10 Kasım 2016

güneş ülkesi,thommasa campenella...

iki yıl önce formasyon alırken elazığ'da okuduğum bir kitaptı güneş ülkesi.elazığ'ın meşhur batıkitap kırtasiyesinde 2 liraya pek çok kitap bulabiliyordunuz bazen orjinal metinli kitap ve romanlar olurken bazende sadeleştirilmiş metin bulabilirdiniz.işte bende bu kitabı ilk sadeleştirilmiş metninden okumuştum,yaklaşık 30 sayfalık bir fark var arada.özellikle felsefe kitaplarımı ister tam metin olsun ister sadeleştirilmiş ikinciye okuma düşüncem vardı bu yüzden bende ütopyalarımın hepsini yeniledim ve yeniden okuyorum.
ikinciye de okusam bazı kitaplar hep aynı olabiliyor.yei atlantis'te aynen bıraktığım gibiydi :)

yani atlantis'i campenella haspishanelerde işkenceyle geçen bir ömür sürerken yamış.o'nun doğa,bilim,siyaset ve din felsefelerinin diyaloglaştırılmış bir romanı.palton'nun devlet'inden,thomas more'nin ütopya'sından esinlenilmiş.diyolog olması kitabın okunmasını kolaylaştırırken bence kitabı biraz da basitleştiirmiş.çok kolaya kaçılmış bir fikir beyan etme yolu gibi olmuş.platon'nun diyalogları daha derin anlam ve edebi bir yön taşıyor bence.campenella'nın diyalogu bana öyle çok edebi ve derin hisler hissettirmedi.ama keyifli bir utopya okuması oldu.ama tüm hayatı neredeyse hapishanelerde eziyet içinde geçen bir düşünürün böyle ütopik bir ülke düşünmesi ve tüm fikirlerinin romanı üzerinden anlatması taktire şayan bir durumdu.


güneş ülkesi



Campanella'ya göre doğa "sonsuz bilgelik" üzerine yazılmış bir kitaptır. Çünkü doğa yaşayan bir organizmadır, doğada olup biten her şey iki karşıt gücün ilişkisi sonucu meydana gelir. Her varlık kendini koruma eğilimini duyularla gerçekleştirir, kendisine zarar verecek olandan bu sayede kaçar, olumlu olanı arar. Aristoteles karşıtı bu görüşleri, Dominiken manastırlarındaki yalın ve paylaşımcı yaşam anlayışıyla birleşince Campanella sürekli baskı altında tutulur; hapsedilir, işkence görür, sürgüne gönderilir.

Güneş Ülkesi yazarın özgürlük arayışınının ütopyasıdır. Kitabın kahramanı olan ve yeniyi arayışı simgeleyen Cenevizli Kaptan seyahatleri sırasında ekvatorun altındaki Taprobana adasına gelir. Burada yurttaşların bir tür komün hayatı sürdürdüğü Güneş Ülkesi'ni görür. Kendini beğenmişliğe, dolayısıyla kötülüğe yol açtığından özel mülkiyet yasaktır; bu ülkede her şey herkese aittir. Herkes sürekli eğitim görmekte, kendini geliştirmektedir. Bütün hayat, varlıktaki olumlu olanı ortaya çıkarıp geliştirmeye adanmıştır. Güneş Ülkesi, Thomas More'un Ütopya geleneğinin parlak bir örneğidir.
(Tanıtım Bülteninden)


keyifli okumalar....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumlarınız için teşekkür ederim :)