20 Ekim 2016

bulantı,jean-paul sartre

hani hayko cepkin yol gözümü dağlıyor şarkısın da"hiç bir şeyin dibindeyim" diyor ya işte srtre 260 sayfa boyunca bunu haykırıyor.hayko cepkin'nin ifade gücünü seveyim :)

varoluşçuluk/egsiztansiyalizmin en önemli babalarından biri olan sartre'den felsefi içerikli  bu roman günce şeklinde olmasından dolayı çok rahat okunuyor. amma yine sıkıldığımı da arada itiraf edeyim.260 sayfa boyunca dır dır dır :) ee biraz da sükret değil mi be adam :))
varoluşçu düşüncenin bu en önemli romanını felsefe severlere ve  milan kundera severlere öneririm yoksa ağır gider dayanılmaz bu roman :)
kitabın en etkilendiğim kısmının roqentin'nin ayna da kendisini tarif ettiği bölüm olduğunu söylemeliyim
sartre'nin ateist olmasını da hesaba katarsak var olmaya çalışan ve bazen varoluşundan adeta iğrenen bir insanın böyle düşünüp hissetmesi gayet normal olabiliyor.



arka kapak

20. yüzyılın önde gelen aydınlarından Jean-Paul Sartre, romanları, oyunları ve düşünce yazılarıyla varoluşçuluk düşüncesini olduğu kadar bütün bir yüzyılı da derinden etkilemiştir.



Bulantı, 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden Jean-Paul Sartre'ın ilk romanı. Bireyin kökten özgürlüğünü vurgulayan varoluşçu akımın sözcülüğünü üstlenen Sartre, adını 1938'de yayımlanan bu romanıyla duyurmuştu. Günlük biçiminde yazdığı bu kitabında, romanın kahramanı Roquentin'in dünya karşısında duyduğu tiksintiyi anlatıyordu. Bu tiksinti yalnızca dış dünyaya değil, Roquentin'in kendi bedenine de yönelikti. Kimi eleştirmenler romanı hastalıklı bir durumun, bir tür nevrotik kaçışın ifadesi olarak değerlendirdilerse de, Bulantı, yansıttığı güçlü bireyci ve toplum karşıtı düşüncelerle, sonradan Sartre'ın felsefesinin temellerini oluşturacak birçok konuya yer veren özgün bir yapıttı. "Varoluş"la yüz yüze gelen Roquentin'in geçirdiği değişimi anlatan Bulantı, varoluşçuluğun kült kitaplarından biri oldu. 20. yüzyıl roman sanatında da önemli bir yeri olan bu kitabı, Selâhattin Hilâv'ın usta işi çevirisiyle sunuyoruz.

hayko'nun varoluşçu içeriğe sahip yol gözümü dağlıyor şarkısından bahsetmişken 
size onu dinletmeden geçmeyeyim :)

keyifli okumlarkeyifli dinlemeler....

2 yorum:

  1. Yillar önce okudum. Benim sevdigim bir tarz ama sen daha gencsin bir 10yil sonra tekrar okusan farkli gelebilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. meeyyy geenç mi o_O
      ay yaşımı söylemeye utandım :) 38'ime bastım ben 21 ekimin günü :)
      ben bu tarzı hiç sevmiyorum gerçekten.varolmanın dayanılmaz cazibesinden de adeta nefret etmiştim.
      bir daha bu kitabı tekrar okur muyum onu da bilemiyorum :)

      Sil

yorumlarınız için teşekkür ederim :)