada Türkçe ve Arapça öğrendi. 

Lisans ve lisansüstü öğrenimini Keio Üniversitesi Klasik İngiliz Edebiyatı bölümünde yaptı. Bir süre aynı üniversitede Yunanca ve Latince felsefe metinleriyle dilbilimi dersleri verdi. Japon estetiği uzmanı Toshio İzutsu ile evlendi. 
Toshihiko Izutsu, otuzun üzerinde dili sorunsuz ve akıcı şekilde konuşabilen tam bir dil dehasıdır. Yüksek IQ derecesi ve aldığı eğitimlerin de yardımı ile bir çok farklı konuya eğilen Toshihiko Izutsu, temel anlamda İslam felsefesi ve tasavvufu üzerinde eserler vermiştir. Sahip olduğu dil avantajı sayesinde bir çok farklı kültürün kaynaklarından yararlanarak, hızlı ve kaliteli bir araştırma yapma imkanına sahip olmuştur.
 İslâm'da Varlık Düşüncesi: Bu eser İslâmî felsefesinin Moğollar sonrası dönemde ve özellikle İran'da geliştirildiği şekliyle vücut kavramı ve onun gerçekliği meselesi olarak varlık-vücut düşüncesi üzerinde yoğunlaşmaktadır. 


Kur’an’da Allah ve İnsan: Dokuz bölümden meydana gelen bu eserinde, Semantik ve Kur'an, Kur'an’ın Anahtar Terimleri, Kur'an Dünya Görüşünün Ana Yapısı, Allah ile İnsan Arasındaki Ontolojik Münasebet, Allah ile İnsan Arasında Sözlü ve Sözsüz Haberleşme Münasebeti, Hanifler, Arap paganizmi, Yahudi ve Hristiyanlarda Allah telakkisini açıklamıştır. 


 İbn Arabî'nin Fusus'undaki Anahtar Kavramlar ve "Tao-culuk'daki Anahtar Kavramlar" isimli iki ciltlik eserde tasavvufi fikirleri, taoist filozofların düşünceleriyle karşılaştırmaya çalışmıştır.


 İslâm Düşüncesinde İman Kavramı: On bir bölüm oluşan bu kitabında kafir, fasık, mücrim, tekfir, İslam, iman, amel, bilgi, tasdik, ikrar, amel gibi konulara açıklık getirmiştir


 mistik düşünceler üzerine makaleler:Eserleri, düşünsel anlamda kendisini geliştirmek isteyen, belirli bir dereceye kadar tasavvufi ve islami bilgilere vakıf olan okuyucular için yararlı olacak türdendir. Ancak, kendi asli kaynaklarından tsavvuf ve islami bilgileri yeterince öğrenme imkanı bulamamış okuyucuların bazı kafa karışıklıkları yaşamalarına sebep olacak hata ve yanlış anlamara düşmeleri de muhtemeldir.Toshihiko Izutsu, sahip olduğu bilgi birikimi ile Tasavvufi öğretiyi diğer düşünsel yada dinsel öğretiler ile karşılaştıran eserler de ortaya koymuştur. Örneğin Taoizm ve Budizm’in değişik kolları ki özellikle Zen budizm mi gibi.
Eserde, İslam metafizik düşüncesinin temel yapısı, Şubesteri’nin Gülşen-i Raz adlı eserinde Nur-Zulmet paradoksu, Vahdet-i Vücud’un bir analizi: Bir doğu felseferi meta-felsefesine doğru, Aynü’l-Kudat Hemedani’nin düşüncesinde Mistisizm ve Çok Anlamlılık dilsel problemi, Yaratma ve şeylerin zamansız Nizamı : Aynü’l-Kudat Hemedani’nin mistik felsefesi üzerine bir çalışma, İslam tasavvufu ve zen-budizm’nde sürekli yaratma kavramı ve Doğu’da ve Batı’da egzistansiyalizm gibi başlıklar ele alınmaktadır.

Bu eser, İslam ilahiyatında itikad yakut iman kavramının tahlile dayalı bir tetkikidir.
İki türü amacı vardır. Bir yandan, tarihi sürecin ayrıntılı anlatımını vermek iddiasındadır ki bu tarihi süreç iman kavramının doğduğu, geliştiği ve Müslümanlar arasında teorik bakımdan irdelendiği süreçtir. Öte yandan yine bu eser, dikkatli bir semantik analiz yapmayı hedefliyor. Bu analiz, imkan kavramı ile o kavramla bağıntılı anahtar kelam ve bu kelamın kendi aralarında kurdukları kavramsal dokuların analizidir.

İman, İslam kültürünün ilk yüzyıllarında özlü bazı sorunlara sebep olmuştur. Bu sorunların bazıları, kelimenin tam manası ile hayat memat meseleleri idi. Bu sorunların kökünde yatan ana kavramların metodik bir tahlili yolu ile İslam düşünce tarihinin bu en ilginç evrelerinden biri aydınlatılmış olacaktır. İnanış, doğası itibari ile bireysel varoluşa ait bir olgudur. Bu bakımdan denebilir ki gerçek derinliğini ancak bilimsel olmayan bir yönden yaklaşıldığını ortaya koyar.

bu eser meselenin çok özel bir yanına çok özel bir bakış açısından bakmaktadır. Bu manada ayrı kavramın mistiklerce anlaşılma tarzının, meselenin daha farklı bir özüne gittiği söylenebilir. İlahiyatçıların ele aldıkları hali ile iman, sorunun yalnızca dış şekli ve özüne dokunur türden olabilir. Kelam olarak iman, çok özel bir şekilde de olsa, varoşsal olay olarak inanışın gerçek doğasını yansıtır, yani Müslümanlarca, tarih içinde hassaten yaşanmış ve hissedilmiş bir şey olarakk.  


islam felsefesinde yüksek lisanas yapmak isteyen biri olarak bu kitapları şiddetle okumak istiyorum..

keyifli okumalar.

haruki murakami /zemberek kuşunun güncesi...



bir insan için başka bir insanı derinliğine tanımak olası mıdır ? birini gerçekten tanımak,hem zaman hem de içtenlikle harcanacak çaba ister,ama gene de özüne ne derece yaklaşabilir ki?
yazar bu sözlerinde çok sağlam bir felsefe yapmış.


her şey çok güzel de bir kapak tasarımı korkunç ://

netten notlar..
Japon edebiyatının aykırı çocuğu Haruki MURAKAMİ, "Zemberekkuşu’nun Güncesi" adlı, kendisine dünya edebiyatında önemli bir yer açan romanıyla Türkçe’de. Onu "İmkânsızın Şarkısı"yla tanıyan okurları yine keyifli edebiyat dakikaları bekliyor. MURAKAMİ bu kez çağdaş politikanın anlamsızlığından, İkinci Dünya Savaşı'nda Japonların saldırganlığından ve aşkın gelip geçiciliğinden söz ediyor. Tokyo’nun bir banliyösünde yaşayan anakarakteri Toru, otuzlu yaşlarının başında, işsiz, evliliği kötü giden, amaçsız biridir. Roman, onun gerçekle hayal arasında gidip gelen maceralarını anlatır, ki bu maceraların arasında bir kuyuda vakit geçirmek ve o kuyudan aniden bir otel odasına geçmek, hatta orada bir kadın tarafından baştan çıkarılmak da vardır. Bu çılgın fikirlerin arasına başkalarının hikâyeleri de girer, acımasız savaş hikâyeleri…
Toru’nun başına gelen olağandışı olaylar MURAKAMİ’nin hayalgücünün genişliğini bize bir kez daha gösteriyor. Gerçekle olağanüstü arasında gidip gelen bu romanın dünyasını okuyucuya cömertçe ve hiçbir sınır tanımadan sunduğu kesin. Üstelik cesur bir girişim bu. Yani "Zemberekkuşu’nun Güncesi"nde MURAKAMİ’nin yetkin ve cesur kalemiyle bir kez daha buluşacaksınız. Ki, bu bile başlı başına bir zevk!




17 Şubat 2013

mimlendim )


seo taiji hakkında bir post hazırlayacaktı ki bir de ne göreyim ilk defa mimlenmişim :) çok heyecanladım :)
sevgili http://rosesworldanddreams.blogspot.com/ duygu'nun dünyası beni mimlemiş :)
kurallar önceden belirliymiş :) ilk olarak 11 soruya cevap verecekmişiz,kendimizle ilgili 11 gerçeği açıklayacakmışız ve daha sonra biz soru hazırlayacakmışız.hadi bana kolay gelsin :)

önce soruları bir yanıtlayalım.duygu'nun dünyasının hazırladığı sorular.
1.favori kitabınızın adı nedir ve sizin için favori olmasının nedeni..?
1.kesinlikle yüzüklerin efendisi.çok sebebi var.her şeyden önce içinde muazzam bir tarih,dil ve coğrafya barındırıyor.keşke orta dünyada yaşasaydım dedirten bir kitap olduğu için...eğer böyle bir şansım olsaydı bir rohan'lı olmayı tercih ederdim.manyakça ama sebeplerim bunlar :)
2.diyelim ki çok istediğiniz bir şey var ve bir bakmışsınız ki o istediğiniz şeyi arkadaşınız almış.
(kastedilen bir 'kişi' değil) tepkiniz ne olurdu?
2.eskiden olsa,eğer çok istediğim şeyi alan kişi sevdiğim biriyse ben de sevinirdim,yok eğer sevmediğim bir kişi ise bana inat benden önce aldı diye düşünürdüm :)) hepimizin başına gelmiştir muhakkak.ya bizden önce almışlar ya da biz onlardan önce almışızdır.sanırım şimdi olsa herhangi bir tepki vermezdim,umurumda da pek olmazdı. çünkü büyüdüm kocaman kadın anne oldum artık :)
3.genel olarak nasıl bir ruh halindesiniz ?
3.bu aslında çok güzel bir soru.sekiz ay kadar depresyon tedavisi gördüm ve çok kötü bir ruh halindeydim.tedavim biteli  iki ay kadar bir süre oldu ve eski neşeli,dalgacı su'ya geri döndüğüm için çok memnunum.yani genel olarak sağlıklı bir ruh halindeyim :)
4.tarzınızı tek kelimeyle söylerseniz ne dersiniz?
4.doğrusu tarz derken neyden bahsedildiğini anlamadım :/ şayet kıyafetten bahsediliyorsa klasik-spor karışık bir tarzım vardır.zarif ama sade ayrıca rahat olmasını isterim.şayet karakterden bahsediliyorsa iplemeyen bir tarzım var :))) kısacası benim tarzım her şekile İPLEMEM :)
5.en sevdiğiniz,alış veriş yapmaktan keyif aldığınız yerler (mağasa,pasaj..)
5.tek kelimeyle pazar derim.samimi,içten,doğal,eğlenceli,sıradan,sıradışı,pahalı,uucuz,uydurk ne arasan vardır pazarlarda.sadece dolaşmasını bile severim.bir de kitapçılar.bakar bakar iç geçirirsin.mısırda bir dedem olsa da,ölse de,mirası bana kalsa da hepsini alsam dersin :)
6.bir gün mutlaka gideceğim dediğiniz bir yer var mı?
6.tabi ki kore.gitmeyi çok ama çok istiyorum.bir de italya'ya gitmeyi çok isterim.
7.makyajla aranız nasıldır?günlük makyaj sizce nasıl olmalıdır?
7.makyajı sevmiyorum diyen kadın kesinlikle yalancıdır :) bende severim ve özellikle göz makyajını severim.günlük makyaja gelince hafif ve ten rengine giden renklerle yapılmalı diye düşünüyorum.
8.en sevdiğiniz ve sizde yerinin ayrı olduğu şarkılar.
8.the beatles'ten yestarday...dünyanın en büyük klasiğidir.huysuz ve tatlı kadın.bir arkadaşım bu şarkının beni hatırlattığını söylemişti,ben de bu şarkıda kendimi buluyorum.
9.yaşadığınız yerde en sevdiğiniz ve gezmeye doyamadığınız yer?
9.istanbul'da yaşıyorum.her yeri doyumsuz bir şehirdir.ben en çok sultanahmet'i seviyorum.özel bir sebebi yok sadece seviyorum.
10.kendinizde en sevdiğiniz şey nedir?
10.hayatımın bazı dönemlerinde büyük acılar yaşadım.yaşadığım her olay beni biraz daha olgunlaştırdı ve beni daha iyi bir insan yaptı.bütün bunlara sebep çok affedici ve kin tutmayan bir insana dönüştüm.artık en kötsüne bile gülüp geçebiliyorum.kendim de de en sevdiğim şey bu.sanırım nirvanaya ulaştım :))
11.sevgililer gün hakkında ne düşünüyor sunuz ? sizce mantıklı mı?
11.bugünün tarihi roma imparatorluğuna kadar uzanıyor ve putperest bir gelenek.(nette araştırırsanız görürsünüz) kapitalist sistem tarafından çok güzel organize edilmiş bir gün. mantıklı mı? bence değil.aşk bir güne saçma bir ayıcık hediyesine  sığmaz.ömür ister,yürek ister,kadın da olsan adam gibi adam olmak ister.ben acısını yaşadım ve aptal bir günün aşkı tanımlayacağını düşünmüyorum.
işte benim cevaplarım.ilk defa blogda bu kadar uzun yazı yazdım.

kendimle ilgili 11 gerçek:
1.hayatımın tek vazgeçilmezi prensesim.
2.istanbul'dan başka bir şehirde yaşayamam derdim ta ki elazığ'ı görene kadar.
3.yeşil renginden vazgeçemem.beni mutlu ediyor.
4.çılgıncasına çanta ve aykakkabı merakım var.
5.kitap,kahve ve çikolata hayatımın en büyük tutkuları.
6.yalnız kalmayı severim ama yalnız kalacak olmaktan çok korkarım.
7.ders konusunda tam bir ineğim.ne kadar bu dönem çalışmıycam desem de bir önceki dönemden daha çok çalışırım.
8.kore'ye gitmeyi gerçekten çok istiyorum.korce öğreniyorum.umarım ikisini de başarılı bir şekilde sonlandırırım.
9.film ve dizi manyağıyım.birgün netim olmazsa sanırım üzüntümden ölürüm :)
10.geriye,geçmişe dönmeyi asla istemem.daima ileriye bakarım.
11.rock müzik beni sakinleştirir,klasik müzik ise ruhumu dinlendirir.

şimdi sıra benim sorularım da :
1.gerçekleştirmeyi istediğin en büyük hayalin nedir?
2.değişmek ister misin ? neden?
3.seni yansıttığını düşündüğün bir söz nedir?
4.geriye baktığında duyduğun en büyük pişmanlığın nedir ?
5.bir mevsim seçsen hangisi olurdun ?
6.yaptığın en deli çılgınlık nedir ?
7.karakterini bir renkle simgelesen hangisini seçerdin ?
8.bir daha asla yemem dediğin yemek nedir ?
9.gitmeyi en çok istediğin ülke hangisi ve neden gitmek istiyorsun?
10.en sevdiğin kitap ve onu sevme nedenin nedir ?
11.mutluluk senin için ne anlam ifade ediyor ?

şimdi de benim mimlediğim bolglara bakalım:
http://gecegnlgm.blogspot.com/
http://ddejavuu.blogspot.com/
http://saranghae-kore.blogspot.com/
http://ilahiyatcinin-dinlertarihi-gunlugu.blogspot.com/
http://asabibakire.blogspot.com/
http://kahvekokulukitap.blogspot.com/








15 Şubat 2013

defter süslemesi.

yeni defterlerim olmuştu,fırsat bulup bloga yükleyememiştim.yeni kalem ve defterlerimi beğeninize sunuyorum.
 kalemliğim de yeni...defter kabını da,kalemliği de ben yaptım.

 telefon süsüm telefonumdan büyük ama olsun,anahtarlığı önce kitap ayracına sonra telefon süsüne evrimleştirdim :) sıkılınca bir kez daha kitap ayracına doğru mutasyona uğrayacak :)






11 Şubat 2013

vittorio,anne rice.

vittorio anne rice
bayağıdır şunu okudum postu yapmamıştım.zira derslerden kitap okuyacak zamanım hiç yoktu gerçi hep söylüyorum benim derslerimde kalın kalın takoz büyüklüğünde ilahiyat kitaplarından ibaret olunca okuma açlığı pek çekmedim.ama insan bi kafasını dağıtsın,bi soyal bir şey yapsın,bi farklı bir şey yapsın istiyor.işte ben de ara dönemden faydalanıp elimdeki vampirli mampirli hediye gelmiş olan kitabımı bitirdim :)


vittorio...anne rice
şimdi kitap hakkında konuşalım :)

alıntı:
Küçük bir çocukken korkunç bir rüya görmüştüm. Rüyamda kardeşlerimin kesik başlarını kucağımda tutuyordum. Kocaman, kıpır kıpır gözleri ve kızarmış yanakları dışında tamamen hareketsiz ve sessizdiler. Benimse adeta dilim tutulmuş, kucağımdaki bu korkunç görüntüye bakakalmıştım
Ve bir gün rüyam gerçek oldu.
Ama kimse, ne onlar ne de benim için ağlayabilir artık, çünkü isimsiz olarak gömülmelerinden bu yana beş yüz yıl geçti.
Ben bir vampirim.
Adım Vittorio...''
''Pandora'' ve ''Vampile Konuşma'' nın yazarı Anne Rice bu kitapta, bizi ortaçağın Floransa'sına, Vampir Vittorio'nun ülkesine götürüyor. 'Romeo ve Juliet'in vampir versiyonu olarak adlandırılan bu roman, kutsal ve lanetli harikalarla dolu bir Rönesans İtalya'sında genç aşkın masumiyetin yitiriliş öyküsünü anlatıyor.

benim yorumum
sıkıldım :) hem de vampir hikayelerini çok severim.gerçi yazar hikayeyi kahramanın dilinden anlatmış. ama uzunca bir süre yarım kaılp ondan sonra tamamladığım için de olabilir.ama okuyun,okumamazlık etmeyin :)
bir kez daha anladım ki bir kitabı sevmem de enn önemli kriter yazarın diliymiş...

8 Şubat 2013

A Gentleman's Dignity

bir centilmenin onuru dizisine elazığ'da başlamıştım,istanbul'a döndüm hala bitiremedim seyretmeye devam ediyorum.romantik komedi olduğu için insanın kendisiyle bağdaştıramayacağı bir dizi.ama çok ilginçtir olaylar öyle bir hale geldi ki bu kadının başına gelenler,evet benim de başıma geldi dedirtti bana :/ tabi olayların sadece küçük bir kısmı.ama ilk bölümünden itibaren kahkahaların hava da uçuştuğu bir dizi.bayağıdır kore'den böyle güzel bir dizi çıkmamıştı.iyi oldu.eğlenceli,sıkılmadan izleyeceğiniz ve seyretmekten pişman olmayacağınız bir dizi.şöyle oluyor,böyle oluyor diye anlatmayı sevmiyorum izleyin ve neler olduğunu kendiniz görün :)
işte dört kafadarımız.
 tam kadro..
 yakışıklı baş kahramanımız jang gong dun.
kaderdaşım :) kim ha neul (bu arada kendisini hiç sevmem:) )
trailer...
diziden eğlenceli bir ost
diziden güzel bir balad.

7 Şubat 2013

para kazanıyoruz artık :)

prensesim tatilde derslerinin yanında bir de para kazanmaya karar verdi :) el emeği göz nuru kartlar hazırladı.bir akşamda tanesi 10 tl'den on tane kart sattı.tüccar mı olacak,tasarımcı mı bilemedim :)
prensesimmmmmm


 bu bana özel ve hala prensesime 1 tl borcum var :)




 bunlarda n,şanlı teyzemize özel :)


30 Ocak 2013

flower boys next dooor

park shin hye'ı hiç sevmem ama diziye başladım bir kere.dizi değişik başladı,değişik devam ediyor.diziyi tamamlayacağım kesin ama diziye ayılıp bayılmadım.seyrediyorum işte :) park shin hye'ı sevenler zevkle izleyebilir.



buda dizinin traileri.


iyi seyirler..

24 Ocak 2013

elaziz.elazığ...

bu postta kültürel fotolar yok.yedik içtik işte hepsi bu kadar :)
finallerden sonra bowlinge gittik
                                  
yedik,içtik.bir fıçı çöp çıkarttık :)
karnımız doydu,kan şekerimiz düştü üzerine tatlı yiyelim dedik.pekte şık bir mekandı.





 güllüoğluna gidip,baklava yemek yerine sıcak çikolata içen ağrıza kim bilin bakalım :) beeeeen,tabisi :)

okula uğramıştık hocaları ziyaret edelim diye kısa günün karı bu kitabı hediye etti adını bilmediğim,dersime de girmeyen sayın hocam :) teşekkürler.

kızlarla geçirdiğim bu dönemin en tatlı akşamıydı.size teşekkür ediyorum harici kızları :)
Related Posts with Thumbnails