20 Eylül 2014

halka,mats strandberg-sara bergmark elfgreen

elazığ2dan alıp okuduğum ve bitirdiğim bir kitap postunda daha birlikteyiz.
halka'yı filmi olan halka ile karıştırmayın çünkü aynı değiller.
merakla başladım ama sonunu keyifle getiremedim.
bir cadı hikayesi ama yazarın dili hiç keyifli gitmiyor.
elinde merak uyandırıcı bir hikaye varmış ama sıkıcı bir şekilde kitabı tamamlamış.
aslında kitabın iki yazarı var.
hangisi daha sıkıcı bilemedim :)


kitaptan çok hoş pasajlar not etmiştim ama not defterin elazığ'da kaldığı için maalesef şimdilik buraya yazamıyorum.ileri ki zamanlarda buraya eklerim inş.


Birbiriyle aynı ortamda bulunmaya bile tahammül edemeyen, tamamen farklı kişiliklere sahip altı genç kız büyülü bir gecede cadı olduklarını öğrenir...Kehanet, savaşın yakın olduğunu söylemektedir; Seçilmişler olarak Şeytan'ı yenip dünyayı kurtarmak kaderlerinde yazılı. Ama takım hâlinde çalışmayı öğrenmeleri için önce kendi engellerini aşmalılar.Onları takip eden karanlığa yakalanmamak için aceleetmeliler, yoksa her şey için çok geç olabilir!.."Hikâyesi ve kurgusu çok güçlü" Fantastik kitaplar arasında en ön sıralarda yer alacak."-Literatopia.de-Almanya"Bu kitabın filme çekilecek olmasına hiç şaşırmamalı!"-Arbetarbladet-İsveç"Bağımlılık yapan sinema tadında anlatıma sahip bir roman Fantastik kitaplar arasında bir başyapıt olacak."-Sunday Telegraph-İngiltere"Hakları 26 ülkeye satılmış ve yayımlandığı ülkelerde büyük ses getirmiş Engelsfors Üçlemesi'nin ilk kitabı""Özellikle İsveç'te Engelsfors Üçlemesi'nin hayranları kitapların tanıtım videolarını çekip birbiriyle paylaşarak yeni bir moda yaratmışlardır.""İsveçli film şirketi Filmlance serinin tüm haklarını satın almış ve ön hazırlıklara başlamıştır.""Hollywood'da 20th Century Fox şirketi filmin Amerikan versiyonunu yapmak için ciddi incelemeler yapmaktadır. "30.000 okuyucunun katıldığı sosyal medya etkinliğinde en yüksek oyu alarak Bokbloggarnas litteraturpris (Blog Yazarları Edebiyat Ödülü) ödülüne layık görülmüştür.""İsveç'in en saygın ödülü olan August Ödülü'ne aday gösterilmiştir."Engelsfors'ta yaşanan sıradan bir okul gününü acı dolu bir çığlık ikiye bölüyor sanki... Bir genç okul tuvaletinde bileklerinin kesilmesi sonucu kan kaybından ölmüştür... Gerçek ne? İntihar mı, cinayet mi?

keyifli okumalar..

bir hediye postu...

bir bavul iplikle elazığ'a gittiğimi hatırlıyorsunuz değil mi ? :)
bir buçuk ay kadar bir zamanda bitti.


bu battaniye prensesimin.

daha elazığ'da örülcek örgülerim var.bittikçe yazılarını yazarım.

çok bişey yok postu :)

işte tatlı felan yedik :)




meşhur apdullahpaşa trafo durağı :))))





harabociler :)


öğrenci evimden manzaralar...



şaka maka derken formasyonda birinci dönem tamamlandı ve ben istasnbula döndüm bile.
şimi elazığ'da yazamadığım postlara geçelim.
bir dolu kitap postu sizi bekliyor.
önce evden keyif manzaraları..
bir gece kendi kendisime #supernatuarl'imi izlerkene :)


sonra betüş'le bosy over flowers'i izleyip bitirdik.koreci yaptım onuda :)


betüş benim üniversiteden arkadaşım.kendi okulumuzda birlikte formasyon alıyoruz.sonra yine üniden arkadaşımız elif geldi bizi ziyarete.birlikte i am cyborg bat that's okay'i izleme çalışmalrı yaparken.ama izleyemedik :)


öğrenci televizyonumuz ve öğrenci tv ünitemiz,burası da mutfak.


öğrenci evi imkanlarıyla balkon şemsiyemiz .)


bida havva,ben ve betüş yaşil kahve içmiştik biz.
hiç tavsiye etmemmmm.


final sonraı akgün avm'de kahve keyfi.


canlı müziğe de gitmiştik ki biz.



aslında bir de düğüne diye gidip elalemin düğününe kaynak yapmışlığımız var ki o aramızda kalsın :))
işte düğün ikramları :)


son olarak betüş'ü nişanladık.kızlar da kına gecesi diye tutturdu.bizde evde kına gecesi yaptık.işte vs vs vs :)


şimdilik bu kadar.diğer postlar yolda,bekleyin az sonra :)

7 Eylül 2014

elazığ'dayım hacılar :))))


çok lakırtı edecek zamanım yok.bir cafede bu postları yazıyorum.
işte evimin balkonu.
ön balkon


arka balkon :))


alacakaranlık,elazığ :)


formasyon alıyodum ya ben :)


böggg..nerde benim ilahiyatım :)


sınıfımın manzarası :)


sunum yapmıştım ki ben,işte hazırlıklar :)



canlı canlı müzük eşliğinde formasyon :)
yaşasın müzik örtmenleri :)))


kızıma aldım bunları.


ders çalışma halleri.


gazi caddesi.


okuldan manzaralar.


dersss.

devamı gelir,takipte kalın...

aristotales,atinalıların devleti.



iki günde okudum bitti :)
aristotales manyak mıymışta bu kitabı yazmış.:) nani felsefe falan olasa anlıycam da nedir yahı atina'ya gelen demokrasinin tarihçesinin soy ağacını yazmak :) neyse neyse kitabı okuyunca neden modern demokrasinin mihenk taşı denildiğini anladım.ama bence yine de aritotales manyak :))
kitapta büyük bir numara yok.ilk önse başkan solon geliyo ve atina'ya demokrasiyi getiriyo daha sonra aziz halk :) rahat durmuyo ve demokrasinin şurası olmamış değiştir,yok burası da olamamış değiştir,yok efendim sen bunu hiç yapamamışsın baştan yap diye diye adamcağızı canından bezdirip taa mısır'a kaçırıyolar.sonra yüzlerce yıl atina'nın başkanı,kuralları değişip duruyor.denem yanılma metodu derken demokrasi buluyolar veeselam :) daha nda size kitap hakkında ne diyeyim bilemedim :)
amma da çok simile kullanıyorum yaf :)

kitaptan ;
solon'nun devlet düzeninde halk yargıçlığı en çok şu üç temele dayanmaktadır;birincisi ve en önemlisi borç için kişilerin bedenlerinin rehin alınmasının yasak edilmesidir.ikincisi başkaları haksızlığa uğradıklkarı zxaman herke3sin onları koruyabilmesi,üçüncüsü bir memurun verdiği bir karar karşısında yargıya  başvurulabilmesidir.
(adam ne güzel demokrasi yapmış işte rahat dursanıza ya halk kştlesi :P :)
halka yetecek kadar hak verdim;ölçüyü ne dar tuttum ne de bol.gücü elinde tutanlara,zenginlikleriyle göz kamaştıranlara yakışığından çok hiç bir şey almayın dedim.her iki yanı da sağlam kalkanla korudum,haksız yere hiç birine ötekini ezdirmedim.
(buda haklı oldukları zaman ezdirttim anlamına gelmez mi ? yada gelir mi ? ama adam çok uğraşmış şimdi,halk nankör solon ne etsin :)) )

valla sıkıcı bir kitaptı ya napayım.ama kimi yerleri çok ilgimi çekti.yani tarih bölümü gibi olan kısımlar geçmişe ışık tutması bakımından ilginçti.ama yine de kitabın tamamı,genel olarak sıkıcıydı.neyse ki başladığımla bitirdiğim bir oldu.
bu posttan sonra çok meraklandınızsa alın okuyun:P .demokrasi sonuna kadar keşfedilmiş ama uygulanmamış.aristotales'te kitabı yazdığıyla kalmış bence.

arka kapak :
Dünyanın ilk ve en canlı demokrasi deneyiminin yaşandığı Atina Devleti... Eski Yunan'ın en büyük düşünürü sayılan Aristoteles'in kaleminden Atinalıların yasaları, siyasi tarihi ve devrimleri... Klasik Çağ'dan bugüne neredeyse eksiksiz kalmış olan Atinalıların Devleti dilinden çevirisiyle ilk kez Türkçe'de...
Modern demokrasiler ve demokrasi kültürü için bir mihenk taşı, bir başucu kitabı niteliğinde okunması gereken Atinalıların Devleti, aynı zamanda Eski Yunan'daki siyasal ver kamusal hayatı öğrenmek isteyen araştırmacılar için de temel bir kaynak niteliğindedir. Atinalılar Devleti aynı zamanda Aristotoles'in aslı 146 kitap olan ve tüm anayasaları topladığı Politika isimli eserinden elimize kalan tek kitaptır.

demokrasili bir dünya dilerim efem...

misal alemi,prof.dr.ismail erdoğan

bir yaz gecesi elazığ akşamı...
öğrenci evimizde arkadaşlarımızı ağırlayıp çok hoş bir akşam geçirdikten sonra,yalnız kalıp derin ve hüzünlü anılara daldıktan hemen sonra......


bir okudum bitti postunda daha birlikteyiz.hocamın hediyesi misal alemi kitabı bitti.her bir satırını büyük bir merakla okudum hatta bir gece bende misal alemine gidip gelmiş bile olablirim :) zira başımdan çok ilginç bir olay geçti ama burada anlatmayacağım.çünkü tamamen kitaba konsantre olmak  istiyorum.
kitap bir çırpıda okuyup bitirilebilecek türden değil.ilk bölümü misal aleminin tanıtımı mahiyetinde ve oldukça karışık.anlaşılması biraz zor.ya da bana öyle geldi.misal alemin'e olan değişik yöndeki bakış açılarının  verildiği,açıklamaların yapıldığı bir hazrlık bölümü.
ikinci bölümden itibarten olayı kavramanızla birlikte kitap daha akıcı,daha anlaşılır ve daha merak uyandırıcı bir şekilde devam ediyor.kitabın üçüncü bölümünün sindirimi çok daha kolay.
en nihayetinde hocamın yazdığı sonuç bölümüyle kitap nihayete eriyor ki,o bölümün yazılması çok iyi olmuş.sanki kitabın küçük,anlaşılır bir özeti olmuş.
kitapta hurkalya beldesinden,astral seyahate,anka kuşundan,kaf dağına oradan cabersa ve cabelka denilen şehirlere ve daha pek çok adını duyduğumuz ya da bu kitap sayesinde ilk kez öğrendiğimiz pek çok cisim alemi ötesi (bu da metafizik alem oluyor tabi.yanlış bir şey söyliycem diye de korkuyorum :/ ) yerlere seyahet ediyor ve pek çok cisim alemi ötesi varlığa tasavvufi,felsefi ve dasha pek çok yönden bakış atıyoruz.bu açıdan kitap çok ilgi çekici.keyifle ve merakla okunuyor.yalnız tekrar söyliyeyim özellikle ilk bölüm bence zordu.


ben kitabı merakla ve sıkılmadan okudum.daha çok felsefe olmasını bekliyordum ve öyle zannetmiştim ama kitabı okurken felsefe kitabı okur gibi hissetmedim. (yani bence felsefe kitabı değildi :) ) kitabın tarzı çok farklıydı.metafizik almlerden bahseden bir kitaptı desem doğru olur mu bilemiyorum.yanlışsa da zaten hocama sorar bu bölümü düzeltirim :)


kitap okunmayı,ilgi ve merakı hak ediyor.ben kitabı okurken hocamın bilgisine,ilmine bir kez daha hayran kaldım.bir de nereden aklına gelmiş bu konu da kalkmış araştırıp kitabını yazmış dediğim de oldu. ama aramızda kalsın he.:) bence hocamın  işrakiliğe oldukça ilgisi var.hocamın,hermetik islam düşüncesinde kamil tabiat ve türlerin efendisi kitabı da ( yazısı için buraya  tık tık) işrakilik üzerineydi.hatta o kitabı okuyunca işte yüksek lisans konum işrakilik bile demiştim ama her şey hissiyat,her şey sezgi bana göre değil diye fark ettim.iyi ki de fark ettim :) yani yüksek lisans yapmak nasip olursa daha akılcı bir içeriği tercih ederim.yani hayata tamamen mantık çerçevesinde bakan (yani o fıtratta yaratılmış) bir kişi olarak işrakilik fikri daha sonradan bana çok romantik geldi.neyse yüksek lisansta zaten hala nasip olmadı  :P tam gidip rektörün kapısında bağdaş kurup oturaraktan kendimi intar edicektim ki :) rektörün başına nahoş olaylar geldiğini duydum.tez şifa bulur inş.bu planımda yattı yani iyi mi :)))
kitabı alın okuyun.bu bir emiirdir :) kitap okuyun yani :))
ha bide unutmadan söylim,bu ibni sina'nın da bir konuda da fikri olmasın,ne adammış he :)


kitaptan ;
...bu hadiselere baktığımızda evrenin ilk maddesinin yani arkhesininhz.peygamberin nuru,ruhu,aklı olduğunu görmekteyiz.bu ilk yaratılan arkheden diğer tüm varlıklar meydana gelmektedir.dikkat edilirse hadislerde belirtilen bu ilk varlık,yunan felsefesinde olduğu gibi somut değil tamamen soyut bir varlıktır.dolayısıyla tanrı da dahil olmak üzere tüm varlıklar,tıpkı güneşten çıkan ışıkların karanlığa kadar uzaması gibi,somuttan soyuta doğru sıralanmaktadır.

cisimler aleminde ki varlıklar,maddi ve cismani olduğu için belli bir zaman ve mekanda bulunmak zorundadırlar.halbuki misal alemi,+zaman ve mekana ihtiyaç duymayan bir alemdir.böyle olmasına rağmen mutasavvıflar bu aleme salih amel,ilham,aşk ve keşf ilenüfus etmeye çalışmışlardır.

özellikle işraki filozoflara göre rüyada görülen,uyanık iken hayal edilen,korku anında veya hasta iken müşahhede edilen fakat cisimler aleminde gerçekliği bulunmayan suretler aslında mmisal alemine ait suretlerdir.



arka kapak :
Elinizdeki eser misal alemi ile bu alemde bulunduğu ileri sürülen bir evreni konu edinmektedir.kimi İslam filozofları ve mutasavvıflarınca Hurkalya,Sekizinci İklim,Na-Koja Abad,Arzı Hakikat ve Arzı Beyza gibi isimler verilen bu alemin,fizik alem kadar gerçek olduğu ileri sürülmektedir.Söz konusu alemde Cabelka ve Cabersa gibi şehirler,kavimler,mabetler,deniz ve ırmak gibi varlıkların bulunduğu iddia edilmektedir.ayrıca Kaf Dağı,abı Hayat,Zümrüd-ü Anka kuşu,Zülkarneyn'nin yolculuk ettiği yerler ve yaptığı set,Ye'cüc ve Me'cüc,Hz.Musa ile Hızır'ın buluştuğu ''iki denizin birleşip suların karışmadığı yer'',balığın diriltilemsine vesile olan su gibi varlıkların da misal alem'inde bulunduğuna dair görüşler bulunmaktadır.

Yazar tüm bu görüşleri felsefi bir bakış açısıyla incelemeye çalışmaktadır.

çok kıymetli hocalarım.


sol baştan enver demirpolat hocam,ortadaki malum ben :) masada oturan kitabın yazarı hocam ismail erdoğan.

keyifle ve merakla okuyacağınız,bilmediğiniz pek çok yeni şey öğreneceğiniz ve fizik ötesi diyarla yolculuk yapacağınız bir kitap.

keyifli okumlarınız olsun.

24 Ağustos 2014

Allah de ötesini bırak,uğur koşar..


kulillah sümme zarhum.enam,91.
Allah de ötesini bırak.

bir günde okuyup bitirdiğim ve beğenmediğim bir kitap oldu Allah de ötesini bırak.
zira kişisel gelişim kitabı tarzında yazılmış ve içine maneviyat serpiştirilmiş bir kitaptı.
kişisel gelişim kitaplarını zaten sevmem ve kitaptaki ilahiyat kısmı da bir ilahiyatçı olarak beni zaten hiç tatmin etmedi.
ama merak eden,arzu eden,bu tarz kitapları sevenler için çok ideal bir kitap.


küçük bir not : resim netten alıntıdır.zira ben kitabı e-kitapşeklinde okudum.



resim netten alıntıdır.
arka kapak:
Allah her şeyden haberdardır, sanmayın ki size yapılan haksızlığa kayıtsız kalıyor. O, size bir annenin evladına yaklaştığı merhametten daha fazla merhamet duyandır. Duanın karşılığını takip etmeden "Allah de ötesini bırak". Kul Rabb'ini imtihan etmez. O'na tevekkülle yaklaştığında rahmetini tüm hücrelerinde hissedeceksin.

Karşında o kadar çok maskeli insan var ki onları tanımak için yoruluyorsun. Şayet dikkat edersen güzel olan bir şey var; o senin hakkını aldıkça, sen onun sevaplarından kazanıyorsun. O halde kaybettim diye üzülme, biraz daha derin bakarsan, aslında kazandığını fark edeceksin!..

Aşık olcaksın evet ama kalbini Allah aşkıyla yakacaksın...
Dünyanın geçici olduğunu, biteceğini İDRAK edeceksin; sadece sonsuz kudrete bağlanacaksın.
Allah'a bağlı yaşayacaksın. İşte Uğur Koşar bu kitap da sana herkes gibi Allah'ı anlatmıyor O'nu adeta hissettirip yaşatıyor!..
Psikolog Cavidan Ebru Kızıl

Yirmi yıldır terapi deneyimlerimde elde ettiğim sonuçlardan biri şudur ki; eksik olan parçaları yitirdiğini düşünen ve bunları arayarak çıkmazlara giren ve bunun da dışarıda olduğunu sanan çok büyük bir çoğunluk çeşitli psikolojik sorunlarla ruh sağlıklarını bozmuştur. Bu büyük çoğunluğa eserlerinde ve görüşlerinde öze dönüş yolunda katkı sağlayan, aradıklarını bulabilme cesareti ve ışığı olan Uğur Koşar Dostuma "Allah De Ötesini Bırak" ile özlerine dönebilmesi adına ışık olan eserinden dolayı en içten teşekkürlerimi sunuyorum...
Uzm. Psikolog Abdullah Topal


kitaptan ;

onun görüşüne göre mutsuz insan yoktur,mutlu olacağına inanmayan insanlar vardır ve insanları yorgun kılan yaşam değil,taşıdıkları maskelerdir.

yaşam geçmiş ile gelecek arasında açmış bir çiçektir,onu sadece şimdiki anın içinde koklayabilirsin.

insanları yorgun kılan hayar değil,taşıdıkları maskelerdir.

mutsuzluk,zeki insanların bilgeliğe dönüşüm aracıdır.
(bak bu konuda çok haklı.)

kulillah sümme zarhum.enam,91.
Allah de ötesini bırak.

keyifle okuyun...


kerbela,nuray orak ergölen..

kim bir bardak soğuk su içerse,beni hatırlasın..
hz.hüseyin


bir okudum bitti postunda daha elazığ'dan birlikteyiz.
geleli iki hafta oldu ama sıcaktan da elazığ'dan da bu sefer çabuk bıktık :/
neyse elazığ'la ilgili yazıları sonraya saklıyor ve okudum bitti kısmına geçiyorum.


Dinler tarihi içerisinde hakkında belki de en fazla şey yazılmış olan Kerbela, dünya var oldukça üzerine yazılması devam edecek olan önemli bir olaydır. 

Önemi; olayın içerdiği kutsî ve dramatik unsurlardan kaynaklandığı gibi, bugün yaşayan bazı dinî kimlik ve kültürlerde merkezî bir konumda olmasındandır. Günümüzde var olan inanç ayrılıklarını, bunun nedenlerini ve oluşum sürecini öğrenmek Kerbela Olayı'nı öğrenmekle mümkündür. Bu sebeple pek çok mezhepsel olayın veya kültürel farklılıkların doğru anlaşılabilmesi Kerbela ve Hz. Hüseyin'in yüklendiği rolün doğru öğrenilmesine bağlıdır.

Bu nedenle kitabımız pek çok eksiği giderme, özellikle gençleri konu hakkında bilgilendirme amacı taşımaktadır. Umarız bu misyonu az da olsa yerine getirebilir. 
(Tanıtım Bülteninden)

kim bir bardak soğuk su içerse,beni hatırlasın..
hz.hüseyin


kerbela merakla okuduğum bir islam tarihi kitabı oldu.
kerbela olayının öncesinden olaylar alınarak ta ki günümüze kadar süren yankılarını ele alan bir kitaptı.
islam tarihine,kerbela olayına merakınız varsa okumanızı tavsiye ederim.
en azından olayların bir miktar arka planı aralanmaya ve açıklanmaya çalışılmış.


kitaptan ;
hz.ali,yirmi beş yıllık zaman zarfında halkta meydana gelen bu değişimi :benim size vezir olmam,sizin için emir olmamdan daha hayırlıdır,sözleriyle dile getirir ve düzene uyamayacağını belirtir..

hz.ali,ey insanlar! peygamber zamanında yaşadığımız zorluklar geri geldi,safınızı iyi tutun....

kaynakların söylediğine göre bu çatışmada hz.hüseyin'in yakınlarından oğulları ali,ömer ve yeğeni el-hasan dışında kimse kurtulamadı.


keyifle okuyun.

üzerinde fazla emek harcayamadığım bir post oldu bu seferlik beni idare edin :)
öğrenciyiz,kaçak göcek,cafelerde yazdık yani :)

kim bir bardak soğuk su içerse,beni hatırlasın..
hz.hüseyin
Related Posts with Thumbnails